Birleşmiş Milletler (BM), İsrail'in Gazze'ye yönelik devam eden hava saldırıları ve askeri operasyonlarının ateşkesi defalarca ihlal etmesi sonucu artan sivil kayıplardan duyduğu derin endişeyi dile getirdi. BM yetkilileri, bölgedeki insani durumun giderek kötüleştiğini ve sivil halkın ağır bedel ödediğini vurguladı. Anadolu Ajansı'nın aktardığına göre, BM sözcüsü yaptığı açıklamada, “Siviller üzerindeki etki konusunda endişelenmeye devam ediyoruz” ifadelerini kullandı. Bu açıklama, Gazze'de son haftalarda yaşanan çatışmaların ve kayıpların ardından geldi.
İsrail saldırıları ve ateşkes ihlalleri
İsrail güçleri, Hamas ile varılan ateşkes anlaşmasına rağmen Gazze'nin çeşitli bölgelerine hava saldırıları düzenlemeye devam ediyor. Son saldırılarda özellikle Refah ve Han Yunus kentlerinde sivil yerleşim yerlerinin hedef alındığı bildirildi. Yerel sağlık yetkilileri, saldırılarda aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu onlarca kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Ateşkesin ilan edilmesinin ardından geçen süre zarfında İsrail'in en az 12 kez ateşkesi ihlal ettiği ve bu ihlallerde 100'den fazla Filistinlinin öldüğü belirtiliyor.
BM İnsan Hakları Ofisi, İsrail güçlerinin sivillere yönelik orantısız güç kullandığını ve uluslararası insancıl hukuku ihlal ettiğini kayıtlara geçirdi. Raporda, saldırıların okul, hastane ve cami gibi sivil altyapıyı hedef aldığı, bu durumun savaş suçu teşkil edebileceği vurgulandı. İsrail ise saldırıların Hamas militanlarına yönelik olduğunu ve sivil kayıpların “trajik ama kaçınılmaz” olduğunu savunuyor. Ancak BM ve uluslararası toplum, İsrail'in bu gerekçesini kabul etmiyor ve bağımsız soruşturma çağrısında bulunuyor.
İnsani kriz derinleşiyor
Çatışmaların şiddetlenmesiyle birlikte Gazze'de insani kriz de derinleşiyor. BM Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA), bölgede temel gıda, su ve tıbbi malzeme sıkıntısı yaşandığını açıkladı. Saldırılar nedeniyle birçok hastane hizmet dışı kalırken, elektrik kesintileri ve yakıt yetersizliği sağlık sistemini çökme noktasına getirdi. BM, Gazze'deki 2 milyondan fazla insanın yüzde 80'inin insani yardıma muhtaç olduğunu tahmin ediyor.
Uluslararası toplum, acil ateşkes çağrılarına rağmen İsrail'in saldırılarını sürdürmesinden endişeli. Mısır ve Katar arabuluculuğunda yürütülen müzakerelerde kalıcı bir ateşkes için henüz somut bir ilerleme sağlanamadı. ABD ise İsrail'in meşru müdafaa hakkını desteklerken, sivil kayıpların azaltılması yönünde telkinlerde bulunuyor. Ancak bu telkinlerin pratikte bir karşılığı olmadığı gözlemleniyor. Avrupa Birliği (AB) dışişleri bakanları, İsrail'e yönelik yaptırım seçeneklerini değerlendirdiklerini duyurdu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişmeler Türkiye'nin bölgesel politikası açısından kritik bir öneme sahip. Türkiye, uzun süredir Filistin davasının en güçlü savunucularından biri olarak öne çıkıyor. Gazze'de artan sivil kayıplar, Türk kamuoyunda infial yaratmakta ve hükümetin daha aktif bir rol üstlenmesi yönünde baskı oluşturmaktadır. Türkiye'nin, BM nezdinde yaptığı girişimler ve insani yardım koridorlarının açılması için yürüttüğü diplomasi, bu dönemde daha da önem kazanıyor. Öte yandan, Türkiye'nin bölgedeki nüfuzunu artırma çabaları, Gazze'deki gelişmelere bağlı olarak şekillenecek; İsrail ile yaşanan gerilim, Ankara'nın Orta Doğu'daki dengeleri gözeten dış politikasını etkileyecektir.