Küresel piyasalar, artan jeopolitik gerilimler ve teknoloji devlerindeki sert düşüşlerin etkisiyle haftaya satış ağırlıklı başladı. Asya borsalarında, özellikle Çin ve Güney Kore'de görülen kayıplar, yatırımcıların risk iştahını törpülerken, 'güvenli liman' olarak görülen altın ve ABD tahvillerine talep arttı. Bu düşüşte, Çin'de açıklanan zayıf ekonomik verilerin yanı sıra, Tayvan Boğazı'nda artan askeri hareketlilik ve İsrail-Filistin çatışmasının yeni bir cepheye sıçrama ihtimali etkili oldu. Teknoloji hisselerindeki düşüş ise ABD'de yarı iletken şirketlerine yönelik yeni ihracat kısıtlamaları ve yapay zeka balonuna ilişkin endişelerle tetiklendi.
Jeopolitik Gerilimler Piyasaları Sarsıyor
Haftanın ilk işlem gününde Asya'dan Avrupa'ya tüm borsalar, savaş riskinin fiyatlanmasıyla değer kaybetti. Çin'de Şanghay Bileşik Endeksi yüzde 1,2, Hong Kong Hang Seng Endeksi yüzde 1,5 gerilerken, Güney Kore Kospi Endeksi yüzde 2,1 düştü. Japonya'da Nikkei 225 endeksi ise teknoloji hisselerindeki sert satışlarla yüzde 1,8 değer kaybetti. Piyasalar, özellikle ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz indirimlerine ilişkin belirsizliklerin sürdüğü bir dönemde, jeopolitik risklerin küresel tedarik zincirlerini ve enerji fiyatlarını nasıl etkileyeceğine odaklanmış durumda.
Öte yandan, yatırımcılar bu hafta açıklanacak ABD enflasyon verileri ve Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) faiz kararına kilitlenmiş durumda. Analistler, enflasyonun beklenenden yüksek gelmesi durumunda Fed'in faiz indirimlerini daha da erteleyebileceğini, bunun da teknoloji hisseleri başta olmak üzere riskli varlıklar üzerinde baskıyı artıracağını belirtiyor.
Teknoloji Devlerinde Düşüş ve Yapay Zeka Endişeleri
ABD'de yarı iletken şirketlerine yönelik yeni ihracat kısıtlamaları, özellikle Nvidia ve AMD gibi çip üreticilerinin hisselerinde sert düşüşlere yol açtı. Nvidia hisseleri yüzde 4, AMD ise yüzde 3,5 değer kaybetti. Bu düşüşte, ABD'nin Çin'e ileri düzey çip ihracatına yönelik kısıtlamaları genişletme planları ve yapay zeka şirketlerinin beklentileri karşılama konusundaki zorlukları etkili oldu. Ayrıca, Tesla ve Apple gibi büyük teknoloji şirketlerinin Çin'deki satışlarında yavaşlama sinyalleri vermesi, sektör genelinde endişeleri artırdı.
Bölgesel boyutta, Tayvan Boğazı'nda Çin ve Tayvan arasındaki askeri gerilim, yarı iletken tedarik zincirinde aksamalara yol açabileceği endişesiyle piyasaları tedirgin ediyor. Tayvan'ın dünya çip üretimindeki kritik rolü göz önüne alındığında, bu gerilimin küresel teknoloji sektörü üzerinde domino etkisi yaratabileceği belirtiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişmeler, Türkiye gibi gelişmekte olan ekonomiler için risk iştahını azaltmakta ve sermaye çıkışlarına neden olabilmektedir. Jeopolitik gerilimlerin artması, Türkiye'nin enerji maliyetlerini ve dış ticaret dengesini olumsuz etkileyebilir. Özellikle Çin ekonomisindeki yavaşlamanın küresel talebi düşürmesi, Türk ihracatçıları için ek bir risk oluşturmaktadır. Öte yandan, teknoloji hisselerindeki düşüşün, Türkiye'nin yarı iletken ve yapay zeka alanındaki yatırım hedeflerini kısa vadede etkilemesi beklenmemektedir, ancak uzun vadede bu alanlardaki kaynak akışını sınırlayabilir.