Birleşmiş Milletler'in yeni bir raporu, İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarında hayatını kaybeden Filistinli çocukların sayısının 13 bini aştığını ortaya koydu. Raporda, çocukların sistematik şekilde hedef alındığı, açlık ve susuzluğa mahkum edildiği ve hastanelerin bombalanması nedeniyle sağlık hizmetlerine erişemedikleri belirtiliyor. BM İnsan Hakları Ofisi tarafından hazırlanan belge, 7 Ekim 2023'ten bu yana Gazze'deki durumu uluslararası hukuk açısından değerlendiriyor.
Çocuklar Hedefte: Ölüm ve Yaralanma İstatistikleri
Rapora göre, 7 Ekim 2023 ile 30 Nisan 2024 arasında Gazze'de en az 13 bin 100 çocuk hayatını kaybetti. Bu sayı, toplam can kaybının yaklaşık %40'ını oluşturuyor. Ayrıca 12 bin çocuk da yaralandı. Ölümlerin büyük kısmı, hava saldırıları ve topçu ateşi sonucu meydana geldi. BM, gerçek sayının çok daha yüksek olabileceğini, çünkü enkaz altında kalan cesetlerin çoğunun henüz çıkarılamadığını vurguluyor.
Rapor, çocukların yanı sıra kadınların ve yaşlıların da orantısız şekilde etkilendiğini gösteriyor. 35 bin 233 kişinin öldüğü belirtilirken, yaralı sayısı 79 bini geçti. Ölümlerin %69'unu kadınlar ve çocuklar oluşturuyor. BM, bu durumun uluslararası insancıl hukukun temel ilkeleri olan ayrım gözetme, orantılılık ve ihtiyat ilkelerine açık bir ihlal olduğunu ifade ediyor.
Açlık ve Kıtlık: Çocukların Kabusu
Rapor, Gazze'de 1,1 milyon kişinin felaket düzeyinde gıda güvensizliği yaşadığını ve nüfusun %80'inin yerinden edildiğini belirtiyor. Çocuklar arasında akut yetersiz beslenme oranları hızla artıyor. BM Dünya Gıda Programı verilerine göre, Gazze'de 5 yaş altı çocukların %30'u akut yetersiz beslenme ile karşı karşıya. Açlık, özellikle kuzey Gazze'de kritik seviyelere ulaştı. Raporda, İsrail'in insani yardım geçişlerini kısıtlaması ve su altyapısını tahrip etmesi nedeniyle çocukların temiz suya erişemediği vurgulanıyor.
BM, Gazze'deki sağlık sisteminin çökme noktasına geldiğini belirtiyor. 36 hastaneden sadece 10'u kısmen çalışır durumda. Çocuklar, saldırılarda yaralanan akrabalarına bakmak veya enkaz altında kalanları kurtarmak için saatlerce çalışmak zorunda kalıyor. Rapor, çocukların yaşadığı travmanın derin olduğuna dikkat çekiyor: "Birçok çocuk ebeveynlerini kaybetti, evlerini terk etmek zorunda kaldı ve sürekli bombardıman altında yaşam mücadelesi veriyor."
Uluslararası Tepkiler ve Sorumluluk
BM raporu, çocuk ölümlerinin bir soykırım eylemi olarak değerlendirilmesi gerektiğine dair ifadeler içeriyor. Raporda, İsrail'in kasıtlı olarak sivil altyapıyı hedef aldığı ve Filistinlileri açlığa mahkum ettiği iddia ediliyor. BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, "Bu rapor, Gazze'deki çocukların korunmasız olduğunu ve uluslararası toplumun harekete geçmesi gerektiğini gösteriyor" dedi.
Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), İsrail ve Hamas liderleri hakkında savaş suçu soruşturması başlattı. Ancak BM raporu, soruşturmaların yavaş ilerlediğini ve hesap verebilirliğin sağlanamadığını belirtiyor. ABD ve Avrupa Birliği, İsrail'e silah yardımını sürdürürken, birçok insan hakları örgütü bu yardımların durdurulmasını talep ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, BM raporunun yayınlanmasının ardından İsrail'e yönelik eleştirilerini yoğunlaştırdı. Dışişleri Bakanlığı, raporun uluslararası hukukun ihlalini bir kez daha belgelediğini vurguladı. Türkiye, Gazze'deki insani krizin sona ermesi için kalıcı ateşkes ve iki devletli çözüm çağrısını yineleyerek, BM nezdinde Filistin'in tam üyeliğini destekliyor. Raporda yer alan çocuk ölümleri, Türk kamuoyunda büyük infial yaratırken, hükümetin İsrail ile ticari ilişkileri sınırlama yönündeki adımları daha da önem kazanıyor. Uzun vadede bu rapor, Türkiye'nin Filistin davasına diplomatik desteğini artırmasına ve bölgedeki insani yardım çabalarına liderlik etmesine zemin hazırlayabilir.