İsrail'de 7 Ekim 2023'te Hamas'ın gerçekleştirdiği saldırının üzerinden geçen süre, ülkenin iç siyasetini derinden etkiliyor. Saldırının ardından ilk kez oy kullanacak yüz binlerce genç seçmenden biri olan Amihai gibi isimler için bu ay sandık başına giderken öncelikleri net: güvenlik. Bu durum, İsrail seçmeninin sağa kaymasına ve özellikle gençler arasında güvenlik odaklı siyasi tercihlerin öne çıkmasına yol açıyor.
7 Ekim sonrası İsrail toplumunda güvenlik algısı
Hamas'ın 7 Ekim 2023'te İsrail'in güneyinde düzenlediği ve yaklaşık 1.200 kişinin ölümüyle sonuçlanan saldırı, İsrail toplumunda derin bir travma yarattı. Saldırının ardından İsrail, Gazze'ye yönelik geniş kapsamlı bir askeri operasyon başlattı. Bu süreçte birçok genç İsrailli, askerlik hizmeti kapsamında çatışmalara katıldı veya yedek kuvvetlerde görev aldı. Amihai de bu gençlerden biri. Henüz 18 yaşında olan Amihai, oy kullanma hakkını ilk kez bu seçimde kullanacak. Kendisi gibi düşünen birçok genç için güvenlik, diğer tüm konuların önüne geçmiş durumda.
İsrail'de yapılan anketler, genç seçmenlerin önemli bir bölümünün sağ partilere ve özellikle güvenlik konusunda sert politikalar izleyen isimlere yöneldiğini gösteriyor. Bu eğilim, sol ve merkez partilerin gençler arasındaki desteğini azaltıyor. Uzmanlar, 7 Ekim saldırısının gençlerin siyasi sosyalleşmesinde belirleyici bir rol oynadığını vurguluyor. Saldırı öncesinde ekonomik ve sosyal konulara odaklanan gençler, şimdi daha çok güvenlik ve dış tehdit algısıyla hareket ediyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
İsrail'de genç seçmenlerin sağa kayması, ülkenin Filistin meselesi ve bölgesel politikalarında daha sert bir çizgi izlemesine neden olabilir. Bu durum, ABD ve Avrupa ülkeleriyle ilişkilerde gerilimlere yol açabilir. Özellikle iki devletli çözüm konusunda İsrail hükümeti üzerindeki uluslararası baskı artarken, genç seçmenlerin sağa yönelmesi bu baskıya direnci artırabilir. Ayrıca, İsrail'in Gazze'ye yönelik operasyonları ve yerleşim politikaları, bölgedeki istikrarsızlığı daha da derinleştirebilir. Genç seçmenlerin tercihleri, yalnızca İsrail iç siyasetini değil, aynı zamanda Ortadoğu'daki güç dengelerini de etkileyebilecek potansiyele sahip.
Öte yandan, İsrail'de gençler arasında aşırı sağ partilere verilen destek, ırkçılık ve ayrımcılık endişelerini de beraberinde getiriyor. İsrail solunun gençler arasında yeniden canlanması için güvenlik ve ekonomik adalet konularında daha etkili politikalar üretmesi gerektiği belirtiliyor. Ancak şu anki tablo, güvenlikçi söylemin gençler üzerinde daha baskın olduğunu gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail'de genç seçmenlerin sağa kayması ve güvenlik odaklı politikaların öne çıkması, Türkiye'nin bölge politikalarını doğrudan etkileyebilir. Türkiye, Filistin meselesinde İsrail'e karşı eleştirel bir tutum sergiliyor ve iki devletli çözümü savunuyor. İsrail'in daha sert bir çizgiye yönelmesi, Türkiye-İsrail ilişkilerinde yeni gerilimlere yol açabilir. Ayrıca, İsrail'in Gazze politikaları ve yerleşim faaliyetleri, Türkiye'nin bölgedeki insani diplomasi çabalarını zorlaştırabilir. Genç seçmenlerin tercihleri, uzun vadede İsrail'in dış politikasını şekillendireceği için Türkiye'nin bölgesel dengeleri gözeterek stratejik adımlar atması önem taşıyor.