Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı'nın (UNRWA) Doğu Kudüs'teki tek ve son meslek yüksekokulu olan Kalendiya Eğitim Merkezi, İsrail'in kapatma tehdidiyle karşı karşıya. Kudüs'ün hâlâ faaliyette olan en eski eğitim kurumlarından biri olan merkez, yıllardır binlerce Filistinli mülteci gence mesleki eğitim vererek onların iş gücüne katılımını sağlıyor. Ancak İsrail makamlarının son dönemde artan baskıları ve yasal düzenlemeleri, merkezin geleceğini ciddi şekilde tehdit ediyor.
Kalendiya Eğitim Merkezi'nin Tarihi ve Önemi
1950'lerde kurulan Kalendiya Eğitim Merkezi, UNRWA'nın bölgedeki en köklü kurumlarından biri olarak kabul ediliyor. Filistinli mülteci kamplarında yaşayan gençlere mühendislik, bilgisayar teknolojileri, sağlık hizmetleri ve idari işler gibi çeşitli alanlarda mesleki eğitim sunuyor. Merkez, sadece bir okul olmanın ötesinde, toplumsal bir dayanışma noktası işlevi görüyor ve mülteci ailelerin çocuklarının geleceğe umutla bakmasını sağlıyor. Mezunlarının büyük bölümü, bölgedeki iş piyasasında istihdam edilerek aile ekonomilerine katkıda bulunuyor.
İsrail yönetimi, UNRWA'nın Kudüs'teki faaliyetlerini yıllardır yakından takip ediyor. Son olarak, merkezin bulunduğu arazi üzerinde hak iddia eden İsrail, eğitim kurumunun buradan taşınmasını talep etti. UNRWA ise bu talebi reddederek uluslararası hukuka ve mevcut anlaşmalara atıfta bulundu. Ancak İsrail'in baskısı, eğitim merkezinin faaliyetlerini sürdürmesini zorlaştırıyor. Kurum yöneticileri, İsrail tarafından alınabilecek olası bir kapatma kararının, binlerce öğrenciyi mağdur edeceğini ve bölgedeki eğitim hizmetlerine büyük bir darbe vuracağını belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Doğu Kudüs, uluslararası hukuka göre işgal altındaki Filistin topraklarının bir parçası olarak kabul ediliyor. İsrail'in 1967'de işgal ettiği Doğu Kudüs'ü ilhak etme girişimleri, Birleşmiş Milletler tarafından defalarca kınandı. UNRWA'nın buradaki varlığı, mülteci haklarının korunması açısından büyük önem taşıyor. Ancak İsrail, son yıllarda UNRWA'nın faaliyetlerini kısıtlama ve kurumu itibarsızlaştırma yönünde sistematik bir politika izliyor. İsrail, UNRWA'yı Hamas'la iş birliği yapmakla ve antisemitist içerikleri eğitim müfredatında kullanmakla suçluyor; UNRWA ise bu iddiaları reddederek tarafsızlık ilkesine vurgu yapıyor.
Uluslararası toplum, İsrail'in bu girişimlerine karşı çeşitli tepkiler verse de somut adımlar atabilmiş değil. ABD ve Avrupa Birliği, UNRWA'nın bölgedeki insani rolünü desteklediklerini ifade ediyor, ancak İsrail'i durdurucu nitelikte yaptırımlar uygulamıyorlar. Bu durum, İsrail'in bölgedeki eğitim kurumlarına yönelik baskılarını sürdürmesine neden oluyor. Kalendiya Eğitim Merkezi'nin kapatılması hâlinde, Doğu Kudüs'teki Filistinli öğrencilerin mesleki eğitime erişimi neredeyse tamamen ortadan kalkacak; bu da genç nüfusun işsizlik ve yoksulluk riskini artıracak.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, uzun yıllardır Filistin davasını destekleyen ve UNRWA'ya maddi katkı sağlayan ülkeler arasında yer alıyor. Kalendiya Eğitim Merkezi'nin kapatılması, sadece Filistinli mültecilerin eğitim hakkını ihlal etmekle kalmayacak, aynı zamanda Kudüs'ün demografik yapısını değiştirmeye yönelik İsrail politikalarının bir parçası olarak görülecektir. Türkiye, bu tür tek taraflı adımlara karşı BM nezdinde ve İslam İşbirliği Teşkilatı gibi platformlarda sesini yükseltmektedir. Bu gelişme, Türkiye'nin Filistin'e yönelik insani yardım politikalarını etkileyebilir ve bölgedeki gerilimi artırabilir. Ayrıca, İsrail ile Türkiye arasında son dönemde normalleşen ilişkilerde yeni bir pürüz oluşturma potansiyeli taşımaktadır. Türkiye, uluslararası toplumun bu konuda daha etkili bir tutum alması gerektiğini savunmaktadır.