Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, Afrika kıtasının gerçek boyutlarını doğru şekilde yansıtan “Equal Earth” adlı harita projesini destekleyen bir kararı kabul etti. Oylamada ABD, karşı oy kullanan tek ülke oldu. Washington yönetimi, söz konusu girişimi “radikal ideolojik bir proje” olarak nitelendirdi. Karar, üye ülkelere bu haritanın kullanımını teşvik etme çağrısı yapıyor ve özellikle eğitim ile resmi yayınlarda standart haritaların yerini alması hedefleniyor. Oylama, 193 üyeli BM Genel Kurulu'nda yapıldı; ABD'nin yanı sıra hiçbir ülke karşıt oy kullanmadı. Karar bağlayıcı olmasa da siyasi ve sembolik ağırlığı bulunuyor.
Equal Earth Haritası Nedir, Neden Tartışılıyor?
Equal Earth, 2018 yılında Amerikalı haritacı Tom Patterson ve meslektaşları tarafından geliştirilen bir dünya haritası projeksiyonudur. Geleneksel Mercator projeksiyonunun aksine, kıtaların alanlarını olduğundan farklı göstermez; özellikle Afrika, Güney Amerika ve Güneydoğu Asya gibi bölgeleri olduğundan çok daha küçük gösteren yaygın harita algısını düzeltmeyi amaçlar. Mercator projeksiyonu, 16. yüzyılda denizcilik için geliştirilmiş olup, Avrupa merkezli bir bakış açısıyla kutuplara yakın bölgeleri abartılı büyük gösterir. Örneğin, Grönland haritalarda Afrika kadar büyük görünür; oysa gerçekte Afrika'nın alanı Grönland'ın 14 katıdır. Equal Earth ise bu çarpıklığı gidererek her kıtayı gerçek oranında sunar. BM kararı, bu haritanın özellikle okul atlaslarında, resmi belgelerde ve uluslararası kuruluşların yayınlarında kullanılmasını teşvik ediyor.
ABD yönetimi ise karara sert tepki gösterdi. Bir BM yetkilisine göre ABD temsilcisi, oylama öncesinde yaptığı açıklamada, “Bu harita, bilimsel bir düzeltmeden ziyade radikal bir ideolojik projedir. ABD olarak bu tür dayatmaları kabul etmiyoruz” ifadelerini kullandı. Washington'un itirazı, özellikle iklim değişikliği ve sömürgecilik sonrası adalet tartışmalarında sıkça gündeme gelen “Batı karşıtı” söylemlerle ilişkilendiriliyor. ABD, son yıllarda BM platformlarında İsrail karşıtı kararlara ve küresel ısınma düzenlemelerine karşı sık sık yalnız kalıyor. Bu oylama da ABD'nin uluslararası alandaki izolasyonunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Karar, Afrika ülkeleri ve gelişmekte olan birçok ülke tarafından memnuniyetle karşılandı. Afrika Birliği, haritanın sömürge döneminden kalma algıları düzelteceğini ve kıtanın hak ettiği temsili sağlayacağını belirtti. Güney Afrika, Nijerya ve Kenya gibi ülkelerin temsilcileri, oylamanın ardından yaptıkları açıklamalarda, “Afrika'nın küçük gösterilmesi, yüzyıllardır süren bir önyargının parçasıydı. Bu karar, eğitimden medyaya kadar birçok alanda farkındalık yaratacak” dedi. Karar metni, üye ülkelere “Equal Earth haritasının kullanımını teşvik etme” çağrısı yaparken, aynı zamanda haritanın bilimsel doğruluğuna vurgu yapıyor. Uzmanlar, bu tür bir harita değişikliğinin uzun vadede coğrafya eğitimini ve küresel algıları dönüştürebileceğini, ancak ABD'nin tutumunun bu süreci yavaşlatabileceğini belirtiyor.
Uluslararası ilişkiler analizcileri, ABD'nin bu karara karşı çıkmasını, yönetiminin son dönemdeki “Amerika Birinci” politikasının bir uzantısı olarak yorumluyor. Özellikle BM gibi çok taraflı platformlarda ABD'nin sık sık yalnız kalması, küresel liderlik iddiasına gölge düşürüyor. Öte yandan, harita projesi, sömürgecilik sonrası dönemde coğrafi temsillerin nasıl yeniden şekillendiğine dair önemli bir örnek teşkil ediyor. Kararın bağlayıcılığı olmasa da, Birleşmiş Milletler üyesi ülkelerin ulusal müfredatlarında ve resmi yayınlarında değişiklik yapma yönünde bir irade ortaya koyması bekleniyor. Önümüzdeki aylarda, haritanın BM ajansları tarafından hangi ölçüde benimseneceği ve ABD'nin olası karşı hamleleri merakla izlenecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, BM kararına resmi bir açıklama yapmadı; ancak ülke, son yıllarda Afrika açılımı politikasıyla kıtada etkinliğini artırıyor. Equal Earth haritasının teşvik edilmesi, Türkiye'nin Afrika'daki yumuşak gücünü ve coğrafi doğruluk vurgusunu destekleyebilir. Ayrıca, ABD'nin yalnız kalması, Türkiye'nin çok taraflı platformlarda Batı ile dengeli ilişkiler yürütme stratejisine uygun bir zemin sunuyor. Harita değişikliği, Türk eğitim sisteminde de tartışılabilir; zira mevcut atlaslarda Afrika'nın küçük gösterilmesi, kıtaya yönelik algıyı etkiliyor. Türkiye'nin BM'deki oylamada çekimser kalması veya sessizliği, diplomatik manevra alanını koruma amacı taşıyor.