Birleşik Krallık'ta koyunları etkileyen mavi dil hastalığı (bluetongue) vakalarında 'endişe verici' bir artış yaşanıyor. Son haftalarda etkili olan sıcak hava dalgası, hastalığı taşıyan Culicoides türü tatarcıkların (midge) çoğalması için ideal koşullar oluşturdu. Yetkililer, risk altındaki hayvan sürülerine sahip çiftçilere acilen aşılama yapmaları çağrısında bulundu. Hastalık, özellikle Doğu İngiltere'nin Suffolk ve Norfolk bölgelerinde yoğunlaşırken, enfekte koyunlarda yüksek ateş, ağız ve burun çevresinde yaralar, topallık ve süt veriminde düşüş gibi belirtiler gözlemleniyor. Uzmanlar, hastalığın yayılmasının önüne geçilmezse hem hayvan refahı hem de koyun eti ve sütü tedarik zinciri açısından ciddi sonuçlar doğabileceği uyarısında bulunuyor.
Gelişmenin arka planı: Sıcak hava ve tatarcık popülasyonu
Mavi dil hastalığı, viral bir enfeksiyon olup, doğrudan hayvandan hayvana bulaşmaz; yalnızca enfekte tatarcıkların ısırmasıyla yayılır. Son dönemde Birleşik Krallık'ı etkisi altına alan sıcak hava dalgası, bu tatarcıkların üreme döngüsünü hızlandırdı ve popülasyonlarını artırdı. İngiltere Çevre, Gıda ve Köy İşleri Bakanlığı (Defra), özellikle doğu kıyısındaki illerde vaka sayılarında belirgin bir artış kaydedildiğini doğruladı. Bakanlık, hastalığın daha önce Kuzey Avrupa'da görülen serotiplerden farklı olarak BTV-3 serotipinin yayıldığını ve bu serotipin koyunlarda daha ağır seyrettiğini açıkladı.
İngiliz Ulusal Çiftçiler Birliği (NFU) sözcüsü, 'Bu yılki vaka sayısı, geçen yıla kıyasla üç katına çıktı. Çiftçilerimiz endişeli; çünkü hastalık sürülerde hızla yayılıyor ve ölüm oranları özellikle genç koyunlarda yüksek' dedi. Birlik, hükümetin aşı tedarikini hızlandırması ve çiftçilere maddi destek sağlaması için çağrıda bulundu. Aşı üreticileri ise kapasitelerini artırdıklarını, ancak talebin beklenenden fazla olduğunu belirtiyor.
Hastalık, koyunların yanı sıra sığır, keçi ve geyik gibi geviş getiren hayvanları da etkileyebiliyor. Sığırlarda genellikle daha hafif seyretmekle birlikte, virüsün yayılmasında rezervuar görevi görebiliyor. Bu nedenle veteriner hekimler, sığır yetiştiricilerine de dikkatli olmaları ve sürülerinde herhangi bir belirti olup olmadığını izlemeleri tavsiyesinde bulunuyor.
Bölgesel veya küresel boyut: Avrupa genelinde yayılma riski
Mavi dil hastalığı, iklim değişikliğinin etkisiyle Avrupa'da giderek daha geniş bir coğrafyaya yayılıyor. Daha önce Akdeniz ülkeleriyle sınırlı olan hastalık, son yıllarda Fransa, Almanya, Belçika ve Hollanda'da da görülmeye başlandı. Uzmanlar, ortalama sıcaklıkların artmasıyla birlikte tatarcıkların yaşam alanlarının kuzeye doğru genişlediğini ve bu durumun hastalığın yayılmasını hızlandırdığını belirtiyor. Avrupa Birliği'nin hayvan sağlığı kurumu, üye ülkelere aşılama kampanyalarını güçlendirmeleri ve hastalık sürveyansını artırmaları yönünde uyarı yaptı.
Hastalığın yayılması, uluslararası hayvan ticaretini de etkiliyor. Birleşik Krallık'ın hastalıktan ari bölgelerinden yapılan koyun ve sığır ihracatı, ithalatçı ülkelerin kısıtlamaları nedeniyle askıya alınabiliyor. Bu durum, özellikle İngiliz çiftçilerinin gelir kaybına yol açarken, küresel gıda tedarik zincirinde de aksamalara neden olabilir. Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü (WOAH), tüm ülkeleri hastalığın yayılmasını önlemek için ulusal sınır kontrollerini güçlendirmeye ve aşılama programlarını desteklemeye çağırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Mavi dil hastalığı, Türkiye'nin de yakından tanıdığı bir hayvan hastalığı. Özellikle Ege, Akdeniz ve İç Anadolu bölgelerinde zaman zaman salgınlar görülüyor. İklim değişikliğinin etkisiyle tatarcık popülasyonlarının artması, Türkiye'de de hastalığın görülme sıklığını artırabilir. Türkiye'nin hayvancılık sektörü, özellikle koyun yetiştiriciliğinde önemli bir potansiyele sahip; bu nedenle hastalıkla mücadelede etkin aşılama ve sürveyans programları büyük önem taşıyor. Ayrıca Türkiye, Avrupa Birliği'ne hayvan ihracatı yapabilme potansiyeli olan bir ülke olarak, Birleşik Krallık'taki bu salgının kontrol altına alınmasını yakından izlemeli; kendi biyogüvenlik önlemlerini güncellemeli ve uluslararası ticaretin devamlılığı için gerekli sağlık sertifikasyon sistemlerini güçlendirmelidir.