BlackRock'un sistematik çoklu strateji fonunun portföy yöneticisi Jeffrey Rosenberg, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faizleri sabit tutma kararının ardından yaptığı değerlendirmede, tahvil getiri eğrisindeki yassılaşmanın abartılmaması gerektiğini söyledi. Bloomberg Televizyonu'nda katıldığı programda konuşan Rosenberg, piyasaların Fed'in bir sonraki adımına odaklandığı bir dönemde, getiri eğrisinin şeklinin tek başına resesyon sinyali olarak yorumlanmasının yanıltıcı olabileceğini belirtti.
Getiri Eğrisi ve Fed'in Duruşu
Fed, geçtiğimiz hafta gerçekleştirdiği toplantıda politika faizini yüzde 5,25-5,50 aralığında sabit tutarken, yetkililer yıl sonuna kadar yalnızca bir faiz indirimi öngördü. Bu karar, piyasalarda uzun vadeli tahvil getirilerinin kısa vadeli tahvillerin altına düştüğü, tarihsel olarak resesyon öncesinde görülen bir durum olan getiri eğrisi yassılaşmasını daha da belirginleştirdi. Rosenberg, bu gelişmeye rağmen getiri eğrisinin tahmin gücünün sınırlı olduğuna işaret etti. “Eğri yassılaştığında herkes hemen resesyon çanları çalıyor, ancak bu sefer ekonomik aktivite oldukça dirençli. Tüketici harcamaları ve iş gücü piyasası güçlü kalmaya devam ediyor,” dedi.
Uzman isim, Fed'in faiz indirimlerine başlamak için daha fazla veri beklediğini ve enflasyonun hedefe doğru ilerlediğine dair ikna oluncaya kadar bekle-gör politikası izleyeceğini vurguladı. Piyasalar ise yıl sonuna kadar iki faiz indirimi fiyatlarken, Fed'in daha temkinli yaklaşımı nedeniyle bu beklentilerin fazla iyimser olabileceğini sözlerine ekledi.
Küresel Tahvil Piyasalarına Yansımalar
ABD tahvil piyasasındaki bu gelişmeler, küresel ölçekte de yankı buluyor. Gelişmiş ülke merkez bankalarının faiz patikasına ilişkin belirsizlikler, gelişmekte olan ülke para birimleri ve tahvilleri üzerinde baskı oluşturuyor. Rosenberg, getiri eğrisindeki yassılaşmanın özellikle bankalar için karlılık sorunu yarattığını, çünkü bankaların geleneksel olarak kısa vadeli borçlanıp uzun vadeli borç verme modeliyle çalıştığını hatırlattı. Ancak yine de sistemik bir riskten bahsetmek için erken olduğunu, bankaların sermaye yapılarının 2008 öncesine göre çok daha güçlü olduğunu sözlerine ekledi.
Analistler, Fed'in faiz indirimlerine başlaması durumunda getiri eğrisinin yeniden dikleşebileceğini ancak bunun zamanlamasının henüz net olmadığını belirtiyor. Yılın ikinci yarısında açıklanacak enflasyon ve istihdam verileri, Fed'in atacağı adımlar konusunda belirleyici olacak.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Fed'in faiz politikasındaki yön belirsizliği, gelişmekte olan piyasalar gibi Türkiye'yi de yakından ilgilendiriyor. ABD'de faizlerin uzun süre yüksek kalması, Türkiye gibi ülkelerin dış finansman koşullarını zorlaştırırken, TL varlıklara olan talebi de etkiliyor. Getiri eğrisinin abartılı yorumlanması riski, küresel risk iştahındaki ani değişimlerle Türk tahvil ve döviz piyasalarında oynaklığa yol açabilir. Ancak Türkiye'nin son dönemde uyguladığı sıkı para politikası ve rezerv birikimi, olası dalgalanmalara karşı bir tampon oluşturuyor. Yine de yurt içi yerleşiklerin döviz talebi ve cari açık gibi kırılganlıklar, küresel faiz ortamındaki değişimlere karşı dikkatli olunmasını gerektiriyor.