Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres, çete şiddetinin kontrolden çıktığı ve yerinden edilen kişi sayısının 1,5 milyona fırladığı Haiti'ye kritik bir ziyaret gerçekleştirdi. Guterres'in ilk durağı, BM Güvenlik Konseyi'nin Eylül ayında onayladığı yeni çete bastırma gücünün karargahı oldu. Bu ziyaret, ülkenin son yıllarda yaşadığı en derin güvenlik ve insani krizlerden birine uluslararası toplumun acil müdahalesini vurguluyor.
Gelişmenin arka planı: Haiti'de çete şiddeti neden tırmanıyor?
Haiti, 2021'de Devlet Başkanı Jovenel Moïse'nin suikasta uğramasının ardından siyasi boşluk ve artan çete şiddetiyle sarsılıyor. Çeteler, başkent Port-au-Prince'in büyük bölümünü kontrol ediyor; cinayet, kaçırma ve tecavüz gibi suçlar günlük yaşamın bir parçası haline geldi. BM verilerine göre, 2023'ün ilk yarısında 2.500'den fazla kişi çete saldırılarında öldü veya yaralandı. Yerinden edilenlerin sayısı ise 1,5 milyona ulaşarak ülke nüfusunun yaklaşık yüzde 13'üne tekabül ediyor. Guterres, ziyaretinde Karayip ülkesinin 'güvenlik, siyasi ve insani krizle' karşı karşıya olduğunu belirtti.
Bölgesel ve küresel boyut: Çete bastırma gücü ve uluslararası tepkiler
BM Güvenlik Konseyi'nin onayladığı çete bastırma gücü, Kenya öncülüğünde oluşturuluyor ve geçici olarak Haiti'de konuşlanacak. Ancak bu gücün etkinliği konusunda şüpheler var; zira benzer misyonlar daha önce de başarısız olmuştu. ABD, Kanada ve Fransa gibi ülkeler mali destek sözü verirken, Çin ve Rusya gibi diğer BMGK üyeleri dış müdahalenin sorunu çözmeyeceğini savunuyor. Guterres, ziyaretinde Haiti polisine ve halkına destek çağrısı yaparken, 'uluslararası toplumun daha fazla kaynak ayırması gerektiğini' ifade etti. Bölgesel örgüt CARICOM ise siyasi diyalog ve seçim sürecinin hızlandırılmasını talep ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Haiti'deki kriz, Türkiye'nin doğrudan bir müdahalesini gerektirmese de, küresel güvenlik ve insani yardım dinamikleri açısından önem taşıyor. Türkiye, BM barış gücü misyonlarına katkı sağlayan ülkeler arasında; Haiti krizi, BM'nin meşruiyeti ve çok taraflı kriz yönetimi kapasitesini test ediyor. Ayrıca, Karayipler bölgesindeki istikrarsızlık, göç yollarını ve uyuşturucu kaçakçılığı rotalarını etkileyebilir; bu da Türkiye'nin Avrupa ve Afrika'daki güvenlik çıkarlarıyla bağlantılı. Türkiye, bölgeye insani yardım gönderebilir veya uluslararası ortaklıklarda daha aktif rol alabilir.