Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) 2027-2028 dönemi için beş yeni geçici üyesi gizli oylamayla belirlendi. Portekiz, Avusturya, Suudi Arabistan, Pakistan ve Zambiya, 1 Ocak 2027'den itibaren iki yıl süreyle konseyde yer alacak. Ancak seçimlerin en çarpıcı sonucu, Almanya'nın adaylığının başarısız olması oldu. Berlin yönetimi, Batı Avrupa ve Diğerleri Grubu'ndan (WEOG) Portekiz ve Avusturya karşısında yeterli oyu alamayarak önemli bir diplomatik hezimet yaşadı. Geçici üyelik için yarışan ülkeler, 193 üyeli Genel Kurul'da gizli oyla yapılan seçimde en az üçte iki çoğunluğun desteğini almak zorundaydı.
Seçim süreci ve adayların performansı
BMGK, beş daimi üyenin (ABD, Rusya, Çin, İngiltere, Fransa) yanı sıra 10 geçici üyeden oluşuyor. Geçici üyeler, her yıl Genel Kurul'da yapılan seçimle belirleniyor ve bölgesel gruplara ayrılıyor. Bu yılki seçimde Afrika Grubu'ndan Zambiya, Asya-Pasifik Grubu'ndan Pakistan ve Suudi Arabistan, Doğu Avrupa Grubu'ndan ise tek aday olarak yarışan bir ülke yerine iki adaylı bir yarış yaşandı. Batı Avrupa ve Diğerleri Grubu'nda ise üç aday (Portekiz, Avusturya, Almanya) iki sandalye için mücadele etti. Sandalye dağılımı şöyle gerçekleşti: Portekiz 179 oy alarak rahatça seçilirken, Avusturya 165 oyla ikinci sırayı aldı. Almanya ise 148 oyda kalarak elendi. Suudi Arabistan 180, Pakistan 182, Zambiya 175 oyla seçildi. Doğu Avrupa Grubu'ndan ise Yunanistan 182 oyla koltuk kazandı; ancak bu bölgede tek aday olduğu için sürpriz sayılmadı.
Almanya'nın başarısızlığı, Berlin'in son yıllarda BM'de artan etkisine rağmen, özellikle İsrail-Filistin çatışması ve Ukrayna savaşı gibi konulardaki tutumunun bazı ülkeler tarafından eleştirilmesine bağlanıyor. Ayrıca Almanya'nın geçici üyelik için yeterli lobi faaliyeti yürütemediği yorumları yapılıyor. Portekiz ve Avusturya ise daha ılımlı ve dengeli bir dış politika çizgisi izleyerek üye devletlerin desteğini kazandı.
Bölgesel ve küresel boyut
Yeni geçici üyelerin profili, BMGK'da önümüzdeki iki yıl boyunca hangi konuların öne çıkacağına dair ipuçları veriyor. Suudi Arabistan ve Pakistan'ın varlığı, özellikle Orta Doğu ve Güney Asya meselelerinin konsey gündeminde ağırlık kazanacağını gösteriyor. Suudi Arabistan'ın İran'la ilişkileri normalleştirme çabaları ve Yemen'deki savaşın sonlandırılması konusundaki rolü, konseyde daha fazla tartışılacak gibi görünüyor. Pakistan ise Keşmir sorunu ve Afganistan'daki gelişmeler başta olmak üzere bölgesel güvenlik konularında söz sahibi olacak. Zambiya, Afrika kıtasının kalkınma, iklim değişikliği ve barışı koruma operasyonları gibi önceliklerini temsil edecek. Portekiz ve Avusturya ise Avrupa Birliği içinde ABD ve Rusya arasındaki dengeleri gözeten bir tutum sergileyecek. Almanya'nın yokluğu, özellikle Ukrayna'ya destek ve Rusya'ya yaptırımlar konusunda Avrupa'nın sesinin konseyde biraz zayıflamasına yol açabilir. Bununla birlikte, geçici üyelerin veto yetkisi olmadığı için daimi üyelerin (özellikle ABD, Rusya ve Çin) kararlarındaki belirleyici rolü devam ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, BMGK geçici üyeliği için uzun süredir aday olmasa da, konseydeki güç dengeleri Ankara'nın dış politika hedeflerini yakından ilgilendiriyor. Suudi Arabistan ve Pakistan'ın üye olması, Türkiye'nin İslam dünyası ve gelişmekte olan ülkelerle iş birliğini güçlendirme stratejisine olumlu yansıyabilir. Özellikle Filistin meselesi ve Doğu Akdeniz'deki deniz yetki alanı tartışmalarında bu ülkelerle paralel pozisyonlar alınması mümkün. Almanya'nın elenmesi ise AB içinde Türkiye'ye yönelik eleştirel tutumuyla bilinen bir aktörün konseyde bulunmaması anlamına geliyor. Ancak bu durumun Türkiye'nin Kıbrıs veya Doğu Akdeniz politikalarına doğrudan bir etkisi olması beklenmiyor. Genel olarak, yeni geçici üyelerin çoğunlukla Batı yanlısı ve ılımlı ülkelerden oluşması, küresel krizlerde çok taraflı çözüm arayışlarını destekleyen Türkiye için olumlu bir ortam yaratabilir.