Kosta Rika Devlet Başkanı Laura Fernandez, ABD kara kuvvetlerinin ülkesinde konuşlandırılmasının ulusal güvenliği güçlendirebileceğini belirtti. Fernandez'in açıklaması, Orta Amerika'da artan uyuşturucu kaçakçılığı ve organize suçla mücadele kapsamında ABD ile yapılacak olası bir güvenlik işbirliğinin sinyali olarak yorumlandı. Kosta Rika, ordusu olmayan ender ülkelerden biri olarak biliniyor; ancak son yıllarda artan suç oranları ve stratejik konumu nedeniyle Washington ile savunma alanında temaslarını yoğunlaştırmış durumda.
Gelişmenin Arka Planı
Kosta Rika, 1948'den bu yana ordusunu dağıtmış ve anayasal olarak silahlı kuvvetler bulundurmayan bir ülke. Buna karşın, ülke toprakları uyuşturucu kartelleri için kuzey-güney geçiş güzergâhı olarak kullanılıyor. ABD, son yıllarda Orta Amerika'da uyuşturucuyla mücadele kapsamında kara ve deniz operasyonlarını artırdı. Kosta Rika yönetimi, ABD ile yapılacak bir anlaşmanın yalnızca eğitim ve istihbarat paylaşımını değil, aynı zamanda doğrudan kara operasyonlarını da içerebileceğini ima ediyor.
Fernandez'in açıklamaları, ABD'nin bölgedeki askeri varlığını genişletme çabalarının bir parçası olarak görülüyor. ABD Güney Komutanlığı (SOUTHCOM), Orta Amerika ve Karayipler'de uyuşturucu trafiğini hedef alan operasyonlar yürütüyor. Kosta Rika'nın stratejik konumu, Pasifik ve Atlantik kıyılarındaki limanları, yasa dışı sevkiyatlar için kritik önemde. Bu nedenle ABD, Kosta Rika ile savunma işbirliğini derinleştirmek istiyor.
Öte yandan, Kosta Rika kamuoyunda ABD askeri varlığına yönelik çekinceler de bulunuyor. Ülkenin barışçıl kimliği ve askerden arındırılmış statüsü, geniş halk kesimlerinde korunması gereken bir değer olarak görülüyor. Fernandez hükümeti, olası bir anlaşmanın "egemenliğe saygılı" ve "geçici" olacağını vurgulayarak bu hassasiyeti dengelemeye çalışıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'nin Latin Amerika'daki askeri angajmanı, özellikle Çin'in bölgede artan ekonomik ve stratejik nüfuzu bağlamında değerlendiriliyor. Çin, son yıllarda Kosta Rika dahil birçok Orta Amerika ülkesinde altyapı yatırımları ve ticaret anlaşmalarıyla etkisini artırdı. Washington, bu gelişmeyi kendi "arka bahçesi"nde bir meydan okuma olarak görüyor ve askeri işbirlikleriyle dengeleri korumaya çalışıyor.
Kosta Rika'nın olası hamlesi, bölgedeki diğer ülkeler için de emsal teşkil edebilir. Panama, Guatemala ve Honduras gibi ülkelerde de benzer güvenlik işbirlikleri tartışılıyor. ABD'nin Güney Komutanlığı, 2024 yılında bölgede gerçekleştirdiği tatbikatlarla askeri varlığını pekiştirdi. Uzmanlar, Kosta Rika ile varılacak bir anlaşmanın Çin'in bölgedeki liman ve altyapı yatırımlarına karşı bir denge unsuru olarak okunabileceğini belirtiyor.
Uluslararası hukuk açısından, yabancı asker konuşlandırması ilgili ülkenin egemenlik hakları çerçevesinde değerlendiriliyor. Ancak bu tür anlaşmalar, genellikle askeri personelin dokunulmazlığı ve operasyonel serbestisi gibi konularda tartışmalara yol açıyor. Kosta Rika'da muhalefet, anlaşmanın şeffaf bir şekilde müzakere edilmesi ve Meclis onayından geçmesi gerektiğini savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kosta Rika'nın ABD ile askeri işbirliği arayışı, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de küresel güç dengeleri açısından dolaylı etkiler taşıyor. ABD'nin Latin Amerika'daki askeri varlığını artırması, Çin'in bölgedeki kuşak-yol projelerine karşı bir hamle olarak görülüyor. Türkiye, benzer şekilde Afrika ve Orta Asya'da açılımlar yaparak çok kutuplu bir dünyada etkinlik sağlamaya çalışıyor. ABD-Çin rekabetinin Latin Amerika'ya sıçraması, Türkiye'nin de küresel Güney'de denge politikası izlemesini zorunlu kılıyor. Ayrıca, bölgedeki istikrarsızlık ve uyuşturucu ticareti, küresel güvenliği tehdit ederek Türkiye gibi uzak aktörleri de dolaylı olarak etkileyebilir.