ABD hisse senedi piyasaları, 2026 yılının ilk altı ayında adeta bir inişli çıkışlı yolculuk yaşadı. Başkan Donald Trump'ın İran'a karşı başlattığı savaşın gölgesinde Mart ayında sert bir düşüş kaydeden endeksler, bahar aylarında çip hisselerindeki tarihi yükseliş sayesinde yeniden zirvelere tırmandı. Yatırımcılar şimdi, jeopolitik riskler ile teknoloji kaynaklı büyüme iyimserliği arasında sıkışan piyasanın yönünü belirlemeye çalışıyor.
Yılın İlk Yarısı: Savaşın Gölgesinde Sert Dalgalanma
2026'nın başında rekor seviyelere yakın seyreden ABD borsaları, Mart ayında sürpriz bir şekilde başlayan ABD-İran çatışmasıyla sarsıldı. Başkan Trump'ın askeri müdahale kararı, enerji fiyatlarında ani bir sıçramaya ve belirsizlik ortamının artmasına neden oldu. S&P 500 endeksi Mart ortasında yılbaşına göre yüzde 8 değer kaybederken, savunma hisseleri ve enerji sektörü ise krizden kazançlı çıktı. Ancak savaşın kısa sürmesi ve diplomatik temasların hız kazanmasıyla panik havası dağıldı.
Nisan ayından itibaren piyasalar toparlanma sinyali verdi. Özellikle yapay zeka ve yarı iletken teknolojilerine olan talep, çip üreticisi şirketlerin hisselerini adeta uçurdu. Nvidia, AMD ve Intel gibi devler, son çeyreklerinde açıkladıkları rekor karlarla yatırımcıların yüzünü güldürdü. Nasdaq Bileşik Endeksi, Mayıs ayında tarihinin en yüksek seviyesine ulaşarak Mart kayıplarını fazlasıyla telafi etti. Dow Jones ise daha temkinli bir yükselişle, endüstriyel hisselerin de desteğiyle yeni zirvelere yaklaştı.
İkinci Yarıyı Bekleyen Riskler ve Fırsatlar
Yılın ikinci yarısına girerken piyasa oyuncuları, Fed'in faiz politikası ve küresel ticaret dinamikleri konusunda temkinli. ABD Merkez Bankası'nın enflasyonla mücadelede faiz indirimlerine ne zaman başlayacağı borsanın seyrini belirleyecek en önemli faktörlerden biri. Öte yandan, Çin ile teknoloji rekabeti ve yarı iletken tedarik zincirindeki gerilimler, çip hisselerinin gelecekteki performansı için hem fırsat hem de risk oluşturuyor. Jeopolitik cephede ise Orta Doğu'daki gerginliğin yeniden alevlenme olasılığı, özellikle enerji ve savunma dışındaki sektörler için belirsizlik kaynağı olmaya devam ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Küresel borsalardaki bu dalgalı seyir, gelişmekte olan piyasalar arasında yer alan Türkiye'yi de yakından ilgilendiriyor. ABD-İran çatışması döneminde enerji maliyetlerindeki artış, cari açık üzerinde baskı yaratırken, çip ve teknoloji hisselerindeki yükselişin Borsa İstanbul'daki teknoloji şirketlerine olumlu yansımaları sınırlı kaldı. Türkiye'nin enerji ithalatına bağımlılığı, küresel jeopolitik gerginliklerden daha fazla etkilenmesine neden oluyor. Ancak yapay zeka ve savunma sanayiindeki yerli üretim hedefleri, orta vadede bu tür küresel dalgalanmalara karşı ülkenin direncini artırabilir. Yatırımcılar için Fed politikalarının izlenmesi ve jeopolitik risklerin yakından takip edilmesi önem taşıyor.