Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, Suriye'nin başkenti Şam'a ayak bastı. Guterres'in, Beşar Esad rejiminin devrilmesinin ardından ülkede yönetimi devralan geçiş hükümetine BM'nin desteğini ifade etmesi ve siyasi geçiş sürecinin uluslararası toplum tarafından tanınması için çağrıda bulunması bekleniyor. Ziyaret, yaklaşık 13 yıldır süren iç savaşın ardından ülkenin yeniden inşası ve istikrarın sağlanması açısından kritik bir döneme denk geliyor.
Esad Sonrası Dönemde BM'nin Rolü
Guterres'in ziyareti, Suriye'de 8 Aralık'ta Esad yönetiminin devrilmesinin ardından BM üst düzey yetkililerinin gerçekleştirdiği ilk ziyaret olma özelliğini taşıyor. Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) öncülüğündeki silahlı grupların başkenti ele geçirmesiyle sonuçlanan süreç, ülkede 1963'ten bu yana süren Baas Partisi iktidarını sona erdirmişti. Şam'daki yeni yönetim, BM Güvenlik Konseyi'nin 2254 sayılı kararı çerçevesinde kapsayıcı bir siyasi geçiş süreci yürütme sözü vermişti.
BM Genel Sekreteri'nin, geçiş yönetiminin liderleriyle bir araya gelerek ülkenin yeniden inşası için uluslararası yardımın artırılması, insani krizin hafifletilmesi ve mültecilerin geri dönüşünün kolaylaştırılması konularında görüş alışverişinde bulunması bekleniyor. Ayrıca, HTŞ'nin uluslararası terör örgütleri listesinden çıkarılması için yapılan tartışmaların da gündemde olduğu ifade ediliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Guterres'in ziyareti, Suriye'deki geçiş sürecinin bölgesel ve küresel dengeler açısından ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gösteriyor. Rusya ve İran'ın Esad rejimine verdiği desteğin sona ermesi, bölgede güç boşluğu yaratırken, Türkiye, ABD, İsrail ve Körfez ülkeleri dahil birçok aktör, yeni dönemde Suriye'nin geleceği üzerinde etki sahibi olmak için mücadele ediyor. BM'nin bu süreçte oynayacağı rol, ülkenin toprak bütünlüğünün korunması ve kalıcı bir siyasi çözümün sağlanması açısından belirleyici olacak.
Öte yandan, Suriye'nin kuzeydoğusunda PKK/YPG'nin kontrolündeki bölgeler ve İsrail'in güneydeki askeri varlığı, geçiş sürecinin önündeki en büyük riskler olarak öne çıkıyor. BM'nin, bu grupların statüsünü ve Suriye'nin egemenliğini nasıl ele alacağı merak konusu. Guterres'in, Şam'da yapacağı görüşmelerde bu konulara da değinmesi bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
BM Genel Sekreteri'nin Şam ziyareti, Türkiye'nin Suriye politikası açısından önemli bir gelişme. Türkiye, Esad sonrası dönemde Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunmasını ve terör örgütleriyle mücadelenin sürdürülmesini öncelikli hedefler olarak belirlemişti. Guterres'in ziyaretinin, Türkiye'nin desteklediği muhalif grupların oluşturduğu geçiş yönetimine uluslararası meşruiyet kazandırması, Ankara'nın tezlerini güçlendirebilir. Ancak, BM'nin PKK/YPG'nin Suriye'deki varlığına yönelik tutumu, Türkiye'nin güvenlik kaygılarını gidermekten uzak kalırsa, Ankara ile BM arasında yeni bir gerginlik kaynağı oluşabilir. Türkiye, bu süreçte BM'nin terör örgütlerine karşı net bir tavır almasını ve Suriye'nin yeniden imarında aktif rol oynamasını bekliyor.