İngiltere'de boğazlanarak öldürülmekten son anda kurtulan bir kadın, ülkede hızla artan boğazlama vakalarına karşı daha caydırıcı cezalar verilmesi çağrısında bulundu. Polis kayıtlarına göre, son bir yılda 44.000'den fazla boğazlama vakası rapor edildi. Mağdur kadın, “Bu suçun cezası, cinayet teşebbüsü kadar ağır olmalı. Çünkü failin amacı aynı: öldürmek” dedi. Olay, kadına yönelik şiddetin en vahşi biçimlerinden biri olan boğazlamanın, İngiltere'de giderek daha sık görüldüğünü ortaya koyuyor. Yetkililer, bu suçun genellikle aile içi şiddet bağlamında işlendiğini ve failin mağdurla yakın ilişki içinde olduğunu belirtiyor. Yeni bir rapor, boğazlama vakalarının son üç yılda %50 arttığını gösteriyor. Mağdur hakları savunucuları, yasaların bu suçu “ciddi bedensel zarar” kapsamında değerlendirdiğini ancak bunun yetersiz olduğunu savunuyor. Ayrıca, boğazlamanın uzun vadeli psikolojik ve fiziksel travmalara yol açtığına dikkat çekiyorlar.
Artan vaka sayıları ve yetersiz cezalar
İngiltere ve Galler'de yayınlanan bir rapora göre, boğazlama vakaları 2022'den bu yana %30 oranında arttı. 2023-2024 döneminde polis 44.284 boğazlama vakası kaydetti. Bu, günde ortalama 121 vaka anlamına geliyor. Uzmanlar, bu sayının gerçekte çok daha yüksek olduğunu, çünkü birçok mağdurun suçu bildirmediğini belirtiyor. Mağdurların çoğu kadın ve fail genellikle erkek partner veya eski partner oluyor. Boğazlama, boğma eylemi olarak tanımlanıyor ve mağdurun nefes almasını engelliyor. Bu suç, İngiltere'de “ağır bedensel zarar” veya “cinayete teşebbüs” olarak yargılanıyor. Ancak savcılar, çoğu zaman delil yetersizliği nedeniyle daha hafif suçlamalarda bulunuyor. Mağdur kadın, “Ben şanslıydım, kurtuldum. Ama birçok kadın ölüyor ya da ömür boyu travma yaşıyor. Cezalar caydırıcı olmalı, yoksa bu vahşet devam edecek” ifadelerini kullandı. Kadın, boğazlamanın cinayet öncesi bir uyarı işareti olduğunu ve faillerin çoğunun daha önce şiddet uyguladığını vurguladı.
Küresel boyut ve mücadele stratejileri
Boğazlama vakaları yalnızca İngiltere'de değil, dünya genelinde de artış gösteriyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, kadın cinayetlerinin önemli bir kısmı boğazlama yoluyla işleniyor. Uzmanlar, bu suçun genellikle kontrol ve güç gösterisi amacı taşıdığını belirtiyor. İngiltere'de hükümet, aile içi şiddetle mücadele kapsamında boğazlamayı ayrı bir suç olarak tanımlamayı düşünüyor. Yasal reform çağrıları, mağdur örgütleri ve milletvekilleri tarafından destekleniyor. Önerilen değişiklikler arasında, boğazlamanın “cinayete teşebbüs” olarak yeniden sınıflandırılması ve asgari cezanın 5 yıla çıkarılması yer alıyor. Ayrıca, polisin boğazlama vakalarını daha ciddiye alması ve mağdurlara daha iyi destek sağlaması için eğitim programları başlatıldı. Ancak aktivistler, bu adımların yetersiz olduğunu ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin derinlemesine ele alınması gerektiğini savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de kadına yönelik şiddet ve boğazlama vakaları önemli bir sorun. Resmi verilere göre, 2023 yılında 300'den fazla kadın boğazlama yoluyla öldürüldü. İngiltere'deki yasal reform tartışmaları, Türkiye'deki benzer mücadeleler için emsal teşkil edebilir. Türkiye'de boğazlama suçu, Türk Ceza Kanunu'nda “kasten öldürme” veya “yaralama” kapsamında değerlendiriliyor. Ancak uzmanlar, bu suçun ayrı bir madde olarak düzenlenmesi gerektiğini belirtiyor. Küresel farkındalık ve yasal değişimler, Türkiye'deki sivil toplum kuruluşlarının da baskı yapmasına olanak tanıyor. Türkiye, İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmesine rağmen, kadın cinayetlerini önleme konusunda uluslararası normları takip etmeli ve yasal düzenlemelerini güçlendirmelidir.