Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) temsilcisi, Avrupa Birliği'ni gelecek bütçesinde insani yardım ve geniş kalkınma fonlarını kesmemesi konusunda uyardı. Uyarı, AB'nin 2028-2034 dönemi için önerilen bütçe taslağında insani yardım kaleminin ciddi şekilde azaltılmasının tartışıldığı bir dönemde geldi. UNHCR temsilcisi, yapılacak kesintilerin dünya genelinde milyonlarca mülteci ve yerinden edilmiş insanı doğrudan etkileyeceğini belirtti.
Arka Plan: AB Bütçesinde Yardım Tartışması
Avrupa Birliği, 2021-2027 çok yıllı mali çerçevesinin (MFF) ardından yeni dönem için bütçe müzakerelerine başladı. Komisyon, üye ülkelerin artan savunma harcamaları ve iç güvenlik öncelikleri doğrultusunda dış yardım kalemlerinde tasarruf arayışına girdi. Özellikle insani yardım bütçesinin gelecek dönemde reel olarak azaltılması öneriliyor. UNHCR temsilcisi, bu tür kesintilerin AB'nin küresel insani liderlik rolünü zayıflatacağını ve zaten yetersiz olan fonların daha da kısıtlanması anlamına geleceğini vurguladı.
AB, dünyanın en büyük insani yardım sağlayıcılarından biri konumunda. Son yıllarda Suriye, Ukrayna, Gazze ve Afrika'nın çeşitli bölgelerindeki krizler için önemli miktarda fon ayırdı. Ancak üye ülkelerin bütçe disiplini çağrıları ve iç siyasi baskılar, dış yardımın gözden çıkarılabilir bir kalem olarak görülmesine yol açıyor. UNHCR, bu yaklaşımın hem insani ilkelerle hem de AB'nin uzun vadeli istikrar çıkarlarıyla çeliştiğini savunuyor.
Küresel ve Bölgesel Boyut
İnsani yardım fonlarındaki kesintiler, yalnızca AB'nin doğrudan müdahale ettiği bölgeleri değil, aynı zamanda BM kuruluşlarının operasyonel kapasitesini de etkiliyor. UNHCR, dünya genelinde 100'den fazla ülkede mültecilere ve yerinden edilmiş kişilere destek sağlıyor. AB fonları, bu operasyonların önemli bir bölümünü finanse ediyor. Kesintiye gidilmesi durumunda, başta barınma, gıda, sağlık ve eğitim hizmetleri olmak üzere temel yardımlarda aksama yaşanabileceği belirtiliyor.
Uzmanlar, AB'nin insani yardım bütçesindeki olası bir azalmanın diğer donör ülkeler üzerinde de baskı oluşturacağını ve küresel yardım mimarisinde bir boşluk yaratacağını ifade ediyor. Özellikle düşük gelirli ülkelerdeki mülteci kamplarında yaşayan milyonlarca insan için bu durum hayati risk taşıyor. Ayrıca, yardım fonlarının azalması, göç hareketlerini kontrol altına alma çabalarını da olumsuz etkileyebilir; zira insani koşulların kötüleşmesi, düzensiz göçü artıran faktörler arasında yer alıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, dünyada en fazla mülteciye ev sahipliği yapan ülke olarak AB'nin insani yardım bütçesindeki olası kesintilerden doğrudan etkilenebilir. AB'nin Türkiye'deki mültecilere yönelik sağladığı fonlar, özellikle 2016 anlaşması kapsamında kritik önemdeydi. Yeni bütçede yapılacak kesintiler, Türkiye'nin üstlendiği göç yükünün artmasına ve AB ile göç yönetimi işbirliğinin zayıflamasına yol açabilir. Ayrıca, AB'nin küresel insani yardım kapasitesinin azalması, Türkiye'nin insani diplomasi alanındaki etkinliğini artırma fırsatı yaratabileceği gibi, bölgesel istikrarsızlığı da derinleştirebilir.