BNP Paribas Grubu Başekonomisti Isabelle Mateos y Lago, ABD'nin hızla büyüyen mali açıkları ve kalıcı enflasyon endişelerinin uzun vadeli tahvil getirilerini çok yıllı zirvelere taşıdığını belirterek, bu yükseliş trendinin önüne geçilebilecek fazla bir engelin görülmediğini ifade etti. Bloomberg Television'da konuşan Mateos y Lago, piyasaların son dönemdeki hareketlerini değerlendirdi.
Getirilerdeki Artışın Arka Planı
ABD Hazine tahvillerinin uzun vadeli getirileri, geçen hafta on yılların en yüksek seviyelerine ulaştı. Yatırımcılar, ABD'nin bütçe açığının sürdürülemez bir şekilde büyüdüğüne ve enflasyonun hedefin üzerinde seyrettiğine dair giderek artan bir endişe içinde. Bu durum, uzun vadeli tahvil fiyatlarını baskılarken getirileri yukarı çekiyor.
Mateos y Lago, “ABD'deki mali görünüm ve enflasyonun yapışkanlığı, tahvil piyasasında belirleyici faktörler haline geldi. Bu ortamda, getirilerdeki yükseliş trendinin kolayca kırılacağını düşünmek zor” dedi. Ekonomist ayrıca, Federal Rezerv'in yeni başkanı Kevin Warsh'ın para politikasına ilişkin sinyallerinin de piyasalar tarafından yakından izlendiğini belirtti.
Uzmanlar, ABD'deki genişleyici maliye politikaları ve artan borçlanma ihtiyacının tahvil arzını artırdığını, bunun da getiriler üzerinde ek bir baskı oluşturduğunu vurguluyor. Ayrıca, merkez bankasının faiz indirimlerine yönelik beklentilerin azalması da uzun vadeli getirilerdeki yükselişi destekliyor.
Küresel Piyasalara Yansımalar
ABD tahvil getirilerindeki artış, küresel finansal koşullar üzerinde doğrudan etkili oluyor. Gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışlarını hızlandıran bu gelişme, dünya genelinde borçlanma maliyetlerini artırıyor. Özellikle yüksek dış borca sahip ekonomiler için risk oluşturuyor.
Analistler, getirilerdeki seyrin küresel risk iştahını şekillendirmeye devam edeceğini ve yatırımcıların ABD verileri ile Fed'in politikalarına odaklanacağını belirtiyor. Mateos y Lago, “Fed'in önümüzdeki dönemde atacağı adımlar, sadece ABD için değil, tüm küresel piyasalar için kritik önem taşıyacak” değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD tahvil getirilerindeki yükseliş, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için önemli bir risk unsuru. Artan ABD getirileri, gelişmekte olan ülke para birimlerine olan talebi azaltabilir ve sermaye çıkışlarına yol açabilir. Bu durum, Türk lirası üzerinde değer kaybı baskısı yaratabilir ve içerideki enflasyonla mücadeleyi zorlaştırabilir. Ancak Türkiye'nin son dönemde uyguladığı sıkı para politikası ve ortodox ekonomi adımları sayesinde dış şoklara karşı daha dayanıklı olduğu değerlendiriliyor. Yine de küresel finansal koşulların sıkılaşması, Türkiye'nin dış finansman ihtiyacını ve cari açığı üzerinde baskı oluşturabilir.