Birleşmiş Milletler İyi Niyet Elçisi ve eski Güney Sudanlı mülteci Mary Maker, dünya genelinde milyonlarca mülteci çocuğun okula gidemediğini açıkladı. Maker, eğitimin kendi hayatını değiştirdiğini vurgulayarak uluslararası toplumu mülteci eğitimine daha fazla kaynak ayırmaya davet etti. Açıklama, küresel mülteci krizinin derinleştiği ve eğitim hakkının giderek daha fazla tehdit altında olduğu bir dönemde geldi.
Mülteci Eğitiminde Küresel Kriz
Birleşmiş Milletler verilerine göre, dünya genelinde yerinden edilmiş insan sayısı 110 milyonu aşmış durumda. Bunların önemli bir kısmını çocuklar oluşturuyor. Maker, özellikle çatışma bölgelerinden kaçan çocukların eğitimden tamamen kopma riskiyle karşı karşıya olduğunu belirtti. Mülteci kamplarında sınıf mevcudiyetinin aşırı kalabalık olduğu, öğretmen eksikliği ve yetersiz altyapı nedeniyle kaliteli eğitime erişimin neredeyse imkânsız hale geldiği ifade ediliyor.
Maker, kendisi de Güney Sudan'daki iç savaş sırasında Kenya'daki Kakuma Mülteci Kampı'na sığınmış ve eğitim sayesinde hayatını yeniden inşa etmiş bir isim. Bu deneyimini paylaşarak, mülteci çocuklara sağlanacak eğitimin sadece bireysel değil, toplumsal bir dönüşüm yaratacağını vurguladı. "Eğitim, bir mülteci çocuğun kaderini değiştirebilecek en güçlü araçtır. Ben bunun canlı bir örneğiyim" diyen Maker, dünya liderlerine seslenerek eğitime yapılan yatırımların artırılmasını istedi.
UNESCO raporlarına göre, mülteci çocukların yalnızca yüzde 34'ü ilkokula, yüzde 24'ü ortaokula ve yüzde 5'i yükseköğretime erişebiliyor. Bu oranlar, küresel ortalamaların çok altında. Kız çocukları ise cinsiyet ayrımcılığı, erken evlilik ve güvenlik endişeleri nedeniyle eğitime erişimde daha da dezavantajlı konumda.
Uluslararası Topluma Çağrı
Mary Maker'in çağrısı, Birleşmiş Milletler'in sürdürülebilir kalkınma hedefleri kapsamında 2030'a kadar tüm çocuklara kapsayıcı ve eşitlikçi eğitim sağlama taahhüdüyle örtüşüyor. Ancak mevcut finansman yetersizliği, bu hedefe ulaşılmasını zorlaştırıyor. Maker, özellikle gelişmiş ülkelerin mülteci eğitimi için ayırdığı bütçeleri artırması gerektiğini belirtti.
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), 2023 yılında eğitim programları için yaklaşık 1 milyar dolar talep etmiş, ancak bunun yalnızca yarısından azı karşılanabilmişti. Bu finansman boşluğu, milyonlarca mülteci çocuğun okuldan mahrum kalmasına neden oluyor. Maker, "Eğitim, insani yardımların en ihmal edilen kalemidir. Acil durumlarda ilk kesilen bütçe eğitim oluyor, oysa en çok yatırım yapılması gereken alan" ifadelerini kullandı.
Uluslararası kuruluşlar, mülteci eğitimine yapılacak yatırımın uzun vadede toplumsal istikrar, ekonomik kalkınma ve barış için kritik olduğunu vurguluyor. Eğitimden mahrum kalan çocukların radikalleşme, çocuk işçiliği ve erken evlilik gibi risklerle karşı karşıya kaldığı belirtiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, dünyada en fazla mülteciye ev sahipliği yapan ülke konumunda. Geçici koruma altındaki Suriyeli mültecilerin sayısı 3 milyonun üzerinde ve bunların önemli bir kısmı çocuk. Türkiye, mülteci çocukların eğitime erişimini artırmak için önemli adımlar atmış olsa da, dil bariyeri, ekonomik zorluklar ve okul altyapısındaki yetersizlikler nedeniyle hâlâ binlerce çocuk okula gidemiyor. BM'nin bu çağrısı, Türkiye'nin karşı karşıya olduğu eğitim yükünü ve uluslararası desteğin önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Türkiye'nin mülteci eğitimi konusundaki deneyimi, küresel politikalara örnek teşkil edebilir; ancak sürdürülebilirlik için uluslararası finansman şart.