Birleşmiş Milletler (BM), Yemen'in Taiz kentinde insani durumun giderek kötüleştiği uyarısında bulundu. BM Sözcüsü Stephane Dujarric, Salı günü düzenlediği basın toplantısında, yol kapanmaları ve güvensizlik ortamının hayati malzemelerin milyonlarca kişiye ulaşmasını engellediğini belirtti. Dujarric, “Yol kapanmaları ve güvensizlik, hayati malzemelerin ihtiyaç sahiplerine ulaşmasını engelliyor” ifadelerini kullandı. Taiz, ülkenin güneybatısında, Husilerin kontrolündeki başkent Sana'a ile hükümetin geçici başkenti Aden arasındaki kritik güzergahta yer alıyor. BM yetkilileri, kentin kuşatma altında olduğunu ve yardım konvoylarının güvenli geçişinin sağlanamadığını vurguluyor.
Taiz'de İnsani Kriz Derinleşiyor
Yemen'de 2014'ten bu yana süren çatışma, ülkeyi dünyanın en büyük insani krizlerinden birine sürükledi. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun 2015'te başlattığı askeri müdahale, Husilerin ilerleyişini durdurmayı amaçlıyordu ancak savaş yıllar içinde daha da karmaşık bir hal aldı. Taiz, stratejik konumu nedeniyle çatışmanın en yoğun yaşandığı kentlerden biri. Kentin merkezi büyük ölçüde hükümet güçlerinin kontrolünde olsa da, Husiler çevredeki kırsal bölgeleri ve ana yolları kontrol ediyor. Bu durum, gıda, ilaç ve yakıt gibi temel ihtiyaç maddelerinin kente girişini fiilen engelliyor.
BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) verilerine göre, Taiz'de yaklaşık 3 milyon kişi yardıma muhtaç durumda. Ancak son aylarda artan çatışmalar ve yol kesintileri nedeniyle insani yardım kuruluşları bölgeye düzenli olarak ulaşamıyor. Dujarric, taraflara sivillere yardım ulaştırılması için güvenli geçiş sağlama çağrısında bulundu. BM, Yemen genelinde 2023 yılı için 4,3 milyar dolarlık insani yardım çağrısı yapmıştı, ancak fonların yalnızca yarısından azı karşılanabildi.
Taiz'deki hastanelerde ilaç ve tıbbi malzeme sıkıntısı had safhada. Yerel sağlık yetkilileri, özellikle kolera ve kızamık gibi salgın hastalıkların yayılma riskinin arttığını belirtiyor. Ayrıca, yetersiz beslenme özellikle çocuklar arasında yaygınlaşıyor. BM Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), Yemen'de her 10 çocuktan birinin akut yetersiz beslenme sorunu yaşadığını tahmin ediyor.
Yol kapanmaları sadece Taiz'i değil, çevre bölgeleri de olumsuz etkiliyor. Kent, ülkenin güneyi ile kuzeyi arasındaki mal akışında önemli bir kavşak noktası. Buradaki kesintiler, Aden ve diğer liman kentlerinden gelen yardımların iç bölgelere ulaşmasını da zorlaştırıyor. BM, taraflar arasında arabuluculuk çabalarını sürdürüyor ancak şu ana kadar kalıcı bir ateşkes sağlanamadı.
Uluslararası Toplumun Tepkisi ve Çözüm Arayışları
Uluslararası toplum, Yemen'deki insani krize yönelik çözüm arayışlarını sürdürüyor. BM Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg, taraflar arasında diyalog zemini oluşturmak için çaba harcıyor. Ancak sahada yaşanan güvenlik sorunları ve tarafların uzlaşmaz tutumu, ilerlemeyi güçleştiriyor. Son olarak, Husiler ile hükümet arasında esir değişimi konusunda bazı adımlar atıldı, fakat bu, çatışmanın genel seyrini değiştirmedi.
Bölgesel aktörler de durumu yakından izliyor. Suudi Arabistan, koalisyon güçleriyle birlikte Yemen'deki askeri varlığını sürdürürken, İran'ın Husilere verdiği destek uluslararası alanda tartışma konusu. ABD ve Avrupa Birliği, insani yardımın engellenmesinden duydukları endişeyi dile getirerek taraflara sorumluluklarını hatırlatıyor. Ancak diplomatik girişimler şu ana kadar somut bir sonuç üretmedi.
Uzmanlar, Taiz'deki durumun daha da kötüleşebileceği konusunda uyarıyor. Kış aylarının yaklaşmasıyla birlikte ısınma ihtiyacı ve gıda talebi artacak, bu da mevcut kaynakların daha da tükenmesine yol açabilir. BM, uluslararası bağışçılara ek fon sağlama çağrısını yineliyor. Ancak küresel ekonomik sıkıntılar ve diğer kriz bölgelerinin (Ukrayna, Gazze vb.) gölgesinde Yemen'e yönelik ilginin azalması endişesi hakim.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Yemen'deki insani kriz, Türkiye'nin Orta Doğu politikası ve insani diplomasisi açısından önemli bir sınav niteliğinde. Türkiye, hem bölgesel istikrar hem de insani yardım kapasitesiyle Yemen halkına destek olma potansiyeline sahip. Ancak, Suudi Arabistan ve BAE ile olan ilişkiler ile İran'ın bölgedeki etkisi arasında denge gözetmek durumunda. Taiz'deki yol kapanmalarının aşılması için Türkiye'nin arabuluculuk girişimleri, bölgesel nüfuzunu artırabilir. Ayrıca, Kızıldeniz'deki güvenlik dinamikleri ve deniz ticaret yollarının korunması, Türkiye'nin ekonomik ve stratejik çıkarlarını doğrudan etkiliyor. İnsani yardım koridorlarının açılması, Türkiye'nin uluslararası alandaki itibarına katkı sağlayacaktır.