Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, Etiyopya'nın kuzeyindeki Tigray bölgesinde hükümet güçleri ile Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (TPLF) arasında yeniden alevlenen çatışmalardan 'ciddi endişe' duyduğunu açıkladı. Guterres, yaptığı yazılı açıklamada tüm taraflara 'derhal düşmanlıkları durdurma' ve diyaloga dönme çağrısında bulundu. BM yetkilileri, bölgede artan şiddetin sivil halk üzerindeki etkisinden endişe ediyor.
Çatışmanın Arka Planı ve Son Gelişmeler
Etiyopya'da Kasım 2020'de başlayan ve geçen yıl sona erdiği duyurulan çatışmalar, son haftalarda yeniden şiddetlendi. Tigray Savunma Güçleri ile Etiyopya federal ordusu arasında çatışmalar, özellikle Amhara ve Afar bölgelerinde yoğunlaştı. Taraflar birbirini anlaşmayı ihlal etmekle suçlarken, BM ve yardım kuruluşları bölgede insani yardımın aksadığını bildiriyor.
Guterres, açıklamasında 'Etiyopya halkının barış ve istikrarı hak ettiğini' vurgulayarak, uluslararası toplumu insani yardımlara erişim için baskı yapmaya çağırdı. BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA), son çatışmalar nedeniyle on binlerce kişinin yerinden edildiğini ve yardım konvoylarının engellendiğini raporladı.
Uzmanlar, çatışmanın yeniden başlamasının, 2022'de imzalanan Pretoria Anlaşması'nın kırılganlığını gözler önüne serdiğini belirtiyor. Anlaşma, Tigray güçlerinin silah bırakmasını ve federal otoritenin bölgede kontrolü sağlamasını öngörüyordu, ancak uygulamada sorunlar yaşandı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Etiyopya, Afrika Boynuzu'nda stratejik bir konumda ve bölgesel istikrar için kritik öneme sahip. Çatışmaların yeniden başlaması, komşu ülkeler Sudan, Eritre ve Somali'yi de etkileyebilir. Eritre, Tigray çatışmasında federal hükümeti desteklemekle suçlanmıştı. Ayrıca, Etiyopya'nın Mısır ve Sudan ile yaşadığı Nil Nehri üzerindeki Rönesans Barajı (GERD) anlaşmazlığı, bölgesel gerilimi artıran diğer bir faktör.
Uluslararası toplum, Etiyopya'daki istikrarsızlığın Kızıldeniz ve Afrika Boynuzu'ndaki güvenlik dengesini etkileyebileceğinden endişe ediyor. BM Güvenlik Konseyi, konuyu görüşmek üzere önümüzdeki günlerde toplanabilir. ABD ve AB, taraflara itidal çağrısında bulunurken, insani yardımların engellenmesinden duyulan rahatsızlığı dile getirdi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Etiyopya ile son yıllarda ekonomik ve askeri ilişkilerini güçlendirdi. Türk şirketleri ülkede altyapı ve enerji projelerinde yer alıyor; ayrıca savunma sanayi işbirliği kapsamında insansız hava araçları tedariki gibi anlaşmalar imzalandı. Etiyopya'daki istikrarsızlık, Türk yatırımlarını ve bölgesel bağlantı projelerini riske atabilir. Öte yandan Türkiye, Afrika Boynuzu'nda barış ve arabuluculuk rolü üstlenerek nüfuzunu artırabilir. Çatışmanın yeniden alevlenmesi, Türkiye'nin bölgedeki dengeli diplomasi yürütme çabalarını zorlaştırırken, insani yardım koridorlarının açılması için uluslararası baskıyı artırması bekleniyor.