Hindistan'ın Batı Bengal eyaletinde, Başbakan Narendra Modi liderliğindeki Bharatiya Janata Party'nin (BJP) iktidara gelmesinden bu yana sığır eti menülerden hızla kayboluyor. Eyalette sığır eti tedariki giderek zorlaşıyor ve fiyatlar yükseliyor. Bu durum, özellikle Müslüman ve Hristiyan topluluklar ile düşük gelirli kesimlerin beslenme alışkanlıklarını derinden etkiliyor. Yerel halk, marketlerde ve kasaplarda sığır eti bulmanın neredeyse imkansız hale geldiğini belirtiyor.
BJP'nin Yükselişi ve Sığır Eti Politikaları
Batı Bengal, 1977'den 2011'e kadar komünist partilerin, ardından 2021'e kadar Trinamool Kongresi'nin yönetimindeydi. 2021 eyalet seçimlerinde BJP büyük bir atılım yaparak ana muhalefet partisi konumuna geldi. Merkezi hükümetin Hindu milliyetçisi politikaları, sığır kesimini ve et ticaretini sıkı düzenlemelere tabi tuttu. 2017'de çıkarılan ve sığır kesimini yasaklayan yasa, eyaletlerde farklı uygulansa da Batı Bengal'de fiili bir baskı yarattı.
Sığır eti ticaretiyle uğraşan esnaf, denetimlerin arttığını, lisansların iptal edildiğini ve taşıma sırasında hayvanlara el konulduğunu aktarıyor. Özellikle Müslüman kasaplar hedef alınıyor. Kolkata'da faaliyet gösteren bir kasap, "Eskiden günde 100 kilo et satardık, şimdi 10 kilo bile satamıyoruz. Müşterilerimiz başka arayışlara girdi" diyor. Sığır eti yerine tavuk ve koyun etine talep artmış durumda, ancak fiyatlar yükseldiği için dar gelirli aileler zorlanıyor.
Toplumsal ve Ekonomik Etkiler
Batı Bengal'de sığır eti, özellikle Müslüman nüfusun yoğun olduğu bölgelerde temel protein kaynağıydı. Şimdi ise bu topluluklar alternatif arayışında. Bazı aileler vejetaryen beslenmeye yönelirken, bazıları gizli satış noktalarına yöneliyor. Yasadışı ticaretin arttığı ve kaçakçılığın yaygınlaştığı belirtiliyor. Hayvan hakları aktivistleri ise yasağın hayvan refahını iyileştirmediğini, aksine kaçak kesimleri artırdığını savunuyor.
Ekonomik boyutta ise sığır eti ticaretiyle geçinen binlerce aile geçim kaynağını yitirmiş durumda. Deri sanayi ve et işleme tesisleri de olumsuz etkilendi. Hükümet yetkilileri, düzenlemelerin "dini duyarlılıklar" ve "kanun düzeni" gerekçesiyle yapıldığını savunuyor. Muhalefet ise bunun bir "yemek tercihi dayatması" olduğunu ve anayasal özgürlükleri ihlal ettiğini öne sürüyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Hindistan'da sığır eti tartışması, Hindu milliyetçiliğinin yükselişiyle doğrudan bağlantılı. BJP'nin iktidarı, ülke genelinde sığır koruma yasalarını sıkılaştırdı. Bu durum, komşu ülkelerle ticari ilişkileri de etkiliyor. Banglades ve Nepal gibi ülkelerle canlı hayvan ticareti azaldı. Uluslararası insan hakları örgütleri, Müslüman azınlığa yönelik ayrımcılığın arttığını raporluyor. Öte yandan, Hindistan'ın et ihracatı da bu politikalar nedeniyle dalgalanıyor; özellikle manda eti ihracatı etkileniyor.
Küresel gıda güvenliği açısından, Hindistan gibi kalabalık bir ülkede protein kaynaklarına erişimin kısıtlanması, yetersiz beslenme sorunlarını derinleştirebilir. Dünya Sağlık Örgütü, hayvansal protein tüketiminin önemine dikkat çekiyor. Ancak Hindistan'da bu konu, dini ve siyasi kimlikle iç içe geçmiş durumda.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hindistan'daki sığır eti kısıtlamaları, doğrudan Türkiye'yi etkilememekle birlikte, küresel gıda ticareti ve İslam dünyasıyla ilişkiler bağlamında dolaylı sonuçlar doğurabilir. Türkiye, Müslüman azınlıkların hakları konusunda zaman zaman endişelerini dile getirmektedir. Ayrıca, Hindistan'ın et ihracatındaki dalgalanmalar, küresel et fiyatlarını etkileyerek Türkiye'nin ithalat maliyetlerini değiştirebilir. Türk dış politikası açısından, Hindistan'daki dini ayrımcılık iddiaları, iki ülke arasındaki diplomatik dengelerde hassas bir konu olmaya devam ediyor.