Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, 23 Haziran'da yaptığı açıklamada küresel ısınmaya karşı daha hızlı harekete geçilmesi gerektiğini vurgulayarak, yapay zeka firmalarını çevresel ayak izleri konusunda "şeffaf olmaya" çağırdı. Guterres, fosil yakıtların iklim ve enerji krizlerini körüklediği uyarısında bulundu. Bu uyarı, Avrupa'nın iki ay içinde ikinci kez yoğun bir sıcak hava dalgasıyla kavrulduğu bir dönemde geldi. BM'nin bu çıkışı, yapay zeka teknolojilerinin artan enerji tüketimi ve karbon emisyonlarına ilişkin endişelerin giderek büyüdüğü bir ortamda gerçekleşti. Guterres, yapay zeka şirketlerinin çevresel etkilerini gizlemek yerine açıkça ortaya koymaları gerektiğini belirterek, bu alandaki düzenlemelerin yetersiz olduğuna dikkat çekti.
Gelişmenin Arka Planı: Yapay Zeka ve Çevre
Yapay zeka modellerinin eğitimi ve çalıştırılması, büyük miktarda elektrik tüketimine yol açıyor. Örneğin, büyük dil modellerinin eğitimi sırasında binlerce grafik işlemci biriminin (GPU) saatlerce çalışması gerekiyor. Bu süreçte kullanılan enerjinin büyük bir kısmı, eğer yenilenebilir kaynaklardan sağlanmıyorsa, fosil yakıtlardan elde ediliyor ve bu da önemli ölçüde karbon salınımına neden oluyor.
Son araştırmalar, bazı büyük yapay zeka modellerinin eğitiminin, bir otomobilin ömrü boyunca ürettiği emisyona eşdeğer olabileceğini gösteriyor. Ayrıca, yapay zeka tabanlı hizmetlerin (örneğin sohbet robotları ve arama motorları) günlük kullanımı da sürekli enerji talebi yaratıyor. Teknoloji devleri bu sorunun farkında olsa da, şeffaflık konusunda geri duruyor. Guterres'in çağrısı, bu firmaların karbon ayak izlerini raporlamalarını ve azaltma hedefleri belirlemelerini teşvik etmeyi amaçlıyor.
BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi verilerine göre, küresel sıcaklıklar sanayi öncesi döneme göre 1,2 santigrat derece arttı. Bu artışın temel nedeni, kömür, petrol ve doğal gaz gibi fosil yakıtların yakılması. Guterres, yapay zeka gibi yeni teknolojilerin bile çevresel maliyetlerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Avrupa'daki Sıcak Hava Dalgası ve Enerji Krizi
Avrupa, son iki ayda ikinci kez şiddetli bir sıcak hava dalgasıyla karşı karşıya. İspanya, Fransa, İtalya ve Yunanistan'da sıcaklıklar 40 santigrat derecenin üzerine çıkarken, birçok ülkede orman yangınları çıktı. Sıcak hava dalgası, tarımı, su kaynaklarını ve enerji altyapısını olumsuz etkiliyor. Artan sıcaklıklar, elektrik talebini yükseltirken, nükleer santraller soğutma sorunu yaşıyor. Bu durum, yenilenebilir enerjiye geçişin aciliyetini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Guterres'in konuşmasında yapay zeka şirketlerine odaklanması, teknolojinin iklim krizine katkısının sorgulanmasına neden oldu. Küresel yapay zeka pazarının 2030 yılına kadar 1,8 trilyon dolara ulaşması beklenirken, bu büyümenin enerji tüketimini de artırması öngörülüyor. Uzmanlar, yapay zeka veri merkezlerinin 2025 yılına kadar küresel elektrik talebinin yüzde 3-4'ünü oluşturabileceğini tahmin ediyor. Bu nedenle, hem teknoloji şirketleri hem de hükümetler, daha verimli algoritmalar ve sürdürülebilir enerji kaynaklarına yatırım yapmak zorunda.
Türkiye Açısından Değerlendirme
BM'nin çağrısı, Türkiye'nin de yakın gelecekte benzer düzenlemelerle karşılaşabileceğini gösteriyor. Türkiye, yapay zeka alanında büyüme potansiyeline sahip bir ülke olarak, enerji ihtiyacını karşılarken çevresel sürdürülebilirliği de dikkate almalıdır. Ayrıca, Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamında ticaret ortaklarıyla uyum zorunluluğu, Türk teknoloji firmalarının karbon ayak izlerini raporlamasını gerektirebilir. Sıcak hava dalgalarının Akdeniz havzasında daha sık görülmesi, Türkiye'nin enerji ve tarım politikalarında iklim direncini artırması gerektiğini hatırlatıyor. Yapay zeka firmalarının şeffaflık talebi, Türkiye'nin sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle örtüşmektedir.