Birleşmiş Milletler'in (BM) taslak raporu, dünyanın 2030 yılına kadar doğa kaybını durdurma ve tersine çevirme hedeflerinin 23 maddesinden 22'sinde yetersiz kaldığını ortaya koyuyor. Rapora göre, ülkelerin mevcut taahhütleri ve uygulamaları, 2022'de kabul edilen Kunming-Montreal Küresel Biyolojik Çeşitlilik Çerçevesi (GBF) hedeflerini karşılamaktan çok uzak. BM'nin 17-19 Kasım 2024'te Kolombiya'nın Cali kentinde düzenlenecek COP16 Biyolojik Çeşitlilik Zirvesi öncesinde yayımlanması beklenen rapor, doğa koruma konusundaki küresel çabaların ciddi bir başarısızlık içinde olduğunu gösteriyor.
Kritik Hedeflerde Başarısızlık
Taslak rapor, 2030 için belirlenen 23 hedefin yalnızca 2'sinin (bazı kaynaklara göre 1'inin) kısmen karşılanma yolunda olduğunu, 22 hedefin ise ya başarısız olduğunu ya da çok yetersiz ilerleme kaydettiğini belirtiyor. Raporda, özellikle 'doğa kaybını durdurma ve tersine çevirme' yönündeki üst hedefin 'ülkelerin eylemleri hızlanmadıkça' gerçekleşmeyeceği vurgulanıyor. Bu hedef, biyolojik çeşitlilik kaybının durdurulması, ekosistemlerin restore edilmesi ve türlerin korunmasını kapsıyor.
Raporda en kritik başarısızlık alanları olarak şunlar öne çıkıyor: habitat kaybı, aşırı avlanma, kirlilik ve iklim değişikliğinin biyolojik çeşitlilik üzerindeki etkileri. BM Çevre Programı (UNEP) ve Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi (CBD) Sekreteryası tarafından hazırlanan rapor, ülkelerin Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Stratejileri ve Eylem Planları'nın (NBSAP) yalnızca %33'ünün güncellenmiş olduğunu ve bunların da çoğunun hedeflerle uyumlu olmadığını ortaya koyuyor. Ayrıca, gelişmiş ülkelerin gelişmekte olan ülkelere yapması gereken biyolojik çeşitlilik finansmanının yıllık 20 milyar dolar hedefinin çok altında kaldığı belirtiliyor.
Küresel Finansman ve Siyasi İrade Eksikliği
Rapor, biyolojik çeşitlilik korunması için gereken kaynakların yetersizliğine de dikkat çekiyor. 2025 yılına kadar gelişmekte olan ülkelere yılda 20 milyar dolar, 2030'da ise 30 milyar dolar sağlanması öngörülüyor; ancak mevcut finansman akışı bu hedeflerin çok altında. Ayrıca, tarım, balıkçılık ve enerji sektörlerindeki zararlı sübvansiyonların kaldırılması veya yeniden yönlendirilmesi hedefinde de ilerleme yok denecek kadar az. Raporda, hükümetlerin biyolojik çeşitlilik kaybını durdurmak için gösterdikleri siyasi iradenin, iklim değişikliğiyle mücadeledeki kararlılığın çok gerisinde kaldığı eleştirisi yapılıyor.
Bilim insanları, 2030 hedeflerine ulaşılamaması durumunda ekosistemlerin geri dönüşü olmayan bir noktaya geleceği konusunda uyarıyor. Araştırmalar, dünya genelinde 1 milyon türün yok olma tehlikesi altında olduğunu ve bu kaybın insanlığın gıda güvenliği, su temini ve iklim istikrarı üzerinde doğrudan etkileri olacağını gösteriyor. Özellikle Amazon yağmur ormanları, mercan resifleri ve sulak alanlar gibi kritik ekosistemler hızla bozuluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, biyolojik çeşitlilik açısından zengin bir ülke olmasına rağmen, BM hedeflerinde ilerleme kaydeden ülkeler listesinde yer almıyor. Türkiye'nin 2023'te güncellediği NBSAP, hedeflerin bir kısmını içerse de uygulama ve finansman açısından yetersiz. Bu durum, Türkiye'nin AB uyum süreci ve uluslararası itibarını etkileyebilir. Ayrıca, Türkiye'nin tarım ve turizm sektörleri doğrudan biyolojik çeşitliliğe bağımlı olduğundan, doğa kaybı ekonomik riskleri de beraberinde getiriyor. Türkiye'nin, küresel finansmandan daha fazla pay alabilmek için hedeflere yönelik somut adımlar atması ve biyolojik çeşitlilik korumasını ulusal kalkınma planlarına entegre etmesi kaçınılmaz görünüyor. Bu rapor, Türkiye'ye doğa koruma konusundaki eksikliklerini giderme ve uluslararası yükümlülüklerini ciddiye alma çağrısı niteliği taşıyor.