Bolivya'da güvenlik güçleri, Başsavcı Roger Mariaca'yı ABD'nin narko yolsuzluk suçlamaları sonrasında gözaltına aldı. Başkent La Paz'da düzenlenen operasyonda, aralarında savcılık görevlilerinin de bulunduğu 14 kişi tutuklandı. Yetkililer, şüphelilerden dördünün Mariaca'nın evinden çıkarılan nakit paraları bir ambulansa yükleyerek kaçırmaya çalıştığını belirtti. Olay, ülkede yargı sistemine yönelik yolsuzluk iddialarını yeniden gündeme taşıdı.
Operasyonun Ayrıntıları ve Suçlamalar
Bolivya İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, operasyon sabahın erken saatlerinde Mariaca'nın La Paz'daki konutunda başladı. Güvenlik güçleri, evden çıkarılan para dolu çantaların bir ambulansa yüklendiği ihbarı üzerine harekete geçti. Olay yerinde yapılan incelemelerde, para dolu çuvallar ve belgeler ele geçirildi. Gözaltına alınan 14 kişi arasında Mariaca'nın özel kalem müdürü, iki savcı yardımcısı ve ambulans şoförünün de bulunduğu öğrenildi. Savcılık, şüpheliler hakkında "narko terörizm", "rüşvet" ve "görevi kötüye kullanma" suçlamalarıyla soruşturma başlattı.
ABD Hazine Bakanlığı'nın Yabancı Varlıkları Kontrol Ofisi (OFAC), geçtiğimiz ay Mariaca'yı "önemli yolsuzluk aktörü" olarak ilan etmiş ve mal varlıklarını dondurmuştu. Washington, Mariaca'nın uyuşturucu kaçakçılığı ağlarıyla bağlantılı olduğunu ve yargı süreçlerini manipüle ederek suç örgütlerini koruduğunu iddia ediyor. Bolivya hükümeti ise ABD'nin suçlamalarını "siyasi motivasyonlu" olarak nitelendirmişti. Ancak son tutuklama, ABD'nin baskısının etkili olduğunu gösteriyor.
Bolivya Devlet Başkanı Luis Arce, olayın ardından yaptığı ulusal televizyon konuşmasında, "Yargıda temizlik operasyonu başlattık. Hiçbir suçlu dokunulmaz değildir" dedi. Muhalefet liderleri ise hükümetin yolsuzlukla mücadelede samimi olmadığını, Mariaca'nın iktidara yakın bir isim olduğunu savunuyor. Ülkede 2025 seçimleri öncesinde siyasi gerilim artmış durumda.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Bolivya, Latin Amerika'da uyuşturucu ticaretiyle mücadelede kritik bir konumda. Ülke, dünyanın en büyük kokain üreticilerinden biri ve son yıllarda ABD ile uyuşturucuyla mücadele iş birliği gerginleşmişti. Mariaca'nın tutuklanması, ABD'nin bölgedeki yargı organlarına yönelik baskısının bir göstergesi olarak yorumlanıyor. Öte yandan, Çin ve Rusya'nın bölgede artan etkisi, ABD'nin geleneksel nüfuz alanını koruma çabalarını zorlaştırıyor.
Uzmanlar, bu gelişmenin Bolivya'nın uluslararası itibarını zedeleyebileceğini, ancak yolsuzlukla mücadelede kararlılık mesajı olarak da okunabileceğini belirtiyor. Latin Amerika'da son yıllarda benzer tutuklamalar (örneğin Guatemala'da savcıların yolsuzluk suçlamasıyla gözaltına alınması) bölgesel bir eğilim haline geldi. ABD'nin "narko yolsuzluk" suçlamaları, özellikle Meksika, Kolombiya ve Bolivya gibi ülkelerde yargı bağımsızlığı tartışmalarını alevlendiriyor.
Bolivya'da 2020'deki darbe sonrası seçimlerle iktidara gelen Arce hükümeti, ABD ile ilişkileri dengelemeye çalışıyor. Ancak Mariaca olayı, iki ülke arasında yeni bir gerilim hattı oluşturabilir. ABD Dışişleri Bakanlığı, gelişmeyi "yolsuzlukla mücadelede önemli bir adım" olarak değerlendirdi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bolivya'daki bu gelişme, doğrudan Türkiye'nin çıkarlarını etkilememekle birlikte, küresel yolsuzlukla mücadele ve yargı bağımsızlığı tartışmaları açısından ders niteliğinde. Türkiye, Latin Amerika'da ekonomik ve diplomatik ilişkilerini genişletirken, bölgedeki siyasi istikrarsızlıklar ve yolsuzluk iddiaları yatırım risklerini artırabilir. Ayrıca ABD'nin "narko yolsuzluk" gibi suçlamalarla yargı organlarına müdahalesi, uluslararası hukuk ve egemenlik ilkeleri açısından Türkiye'nin de yakından takip ettiği bir konu. Türk dış politikası, benzer durumlarda çok taraflılık ve iç işlere karışmama ilkelerini vurguluyor.