Avustralya'nın Tazmanya adasında faaliyet gösteren somon çiftlikleri, ağlarına yönelen kürklü fokları uzaklaştırmak amacıyla bu yılın ilk altı ayında yaklaşık 1.800 sualtı patlayıcısı infilak ettirdi. Hükümet verilerine göre, sektörün fok savunmasında kullandığı bu yöntem, çevresel etkileri ve deniz canlıları üzerindeki olası zararları nedeniyle tartışma yaratıyor.
Fokların Balık Çiftliklerine Saldırıları Neden Artıyor?
Tazmanya kıyıları, Avustralya kürklü foku (Arctocephalus pusillus doriferus) popülasyonuna ev sahipliği yapıyor. Son yıllarda fok sayısındaki artış ve doğal av kaynaklarının azalması, bu memelileri somon çiftliklerinin bulunduğu kafeslere yönlendiriyor. Çiftliklerde yetiştirilen somonlar, foklar için kolay bir av haline geliyor. Balıkçılık endüstrisi, ağların yırtılması ve balık kaybı nedeniyle ciddi ekonomik zarara uğruyor.
Yetkililer, sualtı patlayıcılarının (seal bomb olarak bilinen gürültü cihazları) fokları öldürmek yerine sadece korkutmayı amaçladığını belirtiyor. Ancak bu patlayıcıların deniz ekosistemi üzerindeki etkileri henüz tam olarak bilinmiyor. Uzmanlar, yüksek ses dalgalarının balinalar, yunuslar ve diğer deniz memelileri üzerinde stres yaratabileceği, geçici işitme kaybına yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
Çevreciler ve Bilim İnsanları Tepkili
Çevre örgütleri, bu yöntemin acımasız ve sürdürülemez olduğunu savunuyor. Tazmanya Çevre Koruma Kurumu'nun verilerine göre, 2023'ün ilk yarısında 1.800 patlayıcı kullanıldı; bu rakam geçen yılın aynı dönemine göre kayda değer bir artışı işaret ediyor. Somon endüstrisi temsilcileri ise alternatif yöntemlerin (akustik caydırıcılar, fiziksel bariyerler) yetersiz kaldığını, patlayıcıların en etkili çözüm olduğunu öne sürüyor.
Bilim insanları, fok davranışlarını değiştirmek için daha az zararlı yöntemlerin geliştirilmesi gerektiğini vurguluyor. Örneğin, ses frekanslarıyla fokları uzaklaştıran cihazlar üzerinde çalışmalar sürüyor, ancak bunların etkinliği henüz kanıtlanmış değil. Ayrıca, çiftliklerin konumlandırılması ve kafes sistemlerinin güçlendirilmesi gibi önlemler de tartışılıyor.
Küresel Somon Endüstrisi ve Çevresel İkilem
Tazmanya, dünya somon üretiminde önemli bir oyuncu. Ancak endüstrinin büyümesi, deniz ekosistemiyle çatışmaları da beraberinde getiriyor. Benzer sorunlar Norveç, Şili ve Kanada gibi diğer somon üreticisi ülkelerde de yaşanıyor. Foklar ve diğer yırtıcılarla mücadele, çiftlik balıkçılığının en büyük zorluklarından biri.
Öte yandan, iklim değişikliği okyanus sıcaklıklarını artırarak balık stoklarını ve yırtıcı davranışlarını etkiliyor. Isınan sular, fokların besin arayışını değiştirerek çiftliklere yönelmelerine neden olabilir. Bu durum, endüstrinin adaptasyon stratejilerini sorgulatıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de somon üretimi yaygın olmasa da, su ürünleri yetiştiriciliği ve balıkçılık sektörü benzer yırtıcı hayvan sorunlarıyla karşılaşabilir. Özellikle Ege ve Akdeniz'de kafes balıkçılığı yapan tesisler, fok ve yunus saldırılarına karşı önlemler geliştiriyor. Tazmanya'daki bu uygulama, deniz ekosistemiyle endüstriyel faaliyetler arasındaki dengeyi gözler önüne seriyor. Türkiye, çevresel etkileri minimize eden yenilikçi yöntemlere yatırım yaparak hem sektörünü koruyabilir hem de biyoçeşitliliği muhafaza edebilir. Ayrıca, uluslararası sularda artan çevresel düzenlemelere uyum sağlamak için benzer tartışmaları takip etmek faydalı olacaktır.