Birleşmiş Milletler (BM) uzmanları, Belarus'ta yargı sisteminin Devlet Başkanı Aleksandr Lukaşenko'ya yönelik muhalefeti bastırmak için sistematik olarak kullanıldığını bildirdi. Uzmanlara göre mahkemeler, polis, güvenlik servisleri, savcılar ve cezaevi yetkilileri, eleştirmenleri susturmak amacıyla eşgüdümlü bir şekilde hareket ediyor. Bu açıklama, ülkedeki insan hakları ihlallerine ilişkin endişeleri bir kez daha gündeme taşıdı.
Gelişmenin Arka Planı
BM İnsan Hakları Konseyi bünyesinde görev yapan bağımsız uzmanlar, Belarus'taki yargı bağımsızlığının ciddi şekilde zedelendiğini ve hukuk sisteminin siyasi amaçlarla araçsallaştırıldığını vurguladı. 2020'deki tartışmalı seçimlerin ardından başlayan geniş çaplı protestoların ardından on binlerce kişi gözaltına alınmış, yüzlerce kişi siyasi saiklerle yargılanmıştı. Uzmanlar, bu süreçte mahkemelerin bağımsız karar verme yetisini yitirdiğini ve savcıların doğrudan yürütme organının talimatlarıyla hareket ettiğini belirtiyor.
Güvenlik güçlerinin, özellikle KGB'nin (Belarus Devlet Güvenlik Komitesi) ve özel polis birimlerinin, muhalifleri sindirmek için fiziksel ve psikolojik baskı uyguladığı, cezaevlerinde kötü muamele ve işkence iddialarının arttığı ifade ediliyor. BM uzmanları, bu uygulamaların cezasızlık ortamında sürdüğünü ve sorumluların hesap vermediğini kaydediyor. Ayrıca, avukatların müvekkillerine erişiminin kısıtlandığı, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği ve bazı davalarda gizliliğin usulsüz şekilde uygulandığı belirtiliyor.
Uzmanlar, Belarus yönetiminin uluslararası toplumun eleştirilerini reddettiğini ve egemenlik gerekçesiyle içişlerine müdahale olarak nitelendirdiğini hatırlatıyor. Ancak BM raporları, sistematik ihlallerin ülke genelinde yaygın olduğunu ve muhalif seslerin her kanaldan susturulmaya çalışıldığını ortaya koyuyor. Bağımsız medya kuruluşlarının kapatılması, gazetecilerin tutuklanması ve sendika liderlerinin baskı altına alınması da bu tablonun parçaları arasında.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Belarus, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik savaşında stratejik bir müttefik olarak öne çıkarken, Batı ile ilişkileri uzun süredir gergin. AB ve ABD, Lukaşenko rejimine karşı yaptırımlar uygularken, insan hakları ihlalleri bu yaptırımların gerekçeleri arasında yer alıyor. BM uzmanlarının son açıklaması, Minsk üzerindeki uluslararası baskının artabileceğine işaret ediyor. Öte yandan, Belarus'un Rusya ile yakınlaşması, ülkeyi Batı'nın yaptırım rejimine daha da bağımlı hale getiriyor ve iç baskıyı derinleştiriyor.
Uluslararası Af Örgütü ve İnsan Hakları İzleme Örgütü gibi kuruluşlar da benzer raporlarla Belarus'taki durumu belgeliyor. Bu raporlar, ülkedeki sivil toplumun neredeyse tamamen susturulduğunu ve siyasi muhalefetin etkisiz hale getirildiğini gösteriyor. BM uzmanlarının çağrısı, uluslararası toplumun Belarus'a yönelik izleme ve raporlama mekanizmalarını güçlendirmesi yönünde.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Belarus ile diplomatik ve ekonomik ilişkilerini sürdürürken, Batı'nın yaptırımlarına mesafeli duruyor. Ancak Belarus'taki insan hakları ihlalleri, Türkiye'nin insan hakları söylemiyle çelişebilir. Türk dış politikası açısından, Minsk ile dengeli ilişkiler korunurken, uluslararası platformlarda insan hakları ihlallerine yönelik tutumun netleştirilmesi gerekiyor. Ayrıca, Belarus'un Rusya ile ittifakı, Karadeniz ve Doğu Avrupa güvenlik dengelerini etkiliyor; Türkiye'nin bölgesel istikrar için Belarus'taki gelişmeleri yakından izlemesi önem taşıyor.