Birleşmiş Milletler (BM), Yemen'deki İran destekli Husi grubunun Suudi Arabistan'a yönelik devam eden saldırılarını, özellikle son dönemde iki havalimanını hedef alan vuruşları şiddetle kınadı. BM Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric, New York'ta düzenlediği basın toplantısında yaptığı açıklamada, saldırıların bölgesel güvenliği tehdit ettiğini ve sivil altyapıyı hedef aldığını belirtti. Dujarric, BM'nin Suudi Arabistan'ın toprak bütünlüğüne ve egemenliğine olan bağlılığını yineledi.
Husi saldırılarının arka planı ve Suudi Arabistan'ın güvenlik endişeleri
Yemen'de 2014'ten bu yana süren iç savaşta Husiler, Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun müdahalesiyle karşı karşıya. Koalisyon, Yemen hükümetini desteklemek için 2015'te başlattığı operasyonlarla Husilerin ilerleyişini durdurmayı amaçladı. Ancak Husiler, son yıllarda Suudi Arabistan'ın güney bölgelerine ve kritik altyapı tesislerine yönelik insansız hava araçları (İHA) ve balistik füzelerle saldırılarını artırdı. Son saldırılar, Suudi Arabistan'ın güneybatısındaki iki havalimanını hedef aldı; bu havalimanları hem sivil hem de askeri amaçlarla kullanılıyor. Suudi yetkililer, saldırıların sivil uçuşları aksattığını ve can kaybı riski oluşturduğunu belirtti. BM'ye göre, bu tür saldırılar uluslararası hukuku ihlal ediyor ve sivillerin güvenliğini tehlikeye atıyor. Dujarric, "Birleşmiş Milletler, Suudi Arabistan'a yönelik tüm saldırıları kınıyor ve taraflara itidal çağrısında bulunuyor" dedi. Ayrıca, saldırıların Yemen'deki insani krizi daha da kötüleştirebileceği uyarısında bulundu. Husiler ise saldırıların Suudi Arabistan'ın Yemen'e yönelik müdahalesine bir yanıt olduğunu savunuyor. Ancak BM, saldırıların sivil hedefleri vurmasının kabul edilemez olduğunu vurguluyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar: İran-Suudi gerilimi ve enerji güvenliği
Husi saldırıları, Orta Doğu'da İran ile Suudi Arabistan arasındaki vekalet savaşının bir yansıması olarak görülüyor. İran, Husileri silah ve finansal olarak desteklemekle suçlanıyor; Tahran bu iddiaları reddediyor. Saldırılar, bölgedeki petrol arz güvenliğini de tehdit ediyor. Suudi Arabistan, dünyanın en büyük petrol ihracatçılarından biri ve saldırıların enerji altyapısına yönelmesi küresel piyasalarda dalgalanmalara yol açabilir. ABD ve Batılı ülkeler, Husilerin saldırılarını kınayarak Suudi Arabistan'a destek verdi. BM Güvenlik Konseyi'nin konuyu ele alması bekleniyor. Uzmanlar, saldırıların Yemen'deki barış çabalarını zayıflattığını ve insani yardımların ulaştırılmasını engelleyebileceğini belirtiyor. BM, Yemen'de 24 milyondan fazla insanın yardıma muhtaç olduğunu ve saldırıların bu durumu daha da kötüleştireceğini kaydediyor. Ayrıca, saldırıların Kızıldeniz'deki deniz trafiğini de riske attığı ifade ediliyor. Uluslararası toplum, çatışmanın diplomatik yollarla çözülmesi için çağrılarını sürdürüyor. Ancak Husilerin saldırıları, ateşkes müzakerelerini zora sokuyor. BM Yemen Özel Temsilcisi, taraflar arasında diyaloğun yeniden başlatılması için çaba harcıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırılarını yakından takip ediyor. Suudi Arabistan ile İran arasındaki gerilim, Türkiye'nin bölgesel denge politikasını etkiliyor. Türkiye, hem Suudi Arabistan hem de İran ile ilişkilerini korumaya çalışırken, Yemen'deki insani krizin çözümü için diplomatik girişimlerde bulunuyor. Saldırıların enerji piyasalarını sarsması, Türkiye'nin enerji ithalatı ve ekonomik istikrarı açısından risk oluşturuyor. Ayrıca, Kızıldeniz ve Bab el-Mendeb Boğazı'ndaki güvenlik sorunları, Türkiye'nin deniz ticaret yollarını tehdit ediyor. Türkiye, BM'nin çağrılarına destek vererek bölgesel istikrarın sağlanması için çaba gösteriyor. Uzun vadede, Yemen'deki çatışmanın sona ermesi, Türkiye'nin Orta Doğu'daki ticari ve siyasi çıkarları için kritik önem taşıyor.