Temsilciler Meclisi'nde geçtiğimiz hafta ruh sağlığına ilişkin yapılan konuşma, Cumhuriyetçi Parti içindeki derin bölünmeleri bir kez daha gün yüzüne çıkardı. New Jersey Temsilcisi Tom Kean Jr, meclis kürsüsünde yaptığı konuşmada, depresyon nedeniyle aylarca oylamalara katılamadığını itiraf ederek ruh sağlığı mücadelesini samimi bir şekilde anlattı. Kean'ın bu açıklaması, her iki partiden de takdir toplarken, Colorado Temsilcisi Lauren Boebert'tan alaycı bir yanıt geldi.
Gelişmenin arka planı: Ruh sağlığı siyasetin neresinde?
ABD Kongresi'nde ruh sağlığı sorunları uzun süredir tabu olarak görülse de, son yıllarda bazı milletvekilleri kendi deneyimlerini paylaşmaya başladı. Kean'ın itirafı, özellikle pandemi sonrası artan ruh sağlığı krizine dikkat çekmesi açısından önem taşıyor. 2023'te New Jersey'den seçilen Kean, meclise katılımının ilk aylarında depresyon tedavisi gördüğünü belirterek, bu süreçte oylamalara fiziksel olarak katılamadığını söyledi.
Boebert'ın sosyal medya hesabından yaptığı alaycı paylaşım, "Kean neredeyse beş ay izinliydi. Şimdi de bize depresyon dersi mi veriyor?" ifadelerini içeriyordu. Bu sözler, ruh sağlığı konusunda Cumhuriyetçi Parti'deki farklı yaklaşımları gözler önüne serdi. Boebert, eski Başkan Donald Trump'a yakınlığıyla bilinen ve MAGA kanadının önde gelen isimlerinden biri.
Bölgesel ve küresel boyut: ABD siyasetinde ruh sağlığı tartışması
Ruh sağlığı, ABD'de özellikle son iki yıldır Kongre'nin gündeminde önemli bir yer tutuyor. 2022'de kabul edilen Bipartisan Safer Communities Act, okullarda ruh sağlığı hizmetlerine 1 milyar dolardan fazla kaynak ayırmıştı. Ancak siyasetçilerin kendi ruh sağlığı mücadelelerini açıklaması hâlâ riskli görülüyor.
Kean'ın konuşması, Demokrat Parti'den de destek gördü. New York Temsilcisi Alexandria Ocasio-Cortez, "Ruh sağlığı sorunları siyasi aidiyet tanımaz. Kean'ın cesareti tüm Kongre'ye örnek olmalı" dedi. Oysa Boebert'ın çıkışı, partisindeki ruh sağlığı damgasına karşı mücadele edenlere bir darbe olarak yorumlandı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD Kongresi'ndeki bu tartışma, Türkiye'de ruh sağlığı politikalarının siyasette ele alınış biçimine ışık tutuyor. Türkiye'de de benzer şekilde ruh sağlığı sorunları kamuoyunda yeterince konuşulmazken, siyasetçilerin bu konudaki açıklamaları genellikle eleştiri konusu oluyor. Amerikan siyasetinde yaşanan bu gelişme, ruh sağlığı farkındalığının artırılmasına yönelik küresel çabaların bir parçasıdır. Türkiye'nin de sağlık politikalarını güncellerken bu tür örneklerden ders çıkarması önem taşıyor. Özellikle pandemi sonrası artan depresyon ve anksiyete vakalarına karşı erken müdahale mekanizmalarının güçlendirilmesi, iki ülke için de ortak bir ihtiyaç olarak öne çıkıyor.