Birleşmiş Milletler (BM), Taliban'ın 2021'de Afganistan'da yeniden iktidara gelmesinden bu yana yaklaşık 2,4 milyon kız çocuğunun ortaöğretim hakkından mahrum bırakıldığını açıkladı. BM, bu durumun "ayrımcılık" niteliği taşıdığını belirterek, kız çocuklarının eğitimine yönelik yasağın derhal kaldırılması çağrısında bulundu. Örgütün verilerine göre, bu yasak nedeniyle ülkede okula gidemeyen kız çocuklarının sayısı, Taliban'ın eğitim politikalarının yol açtığı insani krizin boyutlarını gözler önüne seriyor.
Taliban'ın Eğitim Politikaları ve Sonuçları
Taliban, Ağustos 2021'de Kabil'i ele geçirerek ülke yönetimini devraldığından bu yana, özellikle kız çocuklarının eğitimi konusunda ağır kısıtlamalar uyguluyor. Önce ortaokul ve liselerde kız öğrencilerin derslere katılması yasaklandı; ardından üniversitelerde de kadınların öğrenim görmesi engellendi. Bu kararlar, uluslararası toplumun geniş tepkisini çekerken, Afganistan'da kadınların toplumsal hayata katılımını da ciddi biçimde sınırlandırdı.
BM'nin raporuna göre, eğitimden mahrum kalan 2,4 milyon kız çocuğunun büyük bölümü, ortaöğretim çağındaki öğrencilerden oluşuyor. Bu sayı, ülkedeki okul çağındaki kız çocuklarının yaklaşık %80'ine tekabül ediyor. Ayrıca, Taliban yönetimi altında kadınların kamusal alandan dışlanması, çalışma hayatından uzaklaştırılması ve seyahat kısıtlamaları gibi uygulamalar da devam ediyor.
BM Genel Sekreteri António Guterres, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Kız çocuklarının eğitim hakkından mahrum bırakılması, sadece onların geleceğini değil, tüm Afgan toplumunun kalkınma umutlarını da yok etmektedir" ifadelerini kullandı. Guterres, Taliban'ı bu ayrımcı politikaları gözden geçirmeye çağırdı.
Uluslararası Tepkiler ve Afganistan'ın Geleceği
Taliban yönetimi, yalnızca Rusya tarafından resmen tanınırken, uluslararası toplumun büyük bölümü bu yönetimi meşru kabul etmiyor. Eğitim yasağı, ülkeye yönelik insani yardımların azalmasına ve diplomatik izolasyonun derinleşmesine yol açıyor. BM, bu durumun Afganistan'daki insani krizi daha da kötüleştirdiğine dikkat çekiyor.
BM Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) verilerine göre, 2021 öncesinde Afganistan'da kız çocuklarının ortaöğretime katılım oranı %40 civarındayken, bu oran şu anda neredeyse sıfıra düşmüş durumda. Uzmanlar, eğitimden mahrum kalan bir neslin, ülkenin gelecekteki istikrarı ve kalkınması açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurguluyor.
Taliban yetkilileri ise, kız çocuklarının eğitimi konusundaki kararların "geçici" olduğunu ve İslami kurallara uygun bir eğitim sistemi oluşturulduktan sonra yeniden değerlendirileceğini savunuyor. Ancak bu açıklamalara rağmen, yasağın kaldırılmasına yönelik somut bir adım atılmış değil. Uluslararası kriz grubu raporları, Taliban içinde farklı görüşler bulunsa da, eğitim yasağının en azından şimdilik devam edeceğini öngörüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Afganistan'da istikrarın sağlanması ve insani krizin önlenmesi için uluslararası çabalara katkı sunmaya devam ediyor. Ankara yönetimi, Taliban yönetimiyle diplomatik ilişkilerini sürdürmekle birlikte, kız çocuklarının eğitimi konusunda BM'nin çağrılarını destekliyor. Türkiye'nin bu tutumu, uluslararası toplumda itibarını güçlendirirken, Afgan göçü gibi güvenlik kaynaklı risklerin azaltılması açısından da önem taşıyor. Eğitimden mahrum kalan kız çocuklarının sayısının artması, uzun vadede bölgesel istikrarsızlığı derinleştirebilir; bu da Türkiye'nin güney sınırları için yeni güvenlik tehditleri doğurabilir. Bu nedenle Türkiye, Afganistan'daki eğitim politikalarının uluslararası normlara uygun hale getirilmesi için diplomatik girişimlerini sürdürmelidir.