Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, Londra'da düzenlenen bir iklim konferansında yapay zeka şirketlerine, sistemlerinin çevresel etkilerini şeffaf bir şekilde açıklama çağrısında bulundu. Avrupa'yı kavuran büyük bir sıcak hava dalgasının gölgesinde gerçekleşen konferansta Guterres, yapay zekanın enerji yoğunluğuna dikkat çekti. Guterres, yapay zeka teknolojilerinin eğitilmesi ve çalıştırılması için gereken büyük miktardaki elektrik tüketiminin, iklim değişikliğiyle mücadele çabalarını baltalayabileceğini vurguladı.
Yapay Zekanın Enerji Ayak İzi
Yapay zeka sistemlerinin, özellikle büyük dil modelleri ve görüntü işleme algoritmalarının eğitilmesi, devasa veri merkezlerinde yoğun enerji tüketimine yol açıyor. Bir araştırmaya göre, tek bir büyük dil modelinin eğitilmesi, beş otomobilin ömür boyu emisyonuna eşdeğer karbon salımına neden olabiliyor. Bu durum, teknoloji devlerinin iklim taahhütleriyle çelişiyor. Guterres, "Yapay zeka harika bir potansiyele sahip, ancak bu potansiyel, gezegenimizi feda etme pahasına kullanılmamalı" dedi. BM Genel Sekreteri, AI şirketlerinin enerji tüketimlerini, karbon ayak izlerini ve kullandıkları yenilenebilir enerji oranlarını şeffaf bir şekilde raporlamaları gerektiğini belirtti.
Avrupa'da Sıcak Hava Dalgası ve Enerji Krizi
Konferans, Avrupa'nın bir kez daha rekor sıcaklıklarla boğuştuğu bir dönemde gerçekleşiyor. İngiltere, Fransa ve Almanya'da sıcaklıklar 40 santigrat derecenin üzerine çıkarken, orman yangınları ve kuraklık endişe yaratıyor. Bu durum, enerji talebini daha da artırıyor ve yenilenebilir enerji kaynaklarına geçişin aciliyetini gözler önüne seriyor. Guterres, fosil yakıt kullanımının ve enerji yoğun teknolojilerin iklim krizini derinleştirdiğini hatırlatarak, ülkeleri ve şirketleri somut adımlar atmaya çağırdı. Öte yandan, İran'ın iklim değişikliğiyle mücadele konusundaki iş birliği önerilerini reddettiği haberleri de konferansta yankı buldu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, hem yapay zeka teknolojilerine yatırım yapan hem de iklim değişikliğinin etkilerini yoğun şekilde hisseden bir ülke olarak bu çağrının iki yönlü bir önemi var. Bir yandan, Türkiye'nin enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji hedefleriyle uyumlu bir AI politikası geliştirmesi, uluslararası rekabet gücünü artırabilir. Diğer yandan, Avrupa Birliği ile olan ilişkilerinde yeşil mutabakat ve karbon sınırlama düzenlemeleri göz önüne alındığında, Türkiye'nin teknoloji şirketlerini çevresel şeffaflığa teşvik etmesi, ihracat potansiyelini koruması açısından kritik. Guterres'in çağrısı, Türkiye'nin sürdürülebilir kalkınma hedefleri için de bir fırsat penceresi sunuyor.