Birleşmiş Milletler (BM) tarafından yayımlanan yeni bir rapor, Gazze Şeridi'nde yüz binlerce çocuğun işleyen bir okula erişiminin bulunmadığını ortaya koydu. Rapora göre, İsrail'in 7 Ekim 2023'ten bu yana sürdürdüğü saldırılar sonucunda bölgedeki okulların büyük çoğunluğu ya doğrudan hedef alındı ya da ağır hasar gördü. Eğitimden mahrum kalan çocukların sayısı ise 600 bini aşmış durumda. BM, bu durumun gelecekte telafisi güç bir nesil kaybına yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
Okulların Durumu ve Eğitim Krizi
BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) tarafından hazırlanan raporda, Gazze'deki 1,2 milyon öğrencinin eğitim hakkından mahrum olduğu belirtiliyor. Raporda, bölgedeki 564 okuldan 468'inin ciddi şekilde hasar gördüğü veya tamamen yıkıldığı ifade ediliyor. Ayrıca, okulların büyük bir kısmı, evlerini kaybeden yerinden edilmiş aileler için barınma merkezi olarak kullanılıyor. Bu durum, eğitim faaliyetlerinin neredeyse tamamen durmasına yol açarken, çocukların psikolojik açıdan da travma yaşadığına dikkat çekiliyor.
BM Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) verilerine göre, Gazze'deki 183 okulunun 159'u hasar gördü veya yıkıldı. Raporda, çocukların eğitimden uzak kalmasının, onları çocuk işçiliği, dilencilik ve silahlı gruplara katılım gibi risklere açık hale getirdiği vurgulanıyor. Eğitim Bakanlığı yetkilileri ise, savaşın sona ermesinin ardından eğitimin yeniden başlatılmasının yıllar alabileceğini, ayrıca binlerce öğretmenin de öldürüldüğünü veya yerinden edildiğini belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Uzmanlar, Gazze'deki eğitim krizinin sadece bir insani trajedi olmadığını, aynı zamanda bölgesel istikrarı tehdit eden uzun vadeli bir güvenlik sorunu yarattığını ifade ediyor. Eğitimsiz bir nesil, radikalleşme ve aşırıcılık için verimli bir zemin oluşturabilir. BM Genel Sekreteri António Guterres, son açıklamalarında eğitimin ertelenemeyecek bir öncelik olduğunu vurgularken, uluslararası topluma acil insani ateşkes çağrısında bulunuyor. Filistin hükümeti ise, uluslararası toplumun okulların yeniden inşası için fon sağlaması gerektiğini savunuyor. Ancak, mevcut çatışma ortamında bu fonların etkili bir şekilde kullanılmasının mümkün olmadığı belirtiliyor.
Orta Doğu'da devam eden gerilimler, eğitim krizine kalıcı bir çözüm bulunmasını zorlaştırıyor. İsrail, Hamas'ın okullardan ve hastanelerden askeri amaçlarla yararlandığını iddia ediyor; bu da okulların meşru hedef haline gelmesine yol açıyor. Uluslararası hukuk uzmanları ise, sivillerin ve sivil altyapının korunması gerektiğini hatırlatarak, eğitim kurumlarının uluslararası insancıl hukuk kapsamında özel koruma altında olduğunu belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Gazze'deki eğitim krizi, Türkiye'nin Filistin meselesindeki geleneksel hassasiyetini derinleştiriyor. Türkiye, BM platformlarında Filistinlilerin haklarını savunurken, özellikle insani yardım alanında UNRWA ve diğer kuruluşlar aracılığıyla destek sağlıyor. Bu rapor, Türkiye'nin insani diplomasi girişimlerine yeni bir boyut kazandırabilir. Ayrıca, bölgede kalıcı istikrarın sağlanması için eğitimin önemini öne çıkaran Türkiye, uluslararası toplumu harekete geçirmeye yönelik adımlar atabilir. Türkiye'nin, Gazze'deki okulların onarımı ve eğitim materyallerinin temini gibi somut projelere ağırlık vermesi, hem Filistin halkı nezdinde hem de uluslararası kamuoyunda olumlu bir etki yaratabilir.