Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri, Yemen'deki Husilerin Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da bulunan Kral Halid Uluslararası Havalimanı'na düzenlediği saldırıyı "şiddetle" kınadı. Saldırı, Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun Yemen'deki operasyonlarının ardından bölgede tansiyonu yeniden yükseltirken, BM yetkilileri taraflara itidal çağrısında bulundu.
Saldırının Arka Planı ve Ayrıntılar
Husilerin askeri sözcüsü Yahya Sari, yaptığı açıklamada, Riyad'daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı'nı hedef aldıklarını doğruladı. Sari, saldırının "Sana'a Havalimanı'na yönelik ablukanın kaldırılması" talebiyle gerçekleştirildiğini belirtti. Suudi Arabistan makamları ise saldırıda can kaybı yaşanmadığını, havalimanında maddi hasar meydana geldiğini açıkladı. Suudi koalisyonu, saldırının ardından yaptığı açıklamada, "terör saldırılarına karşı gerekli karşılığı vereceklerini" bildirdi.
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in ofisinden yapılan yazılı açıklamada, saldırının "sivilleri ve sivil altyapıyı hedef alan eylemlerin uluslararası hukuka aykırı olduğu" vurgulandı. Açıklamada, tüm taraflara "derhal düşmanlıkları durdurma" çağrısı yapıldı. BM Yemen Özel Temsilcisi Martin Griffiths de saldırıyı kınayarak, "Yemen halkının acısını artıracak bu tür eylemlerin barış çabalarını baltaladığını" ifade etti.
Husiler, son haftalarda Suudi Arabistan'a yönelik füze ve insansız hava aracı saldırılarını artırmış durumda. Suudi yetkililer, son bir ayda çok sayıda balistik füzenin hava savunma sistemleri tarafından düşürüldüğünü belirtiyor. Ancak bu son saldırı, Riyad'ın en işlek havalimanlarından birini hedef alması nedeniyle ayrı bir önem taşıyor.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Riyad Havalimanı'na düzenlenen saldırı, Yemen'deki iç savaşın bölgesel bir çatışmaya dönüşme riskini yeniden gündeme getirdi. Suudi Arabistan, 2015'ten bu yana İran destekli Husilere karşı koalisyon güçleriyle mücadele ediyor. BM'ye göre, savaş boyunca on binlerce sivil hayatını kaybetti ve milyonlarca kişi insani yardıma muhtaç hale geldi. Son saldırı, BM'nin Yemen'de kalıcı ateşkes sağlama yönündeki çabalarını da zora sokuyor.
Uluslararası toplum, saldırıya ilişkin henüz geniş çaplı bir tepki vermedi. ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, "Suudi Arabistan'ın güvenliğine yönelik her türlü tehdidi ciddiye aldıklarını" belirtmekle yetindi. İngiltere ve Fransa'dan da saldırıyı kınayan açıklamalar geldi. İran ise saldırıya ilişkin doğrudan bir açıklama yapmadı. Uzmanlar, Husilerin Riyad'ı hedef almasının, Suudi Arabistan'ın Yemen politikasını gözden geçirmesine yol açabileceğini belirtiyor.
Havalimanına yönelik saldırı, aynı zamanda küresel petrol arzı ve fiyatları üzerinde de etkili olabilir. Suudi Arabistan, dünyanın en büyük petrol ihracatçılarından biri ve Riyad Havalimanı, bölgesel bir havacılık merkezi konumunda. Saldırının ardından petrol fiyatlarında kısa süreli bir dalgalanma yaşandı. Analistler, tansiyonun daha da artması halinde enerji piyasalarında oynaklığın sürebileceğini öngörüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yemen'deki çatışmada arabuluculuk rolü üstlenme ve bölgesel istikrarı koruma açısından hassas bir denge politikası izliyor. Riyad Havalimanı'na yönelik saldırı, Türkiye'nin hem Suudi Arabistan hem de İran ile ilişkilerini etkileyebilecek nitelikte. Türk dış politikası, Yemen'de siyasi çözümü desteklerken, Husilerin sivil hedeflere yönelik saldırılarını da kınıyor. Saldırı sonrası bölgede artan tansiyon, Türkiye'nin enerji güvenliği ve ticaret yolları açısından risk oluşturuyor. Ayrıca, Türkiye'nin Suudi Arabistan ile son dönemde geliştirdiği ekonomik ve savunma işbirliği, bu tür olaylarla sınanabilir. Ankara'nın, BM'nin çağrılarına destek vererek taraflar arasında diyalog zeminini güçlendirmesi bekleniyor.