Bolivya yağmur ormanlarının derinliklerinde, çelik bir kafesten kumlu nehir yatağına temkinli bir pati uzandı. Ardından bir diğeri. Yavaşça, büyük bir dişi jaguar kendini özgürlüğe bıraktı. Bu an, Bolivya'da bir ilki temsil ediyor: Vahşi doğada hayatta kalamayacağı düşünülen yaralı veya öksüz bir büyük kedinin, rehabilite edildikten sonra yeniden doğal ortamına salınması. Ülkenin jaguar popülasyonu, kaçak avlanma ve orman yangınları nedeniyle kritik seviyelere gerilerken, bu tarihi adım koruma çabaları için umut ışığı oldu.
Kritik durumdaki jaguar popülasyonu
Bolivya, Amazon havzasının önemli bir parçası olmasına rağmen, son yirmi yılda jaguar sayısı ciddi şekilde azaldı. Resmi olmayan tahminlere göre, ülkedeki jaguar sayısı 2.000-3.000 arasında. Ancak kaçak avcılık, özellikle dişleri ve postu için yapılan avlanma, bu sayıyı her yıl yüzde 10-15 oranında azaltıyor. Ayrıca, tarım alanlarının genişlemesi ve orman yangınları, jaguarların yaşam alanlarını daraltıyor. 2023'te Bolivya'da çıkan yangınlar, 4 milyon hektardan fazla alanı küle çevirdi ve birçok yaban hayvanını öldürdü ya da yerinden etti.
Yerel kurtarma merkezleri, bu yangınlarda yaralanan veya annelerini kaybeden yavruları topluyor. Ancak bugüne kadar, rehabilite edilen jaguarların çoğu ömür boyu esaret altında kalmak zorundaydı. Çünkü vahşi doğada avlanmayı öğrenmemiş bir kedinin serbest bırakılması, hem kendisi hem de insanlar için riskliydi. İşte bu noktada, Inti Wara Yasi adlı yerel bir sivil toplum kuruluşu, yeni bir yöntem denedi: Jaguarı kademeli olarak doğal ortamına alıştırmak.
Yeni bir yöntem: Kafessiz rehabilitasyon
Proje kapsamında, bir yaşındaki dişi jaguar "Nuna" adı verildi. Nuna, annesi kaçak avcılar tarafından öldürüldükten sonra bulunmuştu. Bir yıl boyunca, özel olarak tasarlanmış geniş bir alanda, insan teması minimumda tutularak, avlanma becerileri kazandırıldı. Uzmanlar, canlı av kullanmadan, ölü hayvanları saklayarak ve doğal kokular ekleyerek Nuna'nın içgüdülerini uyandırmaya çalıştı. Sonunda, bağımsız avlanabildiği tespit edildiğinde, serbest bırakılmasına karar verildi.
Serbest bırakma anında bilim insanları, Nuna'nın hareketlerini GPS tasmasıyla izlemeye başladı. İlk haftalarda, jaguarın yavaş yavaş daha geniş alanlara yayıldığı ve başarılı bir şekilde avlandığı gözlemlendi. Bu, sadece Bolivya için değil, tüm Güney Amerika'da bir ilk. Uzmanlar, bu yöntemin diğer ülkelerde de uygulanabileceğini düşünüyor. Ancak, sürecin maliyetli ve zaman alıcı olduğu da belirtiliyor. Bir jaguarın rehabilite edilmesi yaklaşık 50.000 dolara mal oluyor ve başarı oranı henüz yüksek değil.
Bolivya hükümeti, bu projeyi destekleyerek yeni bir yaban hayatı yönetimi stratejisi oluşturmayı planlıyor. Çevre Bakanlığı, kaçak avcılıkla mücadele için dron ekipleri kurarken, yangın önleme ve erken uyarı sistemleri geliştiriyor. Ancak uzmanlar, ekonomik zorluklar ve yolsuzluk nedeniyle bu çabaların yetersiz kalabileceği konusunda uyarıyor. Bolivya, dünyanın en yüksek biyolojik çeşitliliğe sahip ülkelerinden biri olmasına rağmen, koruma bütçesi bölgedeki diğer ülkelere göre düşük.
Bölgesel ve küresel boyut
Bolivya'daki bu girişim, Amazon havzasındaki diğer ülkeler için de örnek teşkil ediyor. Brezilya, Peru ve Kolombiya, benzer sorunlarla karşı karşıya. Jaguar, IUCN Kırmızı Listesi'nde "tehdit altında" kategorisinde yer alıyor ve toplam popülasyonun son 20 yılda yüzde 20 azaldığı tahmin ediliyor. Türün korunması için koridorlar oluşturulması, kaçak avcılığın önlenmesi ve insan-yaban hayatı çatışmasının azaltılması kritik önem taşıyor. Bolivya'nın bu adımı, uluslararası toplumun dikkatini çekti. Dünya Yaban Hayatı Fonu (WWF) ve diğer kuruluşlar, bu yöntemin potansiyelini değerlendiriyor.
Ancak, Nuna'nın serbest bırakılması eleştirilerden de nasibini aldı. Bazı etologlar, tek bir bireyin başarısının türün kurtuluşu anlamına gelmediğini vurguluyor. Esas sorunun, yaşam alanlarının yok edilmesi olduğunu belirtiyorlar. Gerçekten de, ormansızlaşma ve iklim değişikliği, jaguarların uzun vadeli hayatta kalmasını tehdit ediyor. Bolivya hükümeti, 2025 yılına kadar 1 milyon hektar yeni koruma alanı ilan etme sözü vermişti, ancak bu hedefe ulaşma olasılığı düşük görünüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bolivya'daki jaguar koruma çabaları, Türkiye için doğrudan bir etki yaratmasa da, biyolojik çeşitliliğin korunması ve yaban hayatı rehabilitasyonu açısından önemli dersler içeriyor. Türkiye, Anadolu parsı gibi nesli tükenmek üzere olan türler için benzer bir rehabilitasyon ve salım programı geliştirebilir. Ayrıca, iklim değişikliği ve orman yangınlarının yaban hayatı üzerindeki etkisi, Türkiye'nin de mücadele ettiği bir konu. Bolivya'nın kullandığı kademeli salım yöntemi, Türkiye'deki kurtarma merkezleri için model olabilir. Küresel ölçekte, bu tür girişimler ekosistem dengesini koruyarak tarım ve turizm gibi sektörleri dolaylı olarak etkiliyor.