Birleşmiş Milletler (BM), ABD'nin Küba'ya uyguladığı ekonomik yaptırımların ağırlaştırılması nedeniyle Küba'da çocuk ölümlerinin arttığını bildirdi. BM'nin yayımladığı raporda, ambargonun sağlık, gıda ve ilaç tedarikinde ciddi aksamalara yol açtığı, özellikle çocukların bu durumdan en fazla etkilenen grup olduğu vurgulandı. Küba hükümeti, ambargo yüzünden temel tıbbi malzemelere erişimin engellendiğini ve bunun ölümcül sonuçlara neden olduğunu belirtiyor.
Gelişmenin arka planı: Yaptırımlar nasıl bu noktaya geldi?
ABD'nin Küba'ya uyguladığı ekonomik ambargo, 1962 yılından bu yana yürürlükte. Ancak son dönemde, özellikle Trump yönetimi sırasında yaptırımlar daha da sıkılaştırıldı. Biden yönetimi ise bu politikayı büyük ölçüde sürdürdü. Yaptırımlar, Küba'nın uluslararası ticaret yapmasını, finansal işlemler gerçekleştirmesini ve döviz elde etmesini ciddi şekilde kısıtlıyor. Son olarak ABD, Küba'ya yönelik para transferlerini azalttı ve turizm seyahatlerine ek kısıtlamalar getirdi.
Küba ekonomisi zaten COVID-19 pandemisi, turizm gelirlerindeki düşüş ve yapısal sorunlar nedeniyle zor durumdaydı. Yaptırımların sıkılaştırılması, ülkede gıda, ilaç ve yakıt kıtlığına yol açtı. BM raporuna göre, bu durum özellikle çocuklarda yetersiz beslenme ve tedavi edilebilir hastalıklardan ölüm oranlarını artırdı. Raporda, 2023 yılında 5 yaş altı çocuk ölüm oranının önceki yıla göre yüzde 20 arttığı belirtiliyor.
Bölgesel veya küresel boyut: Yaptırımların uluslararası yansımaları
BM raporu, uluslararası toplumda yaptırımların insani boyutuna ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi. Birçok ülke ve sivil toplum kuruluşu, ABD'yi Küba'ya yönelik ambargoyu kaldırmaya çağırıyor. Avrupa Birliği, ABD'nin tek taraflı yaptırımlarını eleştirirken, Latin Amerika ülkeleri Küba'ya destek sinyali veriyor. Öte yandan ABD, yaptırımların Küba hükümetini demokratik reformlara zorlamak için bir araç olduğunu savunuyor.
Küba krizi, yaptırımların hedef ülkedeki sivil halk üzerindeki etkisini bir kez daha gözler önüne seriyor. BM raporu, yaptırımların insani maliyetinin çok ağır olduğunu ve uluslararası hukuka aykırı olabileceğini vurguluyor. Aynı zamanda bu durum, Soğuk Savaş döneminden kalma bir anlaşmazlığın günümüzde nasıl insani bir krize dönüştüğünü gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye’nin Küba ile diplomatik ve ekonomik ilişkileri sınırlı olmakla birlikte, Ankara’nın genel olarak tek taraflı yaptırımlara karşı olduğu biliniyor. BM raporu, uluslararası yaptırımların insani sonuçları konusunda Türkiye’nin de benzer hassasiyetlere sahip olduğunu hatırlatıyor. Özellikle Türkiye’nin kendi bölgesinde maruz kaldığı yaptırım tehditleri düşünüldüğünde, bu tür raporlar Ankara’nın yaptırım karşıtı söylemini güçlendirebilir. Ayrıca Türkiye, Küba’ya insani yardım sağlayarak veya diplomatik girişimlerde bulunarak etkisini artırabilir.