Birleşmiş Milletler (BM) Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO), bu yıl etkili olması beklenen El Nino iklim olayının 'güçlü' seviyeye ulaşacağı uyarısında bulundu. WMO'nun son raporuna göre, 2023 yılının ikinci yarısında başlayan El Nino'nun, 2024 yılının ilk aylarında da devam ederek küresel sıcaklıkları rekor seviyelere çıkarması bekleniyor. Bilim insanları, bu doğal iklim döngüsünün insan kaynaklı iklim değişikliğiyle birleşmesinin, dünya genelinde aşırı hava olaylarını tetikleyebileceğini vurguluyor.
El Nino Nedir ve Etkileri Nelerdir?
El Nino, Pasifik Okyanusu'ndaki deniz suyu sıcaklıklarının ortalamanın üzerine çıkmasıyla karakterize edilen bir iklim olayıdır. Normalde doğu Pasifik'te soğuk su kütleleri hâkimken, El Nino döneminde bu durum tersine döner. Bu değişiklik, küresel hava dolaşımını etkileyerek dünyanın farklı bölgelerinde kuraklık, sel, kasırga gibi aşırı hava olaylarına yol açar. WMO'nun verilerine göre, son 50 yılda El Nino olaylarının sıklığı ve şiddeti artış göstermiştir. Özellikle 2015-2016 yıllarında yaşanan süper El Nino, küresel sıcaklıklarda rekor kırılmasına neden olmuş, Avustralya, Endonezya ve Güney Amerika'da kuraklık, Doğu Afrika'da ise yoğun yağışlara bağlı seller meydana gelmişti.
WMO Genel Sekreteri Prof. Petteri Taalas, yaptığı açıklamada, "El Nino'nun etkileri, önümüzdeki aylarda daha belirgin hale gelecek. Bu, dünya genelinde sıcaklıkların artmasına ve mevcut iklim değişikliği etkilerinin şiddetlenmesine yol açacak" dedi. Raporda, 2023-2024 döneminde El Nino'nun yüzde 90 ihtimalle devam edeceği ve yüzde 55 ihtimalle güçlü bir seviyeye ulaşacağı belirtiliyor. Bu durum, özellikle tarım, su kaynakları ve enerji sektörleri için ciddi riskler oluşturuyor.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
El Nino'nun küresel etkileri bölgeden bölgeye farklılık gösteriyor. Güney Amerika'da Peru ve Ekvador kıyılarında aşırı yağış ve sel riski artarken, Avustralya ve Endonezya'da kuraklık endişesi baş gösteriyor. Afrika'nın doğusunda ise özellikle Somali, Kenya ve Etiyopya'da yoğun yağışlar bekleniyor. Asya'da Hindistan ve Pakistan gibi ülkeler, muson yağmurlarında dengesizlikler yaşayabilir. Öte yandan, El Nino'nun Atlantik kasırga sezonunu baskılayıcı etkisi olduğu bilinse de, uzmanlar bu yıl yine de dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.
Küresel sıcaklıkların artması, iklim değişikliğiyle mücadele çabalarını da zorlaştırıyor. WMO, El Nino'nun da etkisiyle 2024 yılında küresel ortalama sıcaklığın sanayi öncesi seviyelere göre 1,5 dereceyi aşabileceği uyarısında bulunuyor. Bu, Paris İklim Anlaşması'nın belirlediği kritik eşik anlamına geliyor. Bilim insanları, tüm bu gelişmelerin iklim değişikliğine karşı daha hızlı ve kapsamlı önlemler alınması gerektiğinin bir göstergesi olduğunu söylüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
El Nino'nun güçlü bir şekilde yaşanması, Türkiye'yi de etkileme potansiyeline sahip. Türkiye Akdeniz iklim kuşağında yer aldığından, El Nino kaynaklı küresel sıcaklık artışları ve atmosferik dolaşımdaki değişiklikler, özellikle yaz aylarında aşırı sıcak hava dalgalarına ve kuraklık riskine yol açabilir. Bu durum, tarımsal üretim ve su kaynakları üzerinde baskı oluştururken, enerji talebini de artırabilir. Ayrıca, Türkiye'nin bulunduğu coğrafyada yağış rejiminin değişmesi, seller veya kuraklık gibi afetlerin sıklığını ve şiddetini artırabilir. Dolayısıyla, Türkiye'nin iklim değişikliğine uyum stratejilerini güçlendirmesi ve su yönetimi ile tarım politikalarını yeniden gözden geçirmesi elzem hale gelmektedir.