Birleşmiş Milletler, Gazze Şeridi'ndeki eğitim sisteminin BM Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı'ndan (UNRWA) UNESCO'ya devredilmesine yönelik planlar olduğu iddialarını kesin bir dille yalanladı. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, söz konusu haberlere ilişkin açıklamasında, böyle bir transferin gündemde olmadığını belirtti. Yalanlama, eski bir UNRWA yetkilisinin özel mesajına yanıt olarak geldi.
İddiaların Arka Planı ve UNRWA'nın Durumu
UNRWA, 1949'dan bu yana Filistinli mültecilere eğitim, sağlık, sosyal hizmetler ve istihdam alanlarında yardım sağlayan bir BM kuruluşu. Gazze'de 300'den fazla okul işleten UNRWA, bölgedeki eğitim sisteminin bel kemiği konumunda. Son aylarda İsrail, UNRWA çalışanlarının 7 Ekim 2023'teki Hamas saldırısına karıştığı iddialarıyla ajansı hedef alırken, bazı Batılı ülkeler de fonlarını askıya aldı. Bu baskı ortamında, Gazze eğitiminin UNESCO'ya devredileceği yönünde söylentiler yayıldı.
BM Genel Sekreteri Guterres'in yalanlaması, özellikle UNRWA'nın geleceğine dair belirsizliğin arttığı bir dönemde geldi. UNESCO, eğitim alanında küresel bir otorite olsa da, Gazze'deki mevcut yapıyı devralacak ne operasyonel kapasiteye ne de sahada varlığa sahip. Üstelik böyle bir devir, Filistinli mültecilerin haklarını koruma misyonuyla çelişebilir. BM yetkilileri, UNRWA'nın görev süresinin devam ettiğini ve eğitim hizmetlerinin aksamadan süreceğini vurguluyor.
Ancak, UNRWA'ya yönelik finansal kısıtlamalar ve siyasi baskılar, ajansın faaliyetlerini zorlaştırıyor. Gazze'deki savaş nedeniyle eğitim altyapısı büyük zarar gördü; birçok okul yıkıldı veya hasar gördü. Böyle bir ortamda eğitimin nasıl sürdürüleceği belirsizliğini koruyor. UNESCO'nun olası rolü, yalnızca teknik destek veya müfredat geliştirme gibi sınırlı alanlarda olabilir, ancak şu an için resmi bir devir söz konusu değil.
Bölgesel ve Küresel Boyut
UNRWA, sadece Gazze için değil, Ürdün, Lübnan ve Suriye'deki Filistinli mülteciler için de hayati önem taşıyor. Ajansın zayıflaması, Orta Doğu'da istikrarsızlığı artırabilir ve mülteci hakları konusunda uluslararası hukukun uygulanmasını tehlikeye atabilir. UNESCO'ya devir iddiaları, aslında UNRWA'nın siyasi olarak hedef alınmasının bir yansıması. İsrail, UNRWA'yı "Hamas'la iş birliği yapmakla" suçlarken, Filistinliler ve birçok ülke bu suçlamaları reddediyor.
BM içinde yaşanan bu gerilim, uluslararası toplumun Filistin sorununa yaklaşımındaki bölünmüşlüğü gözler önüne seriyor. ABD ve Avrupa ülkeleri UNRWA'ya fon sağlarken, bazıları şartlı destek veriyor. Bu durum, insani yardımın siyasallaşması riskini doğuruyor. Eğitim gibi temel bir hizmetin devredilmesi, Filistinli çocukların geleceği açısından endişe verici. UNESCO'nun devreye girmesi halinde, eğitim içeriği üzerinde İsrail'in etkisi artabilir ve Filistin kimliğinin korunması zorlaşabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, UNRWA'ya en büyük bağışçılardan biri ve Filistin davasının güçlü bir savunucusu. Gazze'deki eğitim sisteminin UNESCO'ya devredilmesi iddiaları, Türkiye'nin bölgedeki insani diplomasisini ve Filistinli mültecilere verdiği desteği yakından ilgilendiriyor. Ankara, UNRWA'nın görevini sürdürmesini ve finansmanının artırılmasını savunuyor. Böyle bir devir, Türkiye'nin UNESCO üzerinden Filistin eğitimine katkı sağlama imkânlarını sınırlayabilir. Ayrıca, Türkiye'nin bölgedeki yumuşak gücü, UNRWA'nın etkinliğine bağlı. Bu nedenle Türkiye, BM içindeki tartışmalarda UNRWA'nın yanında yer alarak Filistinli mültecilerin haklarını koruma çabasını sürdürecektir.