Bank of America Corp. (BofA) tarafından yapılan bir anket, tahvil getirilerindeki düzensiz artış ve ABD ara seçim sonuçlarına ilişkin endişeler nedeniyle riskli varlıklara yönelik aşırı iyimserliğin azaldığını ortaya koydu. Ankete katılan yatırımcılar, küresel piyasalarda belirsizliğin arttığını ve risk iştahının zayıfladığını belirtiyor.
Piyasa Dinamikleri ve Anketin Arka Planı
BofA'nın anketi, fon yöneticileri, hedge fonlar ve kurumsal yatırımcılar arasında her ay düzenli olarak gerçekleştiriliyor. Bu ayki sonuçlar, yatırımcıların tahvil piyasasındaki oynaklıktan duyduğu rahatsızlığı gözler önüne seriyor. Özellikle ABD Merkez Bankası'nın (Fed) agresif faiz artırım döngüsünün tahvil getirilerini yükseltmesi, sabit getirili varlıklarda önemli kayıplara yol açtı. 10 yıllık ABD Hazine tahvili getirisi son haftalarda 4% seviyesinin üzerine çıkarak 2008'den bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. Bu durum, hisse senedi piyasalarında da dalgalanmalara neden oluyor.
Ankete göre, yatırımcıların riskli varlıklara yönelik pozisyonları son aylarda rekor seviyelere ulaşmıştı. Ancak tahvil getirilerindeki hızlı ve düzensiz yükseliş, bu aşırı iyimserliği törpüledi. BofA stratejistleri, yatırımcıların artık daha temkinli davrandığını ve kâr realizasyonuna gittiğini belirtiyor. Ayrıca, ABD'de 8 Kasım'da yapılacak ara seçimlerin sonuçlarına ilişkin belirsizlik de risk iştahını azaltan bir diğer faktör. Seçim sonuçlarının ekonomi politikaları üzerinde yaratabileceği değişiklikler, piyasalarda tedirginlik yaratıyor.
Küresel Piyasalara Yansımaları
Tahvil piyasasındaki hareketlilik sadece ABD ile sınırlı değil. Avrupa'da da benzer bir eğilim gözleniyor; Almanya 10 yıllık tahvil getirileri artış eğiliminde. Gelişmekte olan ülkeler ise daha yüksek borçlanma maliyetleri ve sermaye çıkışlarıyla karşı karşıya. BofA anketine katılan yatırımcıların %60'ı, küresel ekonominin önümüzdeki 12 ayda resesyona gireceğini düşünüyor. Bu karamsar görünüm, riskli varlıklardan çıkışı hızlandırabilir.
Öte yandan, Fed'in faiz artırımlarının sonuna yaklaşıldığına dair beklentiler, zaman zaman piyasalarda iyimserlik yaratıyor. Ancak BofA'ya göre, enflasyonun inatçı seyri ve jeopolitik riskler (Rusya-Ukrayna savaşı, Orta Doğu gerilimleri) bu iyimserliği sınırlıyor. Yatırımcılar, merkez bankalarının politikalarında bir pivot (dönüş) işareti bekliyor; fakat bu sinyal henüz net değil.
Anketin dikkat çeken bir diğer sonucu, nakit pozisyonlarının artması. Yatırımcılar belirsizlik ortamında güvenli liman olarak nakde yöneliyor. BofA, nakit oranının son 20 yılın en yüksek seviyelerine yaklaştığını belirtiyor. Bu da piyasalarda riskten kaçışın güçlü olduğunu gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Küresel tahvil piyasalarındaki dalgalanma ve risk iştahındaki azalma, Türkiye ekonomisi için de önemli sonuçlar doğurabilir. Türkiye, yüksek dış borç çevrimi ihtiyacı ve cari açık nedeniyle küresel finansal koşullara karşı duyarlı. ABD tahvil getirilerindeki artış, gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akımlarını olumsuz etkileyerek TL üzerinde baskı yaratabilir. Ayrıca, küresel riskten kaçış ortamında Türkiye'nin borçlanma maliyetleri artabilir. Ancak, Türkiye'nin son dönemde bölgesel ilişkilerini normalleştirme çabaları ve ekonomik reform adımları, bu olumsuzlukları bir miktar dengeleyebilir. Yine de yatırımcıların genel risk iştahındaki düşüş, Türk varlıklarına olan talebi sınırlayabilir.