Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği’ne adaylığını koyan Ekvador Dışişleri Bakanı, Pazartesi günü yaptığı açıklamada dünya örgütünün hâlâ vazgeçilmez olduğunu ancak sorumlu bir şekilde küçültülmesi gerektiğini belirtti. Mevcut sistemin verimsiz ve hantal olduğunu savunan aday, reformun kaçınılmaz olduğunu vurguladı.
Gelişmenin arka planı
Ekvador’un BM daimi temsilciliği görevini de yürüten aday, New York’taki bir basın toplantısında konuştu. “BM’nin varlığı elzem, ancak mevcut yapısı küresel zorluklara yanıt vermekte yetersiz kalıyor. Bütçe disiplini ve operasyonel verimlilik sağlanmadan bu mümkün değil” dedi. Aday, örgütün bürokratik yükünün azaltılması ve kaynakların daha etkin kullanılması gerektiğini ifade etti.
BM’nin 193 üyesi bulunuyor ve yıllık bütçesi yaklaşık 3,4 milyar dolar. Ancak ABD gibi büyük bağışçılar, örgütün reforme edilmesi için sık sık çağrı yapıyor. Ekvadorlu adayın bu çıkışı, özellikle küresel güçlerin BM’ye yönelik eleştirilerinin arttığı bir döneme denk geldi. Öte yandan, bazı gelişmekte olan ülkeler, küçülmenin gelişme programlarını olumsuz etkileyeceği endişesini taşıyor.
Bölgesel veya küresel boyut
BM reformu tartışmaları, Güvenlik Konseyi’nin yapısından barışı koruma operasyonlarının finansmanına kadar birçok hassas konuyu kapsıyor. Ekvadorlu aday, “Sorumlu küçülme” kavramıyla, personel ve program kesintilerinin önceden planlanması ve şeffaf bir şekilde yapılması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, iklim değişikliği ve pandemi gibi küresel krizlerle mücadelede BM’nin rolünün azaltılmaması gerektiğini de sözlerine ekledi.
Analistler, bu adaylığın Latin Amerika ülkelerinin BM’de daha fazla söz sahibi olma çabalarının bir parçası olduğunu belirtiyor. Şimdiye kadar BM Genel Sekreterliği hep Avrupa, Asya ve Afrika’dan gelmişti. Ekvadorlu bakanın “sorumlu küçülme” çağrısı, özellikle bütçe açığı ve reform beklentilerinin yoğun olduğu bir dönemde dikkat çekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
BM reformu, Türkiye’nin de uzun süredir gündeminde. Ankara, Güvenlik Konseyi’nin yapısının değişmesi ve daha temsili hale gelmesi gerektiğini savunuyor. Ekvadorlu adayın “sorumlu küçülme” vurgusu, Türkiye’nin daha etkin ve adil bir BM vizyonuyla kısmen örtüşüyor. Ancak küçülmenin, özellikle barışı koruma ve kalkınma yardımları gibi alanlarda Türkiye’nin çıkarlarını olumsuz etkilememesi önem taşıyor. Bu çerçevede, Türkiye’nin BM’deki reform sürecini yakından takip etmesi ve kendi önceliklerini savunması bekleniyor.