Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA), Pazartesi günü İsrail ordusunun Gazze Şeridi genelinde yoğun nüfuslu bölgelere düzenlediği hava saldırılarında sivillerin hayatını kaybetmeye ve yaralanmaya devam etmesinden "derin endişe" duyduğunu bildirdi. OCHA, yaptığı yazılı açıklamada, "Sivillerin ve sivil altyapının uluslararası insancıl hukuk kapsamında korunması gerektiğini bir kez daha hatırlatıyoruz" ifadelerine yer verdi. BM yetkilileri, saldırıların sivil kayıpları artırdığını ve insani yardım operasyonlarını ciddi şekilde zorlaştırdığını vurguladı.
Gelişmenin arka planı
İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları aylardır devam ediyor. Son haftalarda İsrail ordusu, Gazze'nin kuzeyinden güneyine kadar birçok bölgede yoğunlaştırdığı operasyonlarla sivil yerleşim alanlarını hedef alıyor. OCHA'nın açıklaması, özellikle son günlerde artan sivil ölümleri üzerine geldi. BM verilerine göre, çatışmaların başlangıcından bu yana Gazze'de on binlerce sivil hayatını kaybetti, yaralandı veya yerinden edildi. Altyapının büyük bölümü tahrip oldu; hastaneler, okullar ve su tesisleri çalışamaz durumda. OCHA, "Sivillerin ve sivil altyapının korunması uluslararası hukukun bir gereğidir. Taraflar, ayrım gözetmeksizin saldırılardan kaçınmalı ve insani yardımların güvenli bir şekilde ulaştırılmasına izin vermelidir" dedi.
BM Genel Sekreteri António Guterres de defalarca ateşkes çağrısı yapmış, ancak çağrılar sonuçsuz kalmıştı. Uluslararası toplum, İsrail'in saldırılarını durdurması ve insani yardımların engelsiz geçişine izin vermesi yönünde baskı yapıyor. Ancak İsrail, operasyonlarını "Hamas'ı hedef alma" gerekçesiyle sürdürüyor. Bu süreçte siviller en büyük bedeli ödüyor.
OCHA'nın açıklaması, sadece bir uyarı değil, aynı zamanda uluslararası toplumun artan endişesinin bir yansıması. BM kuruluşları, Gazze'de insani yardım dağıtımının neredeyse imkânsız hale geldiğini, yakıt, gıda ve ilaç sıkıntısının had safhada olduğunu belirtiyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve UNICEF gibi kuruluşlar da durumun vahametini dile getiriyor. OCHA, taraflara "uluslararası insancıl hukuka saygı gösterme" çağrısını yineledi.
Bölgesel veya küresel boyut
Gazze'deki çatışmalar, Ortadoğu'da tansiyonu yükseltmiş durumda. İsrail'in saldırıları, Lübnan, Suriye ve Yemen gibi ülkelerdeki İran destekli gruplarla gerilimi artırdı. Kızıldeniz'de Husi saldırıları nedeniyle küresel ticaret aksadı. Ayrıca, İsrail-Filistin meselesi, Arap ülkeleriyle İsrail arasındaki normalleşme süreçlerini de etkiledi. Suudi Arabistan, BAE ve diğer Körfez ülkeleri, sivil kayıplar nedeniyle İsrail'e yönelik eleştirilerini artırdı. ABD ise İsrail'e desteğini sürdürürken, insani yardımlar konusunda daha fazla adım atılması için baskı yapıyor. BM Güvenlik Konseyi'nde ateşkes çağrısı yapan karar tasarıları, ABD'nin vetosu nedeniyle kabul edilemedi. Bu durum, uluslararası kurumların etkinliğini tartışmaya açtı.
Bölgesel aktörler arasında diplomatik çözüm arayışları sürüyor. Mısır ve Katar, ateşkes müzakerelerinde arabuluculuk yapıyor. Ancak taraflar arasındaki güvensizlik ve derin anlaşmazlıklar nedeniyle kalıcı bir çözüm sağlanamadı. Gazze'deki insani kriz, küresel kamuoyunda da geniş yankı uyandırdı; birçok ülkede protestolar düzenleniyor. BM'nin çağrıları, sivil kayıpların durdurulması için bir çağrı niteliğinde.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Gazze'deki sivil kayıplarından derin endişe duyduğunu ve İsrail'in saldırılarını kınadığını defalarca dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail'i "savaş suçu işlemekle" suçlayarak ateşkes çağrısı yaptı. Türkiye, bölgede insani yardım koridorlarının açılması ve kalıcı ateşkes sağlanması için diplomatik girişimlerde bulunuyor. Ayrıca, Türkiye'nin Gazze'ye yönelik insani yardımları ve Filistinli yaralıların tedavisi için gönderdiği sağlık ekipleri bulunuyor. Bu gelişmeler, Türkiye'nin Ortadoğu'daki diplomatik etkinliğini artırırken, İsrail ile ilişkileri daha da geriyor. Türkiye, uluslararası toplumu daha fazla sorumluluk almaya davet ediyor.