Birleşmiş Milletler (BM), Suriye'nin kimyasal silah geçmişine ilişkin çalışmalarda önemli bir ilerleme kaydedildiğini ve bu gelişmenin ‘çığır açıcı’ nitelikte olduğunu duyurdu. BM Silahsızlanma İşleri Yüksek Temsilcisi Izumi Nakamitsu, bu bulguların sadece Suriye için değil, uluslararası güvenlik ve küresel silahsızlanma rejimi için de tarihi bir anlam taşıdığını vurguladı. Açıklamada, söz konusu keşfin, kimyasal silahların tamamen ortadan kaldırılması yönündeki çabalara yeni bir ivme kazandırdığı belirtildi.
Gelişmenin Arka Planı
Suriye, 2013 yılında Şam yakınlarında kimyasal silah kullanıldığı iddialarının ardından Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü'nün (OPCW) denetiminde kimyasal silah stoklarını imha etmeyi kabul etmişti. Ancak zaman zaman bildirilen eksiklikler ve kullanım iddiaları süreci gölgelemişti. BM'nin son açıklaması, ülkede kalan kimyasal silah varlıklarının tespiti ve imhası konusunda bir ‘kilidin açıldığına’ işaret ediyor. Nakamitsu, keşfin detayları hakkında bilgi vermemekle birlikte, ‘bulguların doğruluğundan emin olduklarını’ ve ‘bu sonuçların uluslararası toplum için bir güven tazelemesi anlamına geldiğini’ söyledi.
BM Güvenlik Konseyi'nin Suriye'deki kimyasal silah dosyasını düzenli olarak ele aldığı biliniyor. Özellikle 2018'de Doğu Guta ve Han Şeyhun'da kimyasal silah kullanıldığı iddiaları, uluslararası kamuoyunda büyük yankı uyandırmıştı. OPCW'nin raporları, Esad rejimini işaret etse de Suriye hükümeti suçlamaları reddetmişti. Yeni keşif, bu tür tartışmaları yeniden alevlendirebilir.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Ortadoğu'da kimyasal silahların varlığı, sadece bölgesel bir tehdit değil, aynı zamanda küresel bir güvenlik meselesidir. Suriye'deki bu tür silahların kontrol altına alınması, bölgedeki terör örgütlerinin eline geçme riskini de azaltacaktır. Uzmanlar, bu keşfin uluslararası silahsızlanma rejimine olan güveni artırdığını ve diğer kriz bölgelerinde de benzer çabaları teşvik edebileceğini belirtiyor. Öte yandan, Rusya ve İran'ın Suriye'deki askeri varlığı, kimyasal silahların gelecekteki statüsü konusunda belirsizlik yaratıyor. BM'nin bu başarısı, ancak tarafların iş birliğiyle sürdürülebilir olacak.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Suriye'nin kimyasal silahlarının imhası, Türkiye'nin güney sınırında istikrarı doğrudan etkileyen bir konudur. Türkiye, 2011'den bu yana süren iç savaşta kimyasal silah kullanımı korkusuyla sınır güvenliğini artırmış, ayrıca OPCW ve BM ile koordineli çalışmıştır. Bu keşif, Türkiye'nin güneyindeki tedirginliği azaltabileceği gibi, Suriye'de siyasi çözüm sürecine de katkı sağlayabilir. Ayrıca, uluslararası silahsızlanma rejimine duyulan güvenin tazelenmesi, Türkiye'nin savunma politikaları açısından olumlu bir sinyaldir. Ancak, keşfin ardından Esad rejiminin tutumu belirleyici olacak; Türkiye, bu sürecin şeffaf ve kapsayıcı yürütülmesini beklemektedir.