ABD borsalarında yeni haftaya, yatırımcıların değer kaybeden teknoloji hisselerini toplaması ve Orta Doğu'da ABD ile İran arasındaki gerilimin bir miktar yatışması olumlu yansıdı. Pazartesi günü piyasa açılışı öncesinde ABD hisse senedi vadeli işlemleri yükseliş kaydetti. Bu durum, geçen haftanın sonunda yaşanan sert düşüşlerin ardından rahatlama getirdi. Yatırımcılar, özellikle yüksek büyüme potansiyeli nedeniyle son aylarda sert dalgalanmalara maruz kalan teknoloji devlerine yeniden yöneldi.
Dip alımları ve jeopolitik rahatlama
Piyasa analistlerine göre, teknoloji hisselerindeki toparlanma büyük ölçüde "dip alıcılarının" piyasaya girmesiyle tetiklendi. Geçtiğimiz hafta, ABD'de artan tahvil faizleri ve enflasyon endişeleriyle birlikte teknoloji hisseleri hızlı bir geri çekilme yaşamıştı. Özellikle yapay zeka, bulut bilişim ve yarı iletken sektörlerindeki dev şirketlerin hisseleri, geçen haftanın son iki işlem gününde yüzde 2 ila 5 arasında değer kaybetmişti. Bu düşüş, birçok yatırımcıyı "ucuz alım fırsatı" olarak değerlendirmeye yöneltti.
Ayrıca, ABD ve İran arasındaki askeri gerilimin kısa vadede daha da tırmanmayacağına dair işaretler, piyasalardaki risk iştahını artırdı. Hafta sonu her iki ülkeden gelen açıklamalar, doğrudan bir çatışmanın şimdilik ertelendiği izlenimi yarattı. Bu durum, enerji fiyatlarında beklenen sert yükselişin önüne geçti ve küresel hisse piyasalarına destek oldu.
Küresel piyasalara yansımalar
ABD vadeli işlemlerindeki bu olumlu seyir, Asya ve Avrupa borsalarına da kısmen yansıdı. Japonya'da Nikkei 225 endeksi haftaya yatay başlarken, Çin'de Şanghay Bileşik Endeksi sınırlı yükseldi. Avrupa'da ise Almanya DAX ve Fransa CAC 40 endeksleri açılışta yüzde 0,5 civarında primli işlem gördü. Ancak analistler, jeopolitik risklerin tamamen ortadan kalkmadığına dikkat çekiyor. ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz politikasına ilişkin belirsizlikler ve büyüme endişeleri, piyasaların kırılgan olduğu uyarısında bulunuluyor.
Yatırımcılar bu hafta ABD'de açıklanacak Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ve Perakende Satışlar verilerine odaklanmış durumda. Bu veriler, ekonominin gidişatı ve Fed'in bir sonraki adımına dair ipuçları verecek. Ayrıca, Orta Doğu'daki gelişmeler de yakından izleniyor. Her an yeni bir gerginlik, piyasalarda yeniden satış baskısı yaratabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Küresel piyasalardaki bu toparlanma, gelişmekte olan piyasalarla birlikte Türkiye için de olumlu bir dış ortam yaratabilir. ABD-İran geriliminin yatışması, enerji maliyetlerinin kontrol altında kalmasına yardımcı olacak ve Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkelerin cari açığı üzerindeki baskıyı hafifletebilir. Ayrıca, teknoloji hisselerindeki canlanma, küresel risk iştahını artırarak Borsa İstanbul'a yabancı girişini teşvik edebilir. Ancak kalıcı bir iyileşme için jeopolitik risklerin tamamen ortadan kalkması ve küresel enflasyon endişelerinin azalması gerekiyor. Türkiye, bu dönemde özellikle yurt içi siyasi ve ekonomik gelişmelerin etkisiyle küresel trendlerden bağımsız hareket edebiliyor.