Küresel piyasalarda faiz oranlarının kalıcı olarak yüksek seyredeceği bir döneme girilirken, yatırımcıların en güvenli liman olarak ABD dolarına yönelmesi bekleniyor. Kanadalı yatırım bankası BMO Capital Markets tarafından yayımlanan analizde, döviz piyasalarında işlem yapanlar için en temiz ve en risksiz pozisyonun doların güçlenmeye devam edeceği yönünde alınacağı belirtildi. BMO’nun döviz stratejisti Stephen Gallo, "Yeni rejimde dolar, hem faiz avantajı hem de güvenli liman özelliğiyle öne çıkıyor" dedi.
Gelişmenin Arka Planı
Federal Rezerv’in (Fed) faiz artırım döngüsünün sonuna yaklaşıldığı yönündeki spekülasyonlara rağmen, BMO yetkilileri faizlerin pandemi öncesi seviyelere dönmeyeceğini, aksine daha yüksek bir platoda sabitleneceğini öngörüyor. Bu durum, özellikle gelişmekte olan ülke para birimleri üzerinde baskı yaratırken, doların diğer para birimleri karşısında değer kazanmasını sağlayacak. BMO’nun raporunda, enflasyonun da kalıcı olarak yüksek kalacağı varsayımıyla doların en güvenli varlık olmaya devam edeceği vurgulanıyor.
Analistler, ABD ekonomisinin diğer gelişmiş ekonomilere kıyasla daha dirençli olduğunu ve bu durumun dolara ek destek sağladığını belirtiyor. Avrupa Merkez Bankası ve Japonya Merkez Bankası’nın faiz artırım konusunda Fed’in gerisinde kalması, doların avantajını pekiştiriyor. Özellikle Japonya’da süregelen ultra gevşek para politikası, yenin zayıflamasına neden olurken, doların yen karşısında rekor seviyelere yükselmesine yol açmıştı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Doların güçlenmesi, küresel ticaret dengesinde önemli değişimlere yol açıyor. Petrol ve emtia fiyatları dolar cinsinden belirlendiği için, doların değer kazanması gelişmekte olan ülkelerin ithalat maliyetlerini artırıyor. Bu durum, özellikle enerji ithalatına bağımlı ülkelerde cari açık ve enflasyonist baskıları derinleştiriyor. BMO’nun analizi, doların gücünün önümüzdeki yıl da devam edeceğini öngörüyor.
Küresel ölçekte ise, yüksek faiz rejimi ve güçlü dolar, gelişmekte olan piyasalardan sermaye çıkışını hızlandırıyor. Bu durum, özellikle borçlanma maliyetleri yüksek olan ülkeler için kırılganlık yaratıyor. Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası, gelişmekte olan ülkelerin artan borç yüküne karşı uyarılarda bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Güçlü dolar, Türkiye gibi gelişmekte olan ekonomiler için hem fırsat hem de risk barındırıyor. Dolar/TL kurundaki yukarı yönlü baskı, ithalat maliyetlerini artırarak enflasyonu körüklerken, ihracatçı firmalar için rekabet avantajı sağlayabilir. Ancak yüksek dış borç stoku ve cari açık göz önüne alındığında, doların güçlenmesi Türkiye’nin finansal istikrarı açısından tehdit oluşturuyor. Merkez Bankası’nın rezerv yönetimi ve faiz politikası, bu yeni küresel rejimde daha da kritik hale geliyor.