Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Ofisi, Cuma günü İsrail makamlarına, Suriye'nin güneyinde sivillere yönelik taciz veya gözdağı verici eylemleri durdurma çağrısında bulundu. Anadolu Ajansı'nın aktardığına göre, ofis, askeri baskınlar, hareket kısıtlamaları, gözaltılar ve ekinlerin tahrip edilmesi gibi uygulamaları kınadı. Açık kaynak izleme verilerine dayanarak yaklaşık 280 ihlal kaydedildiği belirtildi.
İhlallerin Arka Planı
BM İnsan Hakları Ofisi'nin açıklaması, Suriye'nin güneyinde, özellikle Dera ve Kuneytra bölgelerinde artan gerilim ortamında geldi. İsrail güçlerinin, bölgede güvenlik gerekçesiyle düzenlediği operasyonlarda sivillerin hedef alındığı, tarım arazilerinin zarar gördüğü ve günlük yaşamın kısıtlandığı ifade ediliyor. Ofis, 280'e yakın ihlalin tespit edildiğini, bunların sistematik bir örüntü oluşturduğunu vurguladı.
İsrail, Suriye'deki varlığını İran bağlantılı gruplara ve silah transferlerine karşı önlem olarak açıklıyor. Ancak BM, bu operasyonların sivil halk üzerindeki etkisine dikkat çekerek, uluslararası hukuka uygunluk çağrısı yaptı. Bölgede daha önce de benzer şikayetler dile getirilmiş, sivil kayıplar ve altyapı hasarı raporlanmıştı.
Uzmanlar, Suriye'deki istikrarsızlığın derinleşmesinden endişe ediyor. BM'nin çağrısı, insani erişimin zorlaştığı bir dönemde geldi. Bölgede tarım sezonunun başlamasıyla birlikte ekinlerin tahrip edilmesi, gıda güvenliğini de tehdit ediyor. Gözaltılar ve hareket kısıtlamaları ise sivil halkın günlük hayatını felç etmiş durumda.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Suriye'nin güneyi, İsrail, Ürdün ve Lübnan ile sınır komşusu olması nedeniyle stratejik öneme sahip. İsrail'in bu bölgedeki askeri faaliyetleri, zaten kırılgan olan bölgesel dengeyi daha da zorluyor. BM'nin açıklaması, uluslararası toplumun İsrail'in Suriye politikasına yönelik eleştirilerini yansıtıyor. ABD ve Avrupa ülkeleri henüz resmi bir açıklama yapmadı, ancak insan hakları örgütleri benzer endişeleri dile getiriyor.
Suriye iç savaşı boyunca İsrail yüzlerce hava saldırısı düzenledi; son dönemde kara operasyonları ve baskınlar da arttı. BM'nin raporu, çatışmanın sivil halk üzerindeki yıkıcı etkisini bir kez daha gözler önüne seriyor. Uluslararası hukuk çerçevesinde, işgal altındaki topraklarda sivillere yönelik muamelenin Cenevre Sözleşmeleri'ne aykırı olduğu hatırlatılıyor.
BM İnsan Hakları Ofisi, tüm taraflara uluslararası insancıl hukuka saygı duyma ve sivilleri koruma çağrısında bulundu. Açıklamada, bağımsız ve tarafsız bir soruşturma yapılması gerektiği de vurgulandı. Ancak İsrail'in BM kararlarına ve çağrılarına genellikle kayıtsız kaldığı biliniyor. Bu nedenle, çağrının pratikte ne kadar etkili olacağı belirsiz.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Suriye'nin güneyindeki gelişmeleri yakından izliyor. İsrail'in bölgedeki askeri faaliyetleri, Türkiye'nin güvenlik kaygılarını artırıyor; zira istikrarsızlık, terör örgütlerinin yeniden palazlanmasına zemin hazırlayabilir. Ayrıca, sivillere yönelik ihlaller, Türkiye'nin insani diplomasi çabalarını ve bölgedeki nüfuzunu etkileyebilir. Ankara, Filistin ve Suriye meselelerinde İsrail'e yönelik eleştirilerini sürdürürken, BM'nin çağrısı Türkiye'nin pozisyonunu destekler nitelikte. Bölgesel istikrarın korunması, Türkiye'nin ekonomik ve güvenlik çıkarları açısından kritik önem taşıyor.