Eski İngiltere Başbakanı Tony Blair, İngiltere'nin önümüzdeki on yıl içinde Avrupa Birliği'ne (AB) yeniden katılma yönünde çalışması gerektiğini açıkladı. Bu çağrı, anketlerin yeniden katılım taahhüdünün İşçi Partisi'nin seçim şansını artırabileceğini göstermesiyle birlikte, Andy Burnham üzerindeki Brexit politikasını gözden geçirme baskısını artırıyor.
Blair'in çağrısının arka planı
Tony Blair, 1997-2007 yılları arasında başbakanlık yapmış ve İngiltere'nin AB üyeliğini destekleyen önemli bir figür olarak biliniyor. Brexit sonrası dönemde de Avrupa yanlısı tutumunu sürdüren Blair, son açıklamasında İngiltere'nin AB'den ayrılmasının ekonomik ve siyasi maliyetlerine dikkat çekti. Blair, "İngiltere'nin çıkarları doğrultusunda, önümüzdeki 10 yıl içinde yeniden katılım için çalışmalıyız" ifadelerini kullandı. Bu sözler, ülkedeki Brexit karşıtı hareketi yeniden alevlendirdi.
2016'daki referandumda %52'lik bir oyla AB'den ayrılma kararı alınmıştı. Ancak son yıllarda yapılan anketler, kamuoyunun yeniden katılıma sıcak bakmaya başladığını gösteriyor. Özellikle genç seçmenler arasında AB üyeliğine destek yüksek. Blair'in açıklamaları, bu değişen kamuoyu eğilimini yansıtıyor.
Öte yandan, İşçi Partisi lideri Keir Starmer, Brexit'in geri döndürülmesi konusunda temkinli bir dil kullanıyor. Parti içinde ise farklı sesler yükseliyor. Manchester Belediye Başkanı Andy Burnham, daha önce Brexit'in yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ima etmişti. Şimdi ise Blair'in çağrısıyla birlikte Burnham üzerindeki baskı artmış durumda. Burnham, İşçi Partisi'nin olası bir seçim zaferinde önemli bir rol oynayabilir.
İngiltere-AB ilişkilerinde yeni dönem
İngiltere, 2020'de resmen AB'den ayrıldıktan sonra ticaret anlaşmaları ve Kuzey İrlanda protokolü gibi konularda zorluklar yaşadı. Ekonomik büyüme yavaşladı, yatırımlar azaldı ve iş gücü sıkıntısı baş gösterdi. Blair, bu olumsuzlukların ancak yeniden katılımla çözülebileceğini savunuyor. Ancak AB tarafı da yeni üyelik sürecinin zorlu olacağını belirtiyor; zira İngiltere'nin özel statüler ve opt-outlar konusunda geçmişte olduğu gibi esneklik talepleri olabilir.
Avrupa Birliği yetkilileri, İngiltere'nin yeniden katılması durumunda müktesebatı tamamen kabul etmesi gerektiğini vurguluyor. Bu da euroya geçiş, Schengen bölgesine dahil olma gibi hassas konuları gündeme getirebilir. İngiltere kamuoyunun bu şartlara ne kadar hazır olduğu belirsiz.
Blair'in açıklamaları, sadece İngiltere iç siyasetini değil, aynı zamanda AB'nin genişleme politikalarını da etkileyebilir. AB, halihazırda Batı Balkanlar ve Ukrayna gibi ülkelerle üyelik müzakereleri yürütüyor. İngiltere gibi büyük bir ekonominin geri dönmesi, AB'nin küresel ağırlığını artırabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'nin AB'ye yeniden katılma olasılığı, Türkiye'nin AB üyelik süreci açısından dolaylı ama önemli sonuçlar doğurabilir. İngiltere'nin dönüşü, AB içinde serbest ticaret yanlısı ve genişlemeci bir blokun güçlenmesine yol açabilir; bu da Türkiye'nin üyelik müzakerelerine olumlu yansıyabilir. Ancak AB'nin önceliğini İngiltere'ye vermesi, Türkiye'nin sürecini daha da yavaşlatabilir. Ayrıca, İngiltere ile Türkiye arasındaki ikili ticaret ve savunma işbirliği, İngiltere'nin AB'ye dönüşüyle yeni bir boyut kazanabilir. Türkiye, bu gelişmeyi yakından izlemeli ve stratejik dengeleri gözetmelidir.