Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, barış gücü askerlerine yönelik saldırıların cezasız kalmaması amacıyla 23 Haziran Salı günü önemli bir karar aldı. Karar, son yıllarda artan şiddet olayları ve buna rağmen sınırlı sayıda kovuşturma yapılmasının yarattığı endişeleri gidermeyi hedefliyor. BM barış gücü misyonlarında görev yapan askerlere yönelik saldırılar, uluslararası hukukta savaş suçu olarak kabul edilmesine rağmen, faillerin çoğu zaman yargı önüne çıkarılamadığına dikkat çekiliyor. Yeni karar, bu tür saldırıların soruşturulması ve kovuşturulması için üye devletlere daha fazla sorumluluk yüklüyor.
Artan şiddet ve cezasızlık sorunu
BM verilerine göre, barış gücü askerlerine yönelik saldırılar son on yılda önemli ölçüde arttı. 2013'ten bu yana 200'den fazla barış gücü askeri hayatını kaybetti, yüzlercesi ise yaralandı. Ancak bu saldırıların faillerinin yalnızca yüzde 5'i yargılanabildi. Bu durum, BM'nin caydırıcılık kapasitesini zayıflatmakta ve misyonların güvenliğini tehdit etmektedir. Karar, özellikle Mali, Orta Afrika Cumhuriyeti ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti gibi barış gücü misyonlarının yoğun olduğu bölgelerdeki artan saldırılara yanıt olarak hazırlandı. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, kararın kabul edilmesinin ardından yaptığı açıklamada, "Barış gücü askerlerini hedef alan saldırılar sadece bir suç değil, aynı zamanda uluslararası barış ve güvenliğe yönelik doğrudan bir tehdittir. Bu saldırıların cezasız kalması, gelecekteki saldırıları teşvik etmektedir," dedi.
Karar, üye devletleri barış gücü askerlerine yönelik saldırıları kendi ulusal yasalarına göre suç saymaya ve failleri adalet önüne çıkarmak için gerekli adımları atmaya çağırıyor. Ayrıca, BM misyonlarının güvenliğini artırmak için teknolojik ve operasyonel önlemler alınmasını teşvik ediyor. Kararın uygulanmasını denetlemek üzere BM Genel Sekreteri'nden her iki yılda bir rapor sunması isteniyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Barış gücü askerlerine yönelik saldırılar, özellikle Afrika'da faaliyet gösteren BM misyonlarında yoğunlaşmaktadır. Mali'deki MINUSMA, dünyadaki en tehlikeli BM misyonu olarak kabul ediliyor; 2013'ten bu yana 300'den fazla barış gücü askeri hayatını kaybetti. Orta Afrika Cumhuriyeti'ndeki MINUSCA ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti'ndeki MONUSCO da sık sık saldırılara maruz kalıyor. Bu saldırıların çoğu, bölgedeki silahlı gruplar tarafından gerçekleştirilirken, bazı durumlarda devlet dışı aktörlerin yanı sıra düzensiz ordular da rol oynuyor. Cezasızlık, bu grupları cesaretlendirerek şiddet sarmalını derinleştiriyor. Karar, aynı zamanda BM'nin uluslararası hukukun üstünlüğünü güçlendirme çabalarının bir parçası olarak görülüyor. Barış gücü askerlerine yönelik saldırıların savaş suçu sayılması, bu tür eylemlerin faillerinin Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde yargılanmasının önünü açabilir. Ancak, kararın bağlayıcı olmaktan ziyade tavsiye niteliğinde olması, etkinliği konusunda soru işaretleri yaratıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, uzun yıllardır BM barış gücü misyonlarına önemli katkılar sağlamaktadır. Özellikle Somali, Kosova, Lübnan ve Orta Afrika Cumhuriyeti'nde görev yapan Türk barış gücü askerleri, BM'nin bu alandaki çabalarında aktif rol oynamaktadır. Bu nedenle, barış gücü askerlerine yönelik saldırılara karşı hesap verebilirliğin artırılması, Türkiye'nin güvenlik çıkarları açısından doğrudan önem taşımaktadır. Karar, Türkiye'nin BM'deki etkinliğini artırabilir ve uluslararası alanda sorumluluk paylaşımını güçlendirebilir. Ayrıca, Türkiye'nin kendi askerlerinin güvenliğini sağlama çabalarına da katkıda bulunacaktır. Bu bağlamda, kararın takip edilmesi ve uygulanmasına yönelik adımlar, Türk dış politikasının BM nezdindeki görünürlüğünü artırabilir.