Bank of America (BofA), İran'ın bölgedeki altyapı tesislerine yönelik saldırılarına yeniden başlaması durumunda petrol fiyatlarının varil başına 120 dolar seviyesine yükselebileceği uyarısında bulundu. BofA Emtia ve Türev Araştırmaları Başkanı Francisco Blanch, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a karşı ek saldırı seçeneğini veya barış görüşmelerinin yeniden başlatılmasını değerlendirdiğini açıklamasının ardından petrol fiyatlarına ilişkin görünümü değerlendirdi. Blanch, "İran bölgedeki altyapıya saldırmaya geri dönerse, petrol fiyatlarının 120 dolara çıkacağını düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.
Petrol Piyasalarında Jeopolitik Risk Primi
Blanch'ın değerlendirmesi, küresel petrol piyasalarında jeopolitik risk priminin yeniden ön plana çıktığı bir döneme denk geliyor. ABD Başkanı Trump'ın İran'a yönelik tutumu, 2018'de nükleer anlaşmadan çekilmesinden bu yana dalgalı bir seyir izliyor. Trump yönetimi, İran'a uygulanan yaptırımları sıkılaştırırken zaman zaman askeri seçenekleri de masaya koydu. Son açıklamalar, Beyaz Saray'ın Tahran'a karşı hem askeri hem diplomatik kanalları açık tuttuğunu gösteriyor.
Bank of America'nın senaryosu, İran'ın bölgedeki kritik enerji altyapısına -örneğin Suudi Arabistan ya da BAE'deki tesislere- yönelik olası saldırılarını temel alıyor. 2019'da Suudi Arabistan'ın Abqaiq ve Khurais tesislerine yapılan ve Riyad'ın İran'ı sorumlu tuttuğu saldırılar, petrol fiyatlarında kısa süreli de olsa büyük bir sıçramaya neden olmuştu. Benzer bir olayın tekrarlanması, küresel arzda ciddi bir kesintiye yol açabilir ve fiyatları yukarı yönlü baskılayabilir.
Ancak Blanch'ın öngörüsü yalnızca arz kesintisiyle sınırlı değil. İran'ın nükleer programına ilişkin müzakerelerin çökmesi veya askeri bir çatışmanın patlak vermesi, Orta Doğu'dan geçen petrol ve doğalgaz sevkiyatını da tehdit edebilir. Hürmüz Boğazı'ndan günlük yaklaşık 20 milyon varil petrol geçişi, küresel enerji güvenliği açısından hayati önem taşıyor. Herhangi bir kesinti, Asya ve Avrupa'daki ithalatçı ülkeleri doğrudan etkileyecektir.
Küresel Ekonomik Yansımalar ve Belirsizlikler
Petrol fiyatlarının 120 dolar seviyesine çıkması, halihazırda enflasyonla mücadele eden küresel ekonomiler için yeni bir şok anlamına gelir. ABD'de ve Avrupa'da merkez bankaları faiz indirimlerini planlarken, enerji fiyatlarındaki ani bir yükseliş bu planları sekteye uğratabilir. Yüksek petrol fiyatları, taşımacılık maliyetlerini artırarak tedarik zincirleri üzerinden geniş çaplı fiyat baskısı yaratabilir.
Öte yandan, BofA'nın senaryosu yalnızca bir olasılık. İran'ın bölgede doğrudan bir altyapı saldırısına girişmesi, ABD ve müttefiklerinin sert karşılık vermesi riskini taşıyor. Tahran yönetimi, son yıllarda misilleme kapasitesini artırmış olsa da topyekûn bir çatışmadan kaçınma eğiliminde. Nitekim İran, 2020'de ABD'nin üst düzey komutanı Kasım Süleymani'yi öldürmesinin ardından Irak'taki ABD üslerine sınırlı bir füze saldırısıyla yetinmişti.
Piyasalar ayrıca, OPEC+ ülkelerinin arz politikalarını da izliyor. Suudi Arabistan ve Rusya'nın yönlendirdiği grup, fiyatları desteklemek için üretim kısıtlamalarını sürdürüyor. Ancak İran'ın petrol ihracatı, yaptırımlara rağmen başta Çin olmak üzere bazı alıcılar tarafından sürdürülüyor. Olası bir askeri gerilim, bu gayriresmi kanalları da vurabilir.
BofA'nın raporu, yatırımcıların jeopolitik riskleri fiyatlamaya başladığını gösteriyor. Petrol vadeli işlemlerinde opsiyon primleri, son haftalarda Orta Doğu kaynaklı risklere karşı artan bir korunma talebine işaret ediyor. Analistler, 120 dolarlık senaryonun yalnızca İran kaynaklı bir arz şokuyla değil, aynı zamanda küresel talebin beklenenden güçlü seyretmesiyle de birleşebileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ithalatında büyük ölçüde dışa bağımlı bir ülke olarak petrol fiyatlarındaki olası bir sıçramadan doğrudan etkilenecektir. Cari açık üzerinde baskı oluşturacak yüksek petrol fiyatları, enflasyonla mücadelede ek zorluklar yaratabilir. Ayrıca İran ile ticari ilişkileri bulunan Türkiye, ABD yaptırımları ve bölgesel istikrarsızlık nedeniyle enerji tedarikinde çeşitlendirmeye gitme ihtiyacı duyabilir. Bölgede tırmanan gerilim, Türkiye'nin diplomatik denge politikasını da sınayacaktır.