Bangladeş'in Cox's Bazar bölgesinde yaşayan Rohingya mültecileri, Birleşmiş Milletler'in (BM) ciddi fon kesintilerinin yükünü ağır bir şekilde hissediyor. Dünyanın en büyük mülteci kampında gıda yardımları azalırken, sağlık ve eğitim hizmetleri de daralıyor. BM yetkilileri, uluslararası bağışçıların katkılarını azaltması nedeniyle temel insani yardım programlarının sürdürülemez hale geldiği uyarısında bulunuyor.
Gelişmenin Arka Planı
2017 yılında Myanmar ordusunun Rohingya Müslümanlarına yönelik şiddet kampanyası sonucu yaklaşık 740.000 kişi Bangladeş'e kaçmak zorunda kaldı. O günden bu yana Cox's Bazar'daki kamplarda 1 milyondan fazla Rohingya mülteci yaşıyor. BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) ve Dünya Gıda Programı (WFP) başta olmak üzere birçok kuruluş, bu insanlara hayati destek sağlıyor. Ancak son yıllarda küresel ekonomik kriz, pandemi sonrası toparlanma ve diğer acil durumların (Ukrayna savaşı, Gazze krizi) yarattığı rekabet, bağışçı ülkelerin önceliklerini değiştirdi. 2023 ve 2024'te BM kuruluşları, Rohingya mültecileri için istenen fonun yalnızca yarısını toplayabildi. Bu da WFP'nin gıda tayınlarını kişi başı aylık 12 dolardan 8 dolara düşürmesine, ardından 2025 başında 6 dolara indirmesine yol açtı. Sağlık hizmetlerinde ilaç ve personel eksikliği had safhada; bazı klinikler kapandı. Eğitim programları da askıya alındı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Rohingya krizi, yalnızca Bangladeş'i değil, tüm Güneydoğu Asya'yı etkileyen bir insani felaket. Mültecilerin ülkelerine dönüşü için Myanmar'daki siyasi istikrarsızlık ve güvenlik endişeleri devam ediyor. 2021 darbesinden bu yana Myanmar iç savaşın pençesinde; Rohingyaların geri dönüşü şu an için mümkün görünmüyor. Bangladeş hükümeti, artan mülteci nüfusunun ekonomik ve sosyal yükünü taşımakta zorlanıyor. Ülke, uluslararası toplumdan daha fazla destek bekliyor. BM, Mayıs 2024'te Rohingya mültecileri için 852 milyon dolarlık bir insani yardım planı açıkladı, ancak şu ana kadar bunun sadece %30'u karşılandı. Uzmanlar, fon yetersizliğinin kamplarda suç oranını artırabileceği, radikalleşmeyi tetikleyebileceği ve bölgesel güvenliği tehdit edebileceği uyarısında bulunuyor. Ayrıca, yardımların kesilmesi mültecileri deniz yoluyla tehlikeli yolculuklara itebilir; bu da ASEAN ülkeleri arasında gerilime yol açabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, dünyada en fazla mülteciye ev sahipliği yapan ülke olarak Rohingya krizine yakından ilgi duyuyor. BM fon kesintileri, Türkiye'nin insani diplomasi kapasitesini ve uluslararası yardım taahhütlerini yeniden gözden geçirmesini gerektirebilir. Türkiye, Rohingya mültecilere yönelik yardımlarıyla İslam İşbirliği Teşkilatı ve BM platformlarında aktif rol alıyor. Ancak küresel bağışçı yorgunluğu, Türkiye'nin kendi ekonomik zorluklarıyla birleşince, Cox's Bazar'daki boşluğu doldurmak zorlaşıyor. Bu durum, Türkiye'nin insani yardım stratejisini çeşitlendirmesi ve Asya'daki krizlere daha fazla kaynak ayırması gerektiğini gösteriyor. Ayrıca, istikrarsızlaşan bölgeler Türkiye'nin güvenlik ve ticaret yollarını da dolaylı olarak etkileyebilir.