Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, iki günlük Suriye ziyaretini tamamlayarak, devrik lider Beşar Esad döneminde ülkeye uygulanan tüm yaptırımların acilen kaldırılması çağrısında bulundu. Guterres, Şam’da yaptığı açıklamada, Suriye halkının on yılı aşkın süredir devam eden iç savaşın ve yaptırımların ağır sonuçlarıyla karşı karşıya olduğunu belirterek, uluslararası toplumun yeni yönetimin yeniden inşa çabalarını desteklemek için adım atması gerektiğini vurguladı. Bu çağrı, Aralık 2024’te başlayan yeni yönetimin ülkeyi normalleştirme çabalarının kritik bir aşamasında geldi.
Gelişmenin Arka Planı
Guterres, pazar günü yaptığı açıklamada, “Suriye’nin yeniden inşası için ön koşul, beşar Esad rejimi sırasında uygulanan yaptırımların kaldırılmasıdır. Bu yaptırımlar artık amacını yitirmiştir ve halkın refahını engellemektedir” ifadelerini kullandı. BM Genel Sekreteri, ayrıca yeni yönetimin kapsayıcı bir siyasi süreç yürütme ve tüm etnik ve dini grupların haklarını koruma konusundaki kararlılığını memnuniyetle karşıladığını söyledi.
Suriye’de Aralık 2024’te iktidara gelen yeni yönetim, ülkenin kuzeydoğusundaki petrol zengini bölgeleri kontrol eden ve yarı özerk bir yapıya sahip olan PYD/YPG’ye yönelik politikalarıyla dikkat çekiyor. Yeni yönetim, bu grupların merkezi hükümete entegre edilmesi gerektiğini savunuyor. Öte yandan, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu bazı ülkeler, PYD/YPG’yi PKK’nın Suriye kolu olarak görüyor ve bu grupların varlığına karşı çıkıyor.
BM verilerine göre, Suriye’de 16 milyondan fazla insan insani yardıma muhtaç durumda. Ülkenin altyapısı savaş nedeniyle büyük ölçüde tahrip olmuş durumda. Yeni yönetim, ekonomik toparlanmanın sağlanması ve uluslararası toplumla ilişkilerin normalleştirilmesi için yoğun çaba harcıyor. Guterres’in ziyareti, bu çabaların desteklendiğinin bir işareti olarak yorumlanıyor.
Bölgesel Ve Küresel Boyut
Suriye’ye yönelik yaptırımların kaldırılması, yalnızca Suriye’nin iç meselesi değil, aynı zamanda bölgesel ve küresel güç dengelerini de yakından ilgilendiriyor. Batılı ülkeler, Esad rejiminin insan hakları ihlallerine ve kimyasal silah kullanımına tepki olarak 2011 yılından itibaren ağır yaptırımlar uyguluyordu. Bu yaptırımlar, Suriye ekonomisini ciddi şekilde zayıflatmış ve ülkenin yeniden inşasını engellemişti.
Rusya ve İran’ın Esad rejimine verdiği destek, savaşın seyrini etkileyen önemli faktörlerden biri oldu. Ancak Aralık 2024’teki siyasi değişimle birlikte Moskova ve Tahran’ın etkisi azaldı. Yeni yönetim, Batı ile ilişkileri yeniden kurmaya ve özellikle Avrupa Birliği ve ABD ile diyaloğu başlatmaya çalışıyor.
Guterres’in yaptırımların kaldırılması çağrısı, uluslararası toplumda geniş yankı buldu. Bazı Batılı ülkeler, yeni yönetimin demokratik bir geçiş süreci başlatması ve azınlık haklarını güvence altına alması koşuluyla yaptırımların kademeli olarak kaldırılabileceğini belirtiyor. Arap Birliği ise Suriye’nin yeniden üyeliğini değerlendiriyor.
Öte yandan, ABD ve Avrupa Birliği’nin Suriye’deki yaptırımlar konusunda farklı yaklaşımlar sergilediği görülüyor. ABD, yeni yönetimin uzun vadeli istikrarı sağlayacağına ikna olana kadar yaptırımları kaldırmaya yanaşmazken, AB ülkeleri insani yardımların ulaştırılması ve ekonomik toparlanma için daha esnek bir tutum benimseyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Suriye’deki yeni yönetimle yakın ilişkiler kurmuş durumda. Yaptırımların kaldırılması, Türkiye’nin Suriye’deki ticari ve ekonomik ilişkilerini canlandırabilir, ayrıca yeniden inşa sürecinde Türk firmalarına yeni fırsatlar yaratabilir. Bununla birlikte, Türkiye’nin öncelikli endişesi PYD/YPG’nin statüsü. Yeni yönetimin bu gruplarla nasıl bir ilişki kuracağı, Türkiye’nin güvenlik politikalarını doğrudan etkileyecek. Guterres’in çağrısı olumlu karşılansa da, Ankara’nın yaptırımların kaldırılmasını, PKK’ya yönelik tehditlerin sona ermesi ve Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması şartına bağladığı biliniyor. Bu bağlamda, Türkiye süreci yakından takip ediyor.