Avustralya'nın Yeni Güney Galler (NSW) eyaletinde yaşayanlar, son günlerde gökyüzünü kaplayan dev bogong güvesi sürüleriyle karşılaştı. Nesli tükenme tehlikesi altındaki bu türün aniden ortaya çıkması, hem şaşkınlık hem de umut yarattı. Araştırmacılar, son iki yılda nesli tükenme tehlikesi altındaki güvenin görülme sıklığının arttığını, ancak bu yılki yoğunluğun tüm tahminleri aştığını söylüyor.
Göçün arka planı ve ekolojik önemi
Bogong güveleri (Agrotis infusa), her yıl ilkbaharda Avustralya'nın güneydoğusundaki kurak bölgelerden Avustralya Alpleri'ne doğru uzun bir göç yolculuğuna çıkar. Bu yolculuk, nesiller boyu süren ve binlerce kilometreyi kapsayan olağanüstü bir doğa olayıdır. Göç sırasında milyonlarca güve, serin mağaralarda ve kayalık sığınaklarda toplanarak yaz aylarını geçirir. Bu toplanma, dağ ekosistemi için kritik öneme sahiptir; zira güveler, besin zincirinin temelini oluşturur ve nesli tükenme tehlikesi altındaki dağ cüce keseli sıçanı (mountain pygmy possum) gibi türler için hayati bir besin kaynağıdır.
Ancak son yıllarda bogong güvesi popülasyonunda ciddi bir düşüş yaşandı. 2017'de Avustralya hükümeti tarafından nesli tükenme tehlikesi altındaki türler listesine alınan güve, kuraklık, habitat kaybı, iklim değişikliği ve ışık kirliliği gibi faktörlerin etkisiyle büyük kayıplar verdi. 2019-2020'deki mega yangınlar da popülasyona ağır darbe vurdu. Bu nedenle son günlerde görülen yoğun sürüler, bilim insanlarını hem sevindirdi hem de şaşırttı.
Uzmanlar ne diyor?
Konuya ilişkin açıklama yapan bir araştırmacı, "Son iki yılda nesli tükenme tehlikesi altındaki güvenin görülme sıklığı artmıştı, ancak bu yılki durum beklenenin çok üzerinde" dedi. Uzmanlar, bu artışın nedenleri arasında elverişli hava koşulları, yağışların normale dönmesi ve doğal düşman popülasyonundaki dalgalanmalar olabileceğini belirtiyor. Ancak kesin bir sonuca varmak için daha fazla veriye ihtiyaç duyulduğunu vurguluyorlar.
Bogong güveleri, Avustralya'nın yerli halkları için de kültürel ve tarihsel olarak büyük önem taşıyor. Yüzyıllar boyunca Aborijin halkları, bu güveleri besin kaynağı olarak kullanmış, mağaralarda toplanan güveleri pişirerek tüketmiştir. Bu nedenle türün toparlanması, hem ekolojik denge hem de kültürel miras açısından sevindirici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de doğrudan bogong güvesiyle ilgili bir gelişme olmasa da, bu haber küresel iklim değişikliğinin biyoçeşitlilik üzerindeki etkilerini gözler önüne seriyor. Türkiye, Akdeniz havzasında yer alan ve iklim değişikliğinden en çok etkilenen ülkelerden biri. Ülkemizde de benzer şekilde nesli tükenme tehlikesi altındaki türlerin korunması, habitat kaybının önlenmesi ve ekosistem dengesinin sağlanması büyük önem taşıyor. Avustralya'daki bu gelişme, doğa koruma çabalarının ve iklim politikalarının ne kadar kritik olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Türkiye'nin de taraf olduğu uluslararası biyoçeşitlilik sözleşmeleri çerçevesinde, nesli tehlikedeki türlerin izlenmesi ve korunması için daha etkin adımlar atması gerekiyor. Ayrıca, tarım zararlısı olarak bilinen bazı güve türlerinin popülasyonundaki değişimler, tarımsal üretim ve gıda güvenliği açısından da yakından takip edilmeli.