Birleşmiş Milletler (BM) yetkilileri, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırılarının Haziran 2024'te en az 265 sivilin ölümüne ve 1.816 kişinin yaralanmasına neden olduğunu açıkladı. BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği (OHCHR) tarafından Perşembe günü Güvenlik Konseyi'ne sunulan rapora göre, bu rakamlar Şubat 2022'de başlayan geniş çaplı işgalin ilk aylarından bu yana kaydedilen en yüksek aylık sivil kayıp sayısını temsil ediyor. Raporda, özellikle Harkiv ve Donetsk bölgelerinde yoğunlaşan çatışmaların siviller üzerindeki yıkıcı etkisine dikkat çekildi. BM yetkilisi, saldırıların büyük kısmının uzun menzilli füzeler ve insansız hava araçları (İHA) ile gerçekleştirildiğini, birçok saldırının yerleşim yerlerini hedef aldığını vurguladı.
Rus saldırılarının siviller üzerindeki etkisi
Raporda, Haziran ayındaki sivil kayıplarının bir önceki aya göre yüzde 30 arttığı belirtildi. Ölenler arasında 13 çocuk bulunurken, yaralananların 97'sinin çocuk olduğu kaydedildi. OHCHR, saldırıların çoğunun Ukrayna'nın doğu ve güney bölgelerinde yoğunlaştığını, özellikle Harkiv, Donetsk ve Herson bölgelerinde sivil altyapının hedef alındığını bildirdi. Ukrayna makamları, Rus güçlerinin Haziran ayında enerji tesisleri, hastaneler ve okullar gibi sivil altyapıya yönelik saldırılarını artırdığını açıkladı. BM raporu, bu saldırıların uluslararası insancıl hukukun açık ihlali olduğunu vurguladı. Saldırılarda en az 35 sağlık çalışanının hayatını kaybettiği, 20'den fazla ambulansın imha edildiği belirtildi.
Bölgesel ve küresel boyut
Sivil kayıplardaki artış, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırılarında sivilleri hedef alan bir strateji izlediği yönündeki endişeleri artırıyor. Batılı ülkeler, Rusya'nın savaş suçu işlediği gerekçesiyle uluslararası cezai soruşturmaların derinleştirilmesi çağrısında bulunuyor. ABD, İngiltere ve AB ülkeleri, Ukrayna'ya ek askeri yardım paketleri göndermeye devam ederken, özellikle hava savunma sistemlerinin tedarikini hızlandırma kararı aldı. BM Güvenlik Konseyi'nde yapılan oturumda Rusya'nın saldırıları kınanırken, Moskova yönetimi sivilleri hedef aldığı iddialarını reddederek, yalnızca askeri noktalara saldırdıklarını savundu. Ancak BM raporu, Rusya'nın iddialarının aksine, saldırıların sistematik olarak sivil bölgeleri hedef aldığını ortaya koyuyor. Savaşın uzamasıyla birlikte, Ukrayna'da insani durum her geçen gün kötüleşiyor; milyonlarca kişi elektrik ve su gibi temel ihtiyaçlara erişemiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ukrayna'da sivil kayıpların artması, Karadeniz'deki güvenlik dengelerini ve Türkiye'nin bölgesel politikasını doğrudan etkilemektedir. Türkiye, Montrö Sözleşmesi kapsamında boğazlardan geçişleri düzenlerken, savaşın tırmanması enerji nakil hatları ve tahıl koridoru anlaşmasının geleceğini belirsizleştirmektedir. Rusya'nın sivil altyapıya yönelik saldırıları, Türkiye'nin arabuluculuk çabalarını da zora sokmaktadır. Ankara, bu süreçte hem Rusya hem Ukrayna ile dengeli ilişkilerini sürdürmeye çalışırken, Karadeniz'deki insani krizin büyümesi Türkiye'yi de etkileyecek potansiyel bir mülteci akışı riskini beraberinde getiriyor.