Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Yemen'deki Husi isyancılarının Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'daki uluslararası havalimanına yönelik saldırılarını kınadı. Konsey, Ekim ayı başından bu yana havalimanına 20 kez saldırı düzenlendiğini belirterek, bu eylemleri "tırmandırıcı" olarak nitelendirdi ve derhal son verilmesi çağrısında bulundu. Saldırılar, Yemen'deki iç savaşın bölgesel güvenliği tehdit eden boyutunu gözler önüne seriyor.
Husilerin saldırıları ve BM'nin tepkisi
BM Güvenlik Konseyi, Cuma günü yaptığı açıklamada, Husilerin Riyad'daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı'na yönelik balistik füze ve insansız hava aracı saldırılarını şiddetle kınadı. Konsey üyeleri, saldırıların sivil altyapıyı hedef alarak bölgede gerilimi artırdığını vurguladı. Açıklamada, "Bu saldırılar Yemen halkının acılarını derinleştiriyor ve siyasi çözüm çabalarını baltalıyor" denildi.
Suudi Arabistan yetkililerine göre, Ekim 2023'ten bu yana havalimanına 20'den fazla roket ve İHA saldırısı düzenlendi. Saldırılarda çoğunlukla maddi hasar meydana geldi ve can kaybı rapor edilmedi, ancak sivil havacılık güvenliği ciddi risk altında. Husiler, saldırıların Suudi Arabistan'ın Yemen'e yönelik hava operasyonlarına yanıt olduğunu savunuyor.
BM Güvenlik Konseyi, tüm taraflara uluslararası insancıl hukuka saygı gösterme ve sivil halkı koruma çağrısı yaptı. Konsey ayrıca, Husilerin saldırılarının Yemen'deki barış sürecine zarar verdiğini belirterek, siyasi diyalogun önemine dikkat çekti.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Husilerin Riyad'a yönelik saldırıları, Yemen iç savaşının Suudi Arabistan'ın güvenliğini doğrudan tehdit eder hale geldiğini gösteriyor. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon, 2015'ten bu yana Husilere karşı operasyon düzenliyor, ancak çatışmalar şiddetlenerek devam ediyor. Son aylarda Husiler, Suudi topraklarına yönelik füze ve İHA saldırılarını artırdı.
Bu saldırılar, Kızıldeniz ve Basra Körfezi'ndeki deniz ticaret yollarının güvenliğini de tehdit ediyor. Uluslararası toplum, Yemen'deki çatışmanın bölgesel istikrarsızlığa yol açmasından endişeli. ABD ve Avrupa ülkeleri, Husilerin saldırılarını kınarken, İran'ın Husilere desteğini sorguluyor. BM, Yemen'de kapsamlı bir ateşkes ve siyasi çözüm için çabalarını sürdürüyor, ancak taraflar arasındaki güvensizlik derin.
Uzmanlar, Husilerin saldırılarının Suudi Arabistan'ı güvenlik maliyetlerini artırmaya ve askeri operasyonlarını yoğunlaştırmaya itebileceğini, bunun da Yemen'deki insani krizi daha da kötüleştirebileceğini belirtiyor. BM'ye göre, Yemen'de 20 milyondan fazla insan insani yardıma muhtaç durumda.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yemen'deki çatışmada taraf olmamakla birlikte, bölgesel istikrarsızlıktan doğrudan etkileniyor. Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırıları, Körfez'de gerilimi artırarak enerji arz güvenliğini ve deniz ticaret yollarını tehdit ediyor. Türkiye'nin Suudi Arabistan ile son dönemde normalleşen ilişkileri ve Katar ile yakın bağları, Ankara'nın denge politikasını zorlaştırıyor. Ayrıca, Yemen'deki insani kriz ve göç riski, Türkiye'nin bölgesel istikrar arayışlarını etkiliyor. Türk dış politikası, Husilerin saldırılarının durdurulması ve Yemen'de siyasi çözüm için diplomatik çabalara destek vermeyi sürdürecektir.